Bu aralar herkes enerjisinden söz ediyor. Ben de düşündüm; belki de enerji dediğimiz şey, sadece biziz. Son zamanlarda herkesin dilinde enerji var. “Enerjim düştü”, “enerjimi temizledim”, “enerji çalışması aldım” gibi
Bu aralar herkes enerjisinden söz ediyor. Ben de düşündüm; belki de enerji dediğimiz şey, sadece biziz. Son zamanlarda herkesin dilinde enerji var. “Enerjim düştü”, “enerjimi temizledim”, “enerji çalışması aldım” gibi
Bazen dostluklar büyük bir kavgayla değil, küçük bir sessizlikle biter. Bazı insanlar hayatına o kadar erken girer ki, ne zaman dost olduğunuzu bile hatırlamazsınız. Hep oradadır. Bir şekilde hep yanınızdadır.
İnsanlık, binlerce yıldır “Ben kimim, neden buradayım, nasıl yaşamalıyım?” sorularına cevap arıyor. Coğrafyalar değişse de bu arayışın temelinde aynı özlem var: hakikate ulaşmak ve yaşamın anlamını kavramak. Felsefi inanışlar farklı
Benim de hayatımda böyle dönemler oldu; dışarıdan bakıldığında her şey yolundaydı ama içimde hiçbir şey kıpırdamıyordu. Mutlu olmam için gerekenlere sahiptim, fakat o tatmin hissi bir türlü gelmiyordu. İşte bu
Bazen kendimi aynı düşüncenin içinde sıkışıp kalmış gibi buluyorum. Defalarca düşündüğüm, dönüp dolaşıp yine aynı noktaya vardığım anlar var. Hani bir şarkıyı tekrar tekrar dinlersin ya—başta keyifli, sonra baş ağrısı…
Bir gün, kendi kendime “neden hep kolay olanı seçiyorum?” diye sordum. Kolay olanı seçtiğim her sefer, kısa vadede rahatlatsam da uzun vadede hep yordu, pişman etti, sıradanlaştırdı. Oysa zor görünen
Dolunay geceleri hep bana farklı hissettirmiştir. Çocukken pencereye çıkıp gökyüzüne baktığımda, o koca yuvarlak ayın ışığı altında uykuya dalmakta zorlanırdım. Sonra büyüdüm, sosyal medyada bir şey dikkatimi çekmeye başladı: “Koç
Uçağa ilk binişimi dün gibi hatırlıyorum. İçimde tarifsiz bir heyecan vardı ama heyecanın içinde derin bir kaygı da gizlenmişti. Kapalı bir tüpün içinde, gökyüzünün binlerce metre üzerinde olma düşüncesi aklıma
Atlara olan hayranlığım her zaman içimde tarifsiz bir mutluluk uyandırdı. Onları uzaktan görmek bile yüzümde tebessüm bırakıyordu. Fakat bir gün yakından yaklaşmak istediğimde, içimdeki heyecanla birlikte korku da beni sardı.
Sabahın ilk ışıkları odama süzüldüğünde gözlerimi aralamayı hep çok sevdim. O an, dünyanın uykudan uyanışına tanıklık etmek gibi geliyor bana. Sessizlik henüz bozulmamış olur; sokaklar kendi nefesini tutar, kuşlar hafifçe
Gece gözlerimi kapattığımda sanki bu hayattan kopuyorum. Bedenim burada kalıyor ama ruhum başka bir yere gidiyor gibi… Belki de gerçekten öyle. İçimden hep şu soru geçiyor: acaba biz iki farklı
Manifestlemek… Son aylarda sık sık duyduğumuz, özellikle sosyal medyada neredeyse her köşe başında karşımıza çıkan bir kelime. “Ben bunu manifest ettim, oldu.”, “Hayalini yaz, evrene gönder, kesin gerçekleşir.” gibi cümleleri
Fotoğrafçılık benim için bir hobi değil sadece, bir nefes aralığı. Hayatın hızla aktığı anlarda deklanşöre basmak, zamanın bir parçasını sonsuzluğa sabitlemek gibi. Özellikle sokak fotoğrafçılığı… Bir şehrin kalp atışını, yüzlerin
Büyülü bir zaman mümkün bence.Hayat ile savaşarak değil de. Severek mümkün. Belki yeni bir manolya çiçek açmıştır. Belki Akdeniz’i ve Ege’yi begonvil ele geçirmiştir. Gölleri yunuslar basmış, dağları kuşlar ev
Uzunca bir süredir dilinizi elinize alıp beni eleştirmediğinizi fark edip yargılamanın, kendince senaryolar üretmenin hazzını yaşatmak için oturdum klavye başına. Yaşanılan ekonomik sıkıntılar cebimizde para denilen kağıt parçasını bırakmamakla kalmadı,
Aylardan Nisan. Ne garip şimdiye kadar hiçbir zaman dilimini söküp atmak istememiştim hayatımdan. Bir haftayı, o haftanın saatini, dakikasını, saniyesini ve hatta salisesini. Acı acı çalan telefondan; kulağımı tırmalayan içimi
Herkes Mobbingden bahsediyor.. Bu nedir? Mobbing, arada sırada biriyle dalga geçmekten, biriyle tartışmaktan veya birisiyle alay etmekten çok daha fazlasıdır. Birisi, uzun bir süre boyunca başka bir kişiyi defalarca aşağılayıcı
Ölüm hak, miras helal derler kültürümüzde. Katıldığım cenazelerde genelde 2. 3. günün sonunda konuşulurdu yakınları tarafından nasıl pay edileceği. Sanki kurbanda danaya girmişler amk 🙂 Düşünür hep gülümserdim o sahnelere.
Evde uzanıyorum. Mevsim Yaz. Çukurova sıcağında şort tişort. Soğuk biramı yudumlayarak serinlemeye çalışıyorum. Bir kaç gün evvel kızdığım aracımı satmışım. Bir yerlere de gidemiyorum. Olur olmadık zamanda nazlanacağı tutar yolda
Kaşların doğuştan mı çatık? Bakışların donuk, ifadesiz ve sert? Neden? Çalışma arkadaşlarımızla mesafeli bir şekilde oturmuş çayımı yudumlarken geldi bu soru hiç beklemediğim birinden. Soruyu ortamın havasıyla geçiştirdik; ama geriye