Sıradan bir gün… Yaptığın her şey aynı… Ne eksik, ne fazla… Uyandığın andan o ana kadar bütün sahneler daha önce de yaşanmış hem de kaç kere… Ve o kadar da
Sıradan bir gün… Yaptığın her şey aynı… Ne eksik, ne fazla… Uyandığın andan o ana kadar bütün sahneler daha önce de yaşanmış hem de kaç kere… Ve o kadar da
Bir çoğumuzun bildiğini zannettiği fakat aslında içeriğinde neleri anlattığını bilmediğimiz bir konu. Vergi kanunlarımızda kaçınma yasal bir süreç iken “ahlaki ve etik olup olmadığı halen tartışılmakta olup” kaçırma ise adından
Günümüz dünyasında sonsuz ihtiyaçlar karşısında neye nasıl tepki vereceğimiz, hangi durumlarda ne yapmamız gerektiği konusunda tereddütler yaşamamız, yaşamın hızlı temposuna ayak uydurmaya çalışırken istek ve arzularımızdan vazgeçip hiç olmak istemediğimiz
Ben bir dönem belki hala hep olumsuz bakmışımdır. “Neden?” diye bana sorulduğunda ise cevabım; “Olumlu olabilecek şey zaten benim için olumludur yani öncesinde bir şey yapmama gerek yok. Ama olumsuzu
“İnsanın hayatta yaptığı en kolay şey bir başkasını suçlamaktır.” İrfan SAYAR İş kazaları yaşandıktan sonra üzücü sonuçların yaşanmasından sonra suçu hemen başkasına atmaya çalışırız. İşveren iş güvenliği uzmanını, iş güvenliği
İnternetin, cep telefonun olmadığı bundan 30 yıl kadar önce öğretmenlerimizin bize verdiği şimdilerde performans ödevleri diye geçen dönem ödevlerimizi yapmak için bulunduğumuz ilin en büyük kütüphanesinin kapısını çokça çalmışlığımız vardı.
Deniz ne güzel kelimedir… Zikredilince kiminin aklına yaz, kiminin aklına umut, kiminin aklına ufuk noktası, kiminin aklına gökyüzü gelir.. Benim de öyleydi aslında birkaç ay öncesine kadar. Sonra bir gün
“Mavi kelebeklerin hikayesini bilir misiniz? Mavi kelebekleri her yerde göremezsiniz. Oldukça nadir görülürler. Sabah uyandığınızda, “Bugün mavi kelebekleri görmeye gidiyorum,” diyemezsiniz. Siz onları değil, onlar sizi bulur.” Bugün blog yazımıza
İnsan için hayal kurmak dünyanın en kolay işlerinden birisidir. Sırt üstü uzanıp yıldızlara bakarken insan fütursuzca hayal kurar. Bazen para bazen kariyer bazen de bir aşk hayal eder. GERÇEK ise
Bir göz yanılması, bir serap, bir anlık parlamaydı öylece kalakalmanın sebebi. Kimdi? Nerede dokunmuştu yüreğine? Çok tanıdık ama bir o kadar yabancıydı. Oysa göremedin bile yüzünü, bir bulanık karartıydı geçen
Nedir bunun hikayesi de durup durup bakmak istersin… Sıcak simitin kokusu mu huzur vericidir, yoksa soğuk kaldırımda onu satmaya çalışan ve nefesiyle kendini ısıtmaya çalışan eller mi? Kim bilir belki
Günler bazen uyanmana izin vermeyen bir karabasan gibi kalbinin, zihninin, bedeninin üstüne çökebiliyor. Zihninin içinde yer yer içi endişe gazlarıyla doldurulmuş balonlar dolaşıyor sanki böyle zamanlarda.. Bu balonlardan arta kalan bir
Mahallenin orta yerinde, bir yoldaydı o ayakkabı… Sahibi kimdi acaba? Ölmüş müydü yoksa? Yoksa… Ruhunu mu almıştılar elinden? İntihara mı kalkışmıştı? Neydi bu ayakkabının hikayesi? Niçin bu denli yorgun duruyordu?
Çocukluğumun o masum yılları nasıl geçti hala anlamış değilim. Şu an bunu düşünmeme neden olan şeyi de bilmiyorum. Belki o günlere duyduğum özlem, masumca kurulan arkadaşlıklar mı yoksa o zamanların
Şimdi durup zamanı izliyorum. Dalları yeni çiçek açmış bir erik ağacının gölgesinde bekliyor hayallerim… Hani çok sıcak bir ilkbahar gününde, hazırlıksız yakalandığın yağmura hissettiğin minnetle karışık kızgınlık ya da birden
Anlatsam seni saatlerce, bıkmadan usanmadan… Yeniden aşık olarak, yeniden yaşayarak seni doya doya… İlk gördüğüm andan başlasam hem de , “sil baştan” başladığımız günden belki de… Sanki unutmuş da yeni hatırlamış
Beklerken çok yavaş, korkarken hızlı, kederliyken uzun, sevinçliyken çok kısa geçen zamana neler sığdırıyoruz, o dakikalar içinde hayatlarımız nasıl değişiyor kabaca özetledik. İyi okumalar. Sınavlar İsimleri değişse de ne kadar
Ne çok sözcük var dilime dolanıp beni olması gerekenden çok uzağa savuran… Ve yine ne çok virgülü var hayatımın, nefes nefese okuyup bir türlü tamamlamaya fırsat bulamadığım, noktalayamadığım cümlelerimin… İsyana çarpıp
Her kadın hayatın rengidir, her kadın vefakardır, her kadın biraz çocuk ama en çok da annedir… Ve aslında her kadın başarılıdır. İşte tarihe adını yazdıran kadınlarımızın “ilk”leri… İlk kadın başbakan
Yerli yabancı birçok kişinin telefondaki ilk sözcüğü ALO…! Ortak bir dil gibi kullanırız ama gerçekte ne anlama geldiğini bilmeden kullanırız bu anlamını bilmediğimiz kelimeyi. Peki ALO ne demek? Telefon mucidi