Vardığım yol ile gittiğim yol aynı mı? Ya gözlerim… Nerede bakıyor, neyi görmüyor? Kulağıma gelen ses kimin? Tınısı hiç bitmesin istediğim? Kalbimin hangi köşesi o kabul tutmayan?İkna ettiğim kim? Hangisi
Vardığım yol ile gittiğim yol aynı mı? Ya gözlerim… Nerede bakıyor, neyi görmüyor? Kulağıma gelen ses kimin? Tınısı hiç bitmesin istediğim? Kalbimin hangi köşesi o kabul tutmayan?İkna ettiğim kim? Hangisi
Ne tuhaf… Bazı insanlar hayatımızda var gibi, hiç olmadıklarının farkında değiller. Bazıları da hiç yok ama hâlâ aynı yerdeymişiz sanıyorlar. Bazılarıysa hiç olmamış olmanın kıyısında… Hiçbirimiz gerçek değiliz belki de…
Şu günlerde halk yeni bir kahraman yaratıyor. O da yazının içinde gizli Millet olarak süslü laflara bayılırız. Doğruyu asla duymak istemez işimize geleni duymak isteriz. Bu halk tarihte çok kandı
Bu soruyu soran birine ilk söyleyeceğim şey şu olurdu: Eğer gerçekten olmuş olsaydı, bugün bunu internette arıyor olmazdın. Biraz sert bir giriş gibi gelebilir ama çoğu zaman gerçek de tam
Bazı kitaplar okunup biter, bazıları ise okurunun zihninde uzun süre yaşamaya devam eder. Paul Lynch’in 2023 Booker Ödülü’nü kazanan romanı Peygamberin Şarkısı (Prophet Song), benim için ikinci gruba giren eserlerden biri oldu.
Kalite hakkında konuşurken çoğu zaman iki uç görüş ortaya çıkar. Bir taraf pahalı olan her şeyin kaliteli olduğunu düşünür, diğer taraf ise markaya ve fiyata para vermenin gereksiz olduğunu savunur.
Geçen gün birinin gözlerine baktım ve ürperdim. Yabancıydı. Adını bile bilmiyordum. Ama o an tam o an içimde bir şey “ah, sen de mi buradasın” dedi. Ses çıkarmadan. Kelime olmadan.
Bir Kedi sahiplenmeden önce bunun hayatımda bu kadar büyük bir yer kaplayacağını hiç düşünmemiştim. Açıkçası, evimde bana eşlik edecek sevimli bir dost olacağını biliyordum ama onun günlük yaşamımın vazgeçilmez bir parçası haline
Yıllar sonra yeniden adım attığım sokaklar, bana zamanın aslında hiç geçmediğini hissettirdi. Çocukluğumun geçtiği o mahallede yürürken, her köşe başında geçmişten bir parça karşıma çıktı. Eskiden fark etmeden geçtiğim duvarlar,
Her şey aşk ile ilgili gelmiş yıllarca bana. Her şey aşk ve bir adam ile ilgili. Belki yaşımın genç olması ya da babasız olmak ya da annemin erkeksiz olması beni
Gökyüzünde Nehirler Var bence Elif Şafak’ın en etkileyici kitaplarından biri olmuş. Kitabı okurken klasik bir roman okuyormuş gibi hissetmedim; sanki birbirine görünmez bağlarla bağlı hayatların, zamanların ve duyguların içinde dolaşıyormuşum gibi
Romantik lunapark oyuncağı;Ben önde prensim arkada romantik bir anda…Elimi uzatıyorum, elimi tutuyor.Gitmeyeyim diye… atım hızlanıp kaçmasın diye…Sanki hızlanmak ya da kaçmak mümkünmüş gibi.At, direk ile sabitlenmiş yere ve tavana!Atlıkarınca, romantik
Bu kitabı okuduktan sonra fark ettiğim ilk şey, hayatımda değiştirmek istediğim birçok şeyin aslında düşündüğüm kadar büyük olmadığıydı. Daha önce hep motivasyon arayan, “yarından itibaren başlayacağım” diyen biri olarak, değişimin
1947 yılında, Bregenz’de dünyaya geldi.Savaşın hemen sonrasıydı. Avrupa hâlâ yorgundu, şehirler hâlâ suskundu. Ama onun hikâyesi, o günle başlamadı aslında. Çok daha önce, göç yollarında, kaybedilmiş yurtların hatırasında başlamıştı. Kırım
Hayat bazen hiç beklemediğimiz anlarda yavaşlar. Kalabalığın ortasında, bir iş gününün tam ortasında ya da akşam sessizliğinde… Bir an gelir, zihnimiz bulunduğumuz yerden kopar ve bizi yıllar öncesine, çocukluğumuza götürür.
Her şey yolundaydı. En azından ben öyle sanıyordum. İşimde ilerliyordum, arkadaş ortamım keyifliydi, rutinlerim oturmuştu. Sabahları isteksiz uyanmıyordum, akşamları “bugün de boşa geçti” hissi yoktu. Hayat, kendi akışında dengeli bir
Bazen insanın zihni geçmişte takılı kalır. Bir söz, bir karar, bir an… Keşke farklı davransaydım dediğimiz birçok an vardır. İnsan doğası gereği yaşadığı olayları tekrar tekrar düşünür, alternatif senaryolar kurar.
Tesadüfler bile bir araya getirmeyecek yollarımızı. Hiç karşılaşmayacağız belki de aynı caddede yürüsek de. Şehirler girecek aramıza, uzun taş kaldırımlı sokaklar… Bir sabah sen başka bir semtin fırınından ekmek alacaksın,
36 yıldan fazla olmuş. Temmuz ayıydı. “15 tatilde” ve yaz tatilinde köye giderdik biz. Ramazan da yaza denk gelmişti. “Ben de tutacağım oruç. Beni de kaldırın gece. Ben de sahur
Başlıktan ve görselden anlaşılacağı üzere 17 yıl önce düştüğüm kuyuya tekrar düştüm ben ve şimdilerde oldukça beğeni alan bir kitap uyarlamasına kaptırdım. Aldım klavyeyi önüme ve bana ne hissettirdiğini yazdım.