Gelin sizi birçoğunuzun hiç gitmediği bir yere götüreyim. Belki de gitmeyi hiç istemeyeceği bir yere yer altı maden ocağına götüreyim. Aslında orada çok kısa bir süre vakit geçirmiş olmama rağmen
Gelin sizi birçoğunuzun hiç gitmediği bir yere götüreyim. Belki de gitmeyi hiç istemeyeceği bir yere yer altı maden ocağına götüreyim. Aslında orada çok kısa bir süre vakit geçirmiş olmama rağmen
Gençtim. Ama deli çağımda değildim. Babamın sahip olmamda büyük katkısı olduğu ‘ferrarimi’ bir günde satıp gitmeye karar vermeden önceye kadar uçuk değildim. Öyle ani bir karardı işte benimkisi ne karakterime uyan ne
Geçirdiğim 25 yıl kadar önce, şimdi böyle bir karakterim ve hayatım olacağını söyleselerdi, o an ne yapmam ve ne hissetmem gerektiğinin bile bilincinde olmayan, herkesin kara badık diye sevdiği bir
Ne kadar fazla şeye sahip olduğumuzun farkında mıyız acaba? Ya da bu kadar şeyin gereksizce evimizi, odamızı, ruhumuzu daralttığının farkında mıyız? Bu yüzyıllarda yetinemeyenlerden olduk, doyamayanlardan… Evlere daha büyüklerine; dublexine
Ne zormuş bir işi ilk defa yapmak… Daha doğrusu yapamamak…Günlerdir iki kelimeyi yan yana getirip karalayamadım bir şeyler. Oysa ki iddialı olmasam da çok severim yazmayı. Belki de sadece kendimin
Merhaba değerli arkadaşlar Nereden çıktı bu etik şimdi? Tabi etik konusuna değinmeden önce, sevmek ve korkmak üzerine bir şeyler söylemek isterim. Aslında her şeyin temelinin eğitimde saklandığına vurgu yapmaya çalışacağım.
Bilindiği üzere insanoğlu egosantrik bir yaratıktır bundan ötürü de her insan kendini över, genelde de söylediği övgülerin başında çalışkanım, zorluklarla baş etmeyi bilirim, zoru severim gibi şeyler söyler. Bununla birlikte başka
Sabah sabah yaz sıcak ramazan derken telefonuma gelen bir uyarı beni uyandırdı. Yazı yazmalıydım nitekim benim için çok değerli bir dostum benden blogu için yazı istemişti. Bir süre ne ile