Zor bir çocukluk geçirenler daha güçlü oluyor iddiası tartışmaya açık bir konu ama benim fikrimi soracak olursanız doğruluk payı var gibi. Zor bir çocukluk geçirdiğimden biliyorum ayrıntılara girmeye gerek yok.Kötüydü
Zor bir çocukluk geçirenler daha güçlü oluyor iddiası tartışmaya açık bir konu ama benim fikrimi soracak olursanız doğruluk payı var gibi. Zor bir çocukluk geçirdiğimden biliyorum ayrıntılara girmeye gerek yok.Kötüydü
Her sabah kapıdan çıkarken bütün çocuklarına sarılıyordu. Gidiyordu… Geri döneceğini bilmeyerek… Otobüs durağına doğru yürürken gözleri uykuda, aklı üşengeçlikte kalmıştı. O gün ki kumanyası iki domates bir salatalık ve bir
Kulaktan dolma, nesilden nesile geçen bazı deyimler vardır. Ananemin hep kulladığı bazen güldüğüm bazen anlam veremediğim ama aklımın bir tarafında hep duran, anlamsız gibi görünen deyimler. Zaman geçtikçe hayatla örtüştüğünü
Üniversitede dersin başlamasını bekleyip çayımı yudumlarken yan masaya üç öğrenci oturdu. Sesli ve heyecanlı konuşmalarına kulak misafiri oldum. Konuşma esnasında gençlerden birinin sosyal bilimlere çok ihtiyaç olmamasından çok fazla bir
Issız sokakta koşar adım yürüyordu kadın, gölgesinden bile korkarak. Gecenin ayazı vururken yüzüne soğuktan çatlayan dudaklarını gözyaşları ıslatıyordu. Gözleri sokağın sonundaki ışığa odaklanmış hedefine ulaşmaya çalışıyordu. Attığı her adımda ışık
Ve ben koskoca bir yalnızlığın içinden geldim bugünlere.Kalabalıkların içindeki yalnızlıktan.Yıkılmaz sandığım tüm kaleleri yıkarak. Gitmez dediklerim terketti birer birer.Dost dediklerim maskelerini düşürdü.Açtıkları her yarada daha da kuvvetlendim, daha çok bağlandım
12 milyar yıl önce o gizemli kıvılcımla bingo bang oldu… Evren oluştu… Sonra güneşle kavga ettik, pılımızı pırtımızı toplayıp ayrıldık… Yeterince uzaklaştık gazlı tozlu pıl’dan pırt’tan ve dünyayı yaptık 4
Yaz geldi geliyor derken bitti bile. Hatta yılın ilk karı düştü bile ülkeye. Peki siz hazır mısınız kışa? Güneşin son zamanlarını iyi değerlendirdiniz mi? Aşağıda 10 maddede kış için yapılacaklar listesi
Her günün birbirine benzediği bir gündü…Elinde olan kahvesini yudumlarken, kendini pencereden dışarıyı izlerken buldu…Bardaktan boşalırcasına, belki de içini tüm samimiyetiyle dökercesine yağıyordu yağmur…Onu izledi…Onu, uzun uzun izledi…Lacivert yüzlü bir gökyüzü,
Hüzün mevsimidir sonbahar. Gidişleri ve kaybedişleriyle. Gönül ağacından düşen yaprakları tutamazsın, bir daha yeşermez aynı yerden kurur kalır bir yanın. Mevsimler gelir geçer, ben hep sonbaharda asılı kalırım. Oysa ben
Gözlerimi açıyorum, hafif buğulu yavaş yavaş netleşiyor görüntü… Kocaman bir amfi tiyatro burası. Etraf ıssız, soğuk. Kimseler yok. Ayağa kalkıyorum, izleyiciler yavaşça yerini alıyor. Zihnim aydınlanıyor hafiften. Oyun zamanı gelmiş olmalı.
Bir çocuğun sessiz çığlıklarıyla ürperdi yüreğim bu sabah. İnsanoğlu bu kadar çıkar mı insanlıktan; herkesi insanlığından utandırarak? Bu kadar katılaşmış olabilir mi yüreklerimiz? Hangi vicdana sığar yapılan işkenceler? Peki ya
Duyuyor musun …İyi dinle …Çok şey anlatıyor aslında bu ses …Bakmayı bilene çok şey sunuyor …Dinlemeyi bilene çok şey anlatıyor …Bir uğultu …Duydun mu ?Hayır !!!! Hayır !!!Duymuş da olamazsın ..Görmüş de
Modern yaşamı bırakıp dağın başına yerleşen bir çiftin hikayesini okumuştum. Her şeyden vazgeçip hiç bilmedikleri bir yere yerleşip bu ıssız coğrafyada ilkel bir yaşam sürüyorlardı. Toprağı ekip biçerek, hayvan besleyerek
Sıradan bir gün… Yaptığın her şey aynı… Ne eksik, ne fazla… Uyandığın andan o ana kadar bütün sahneler daha önce de yaşanmış hem de kaç kere… Ve o kadar da
Bir çoğumuzun bildiğini zannettiği fakat aslında içeriğinde neleri anlattığını bilmediğimiz bir konu. Vergi kanunlarımızda kaçınma yasal bir süreç iken “ahlaki ve etik olup olmadığı halen tartışılmakta olup” kaçırma ise adından
Günümüz dünyasında sonsuz ihtiyaçlar karşısında neye nasıl tepki vereceğimiz, hangi durumlarda ne yapmamız gerektiği konusunda tereddütler yaşamamız, yaşamın hızlı temposuna ayak uydurmaya çalışırken istek ve arzularımızdan vazgeçip hiç olmak istemediğimiz
Ben bir dönem belki hala hep olumsuz bakmışımdır. “Neden?” diye bana sorulduğunda ise cevabım; “Olumlu olabilecek şey zaten benim için olumludur yani öncesinde bir şey yapmama gerek yok. Ama olumsuzu
“İnsanın hayatta yaptığı en kolay şey bir başkasını suçlamaktır.” İrfan SAYAR İş kazaları yaşandıktan sonra üzücü sonuçların yaşanmasından sonra suçu hemen başkasına atmaya çalışırız. İşveren iş güvenliği uzmanını, iş güvenliği
İnternetin, cep telefonun olmadığı bundan 30 yıl kadar önce öğretmenlerimizin bize verdiği şimdilerde performans ödevleri diye geçen dönem ödevlerimizi yapmak için bulunduğumuz ilin en büyük kütüphanesinin kapısını çokça çalmışlığımız vardı.