içinde

Mutluluk?

Mutluluk, elimizle tutamadığımız, gözlerimizle göremediğimiz ama hissedebildiğimiz insanın içini ısıtan bir duygudur diye tanımlayabiliriz bence. Mutluluk, kimilerinin parada, kimilerinin aşkta, kimilerinin ise makam – mevkide olduğunu zannettiği ulaşılmaz sanılan duygu… Birçok insan yukarıdaki listeyi uzatacaktır belki de.

Bir kısmı lüks araba sahibi olmak, diğer bir kısmı ise istediği son model telefonu alabilmek, bazıları da bir çocuk sahibi olabilmektir mutlu olmak, diyecektir. Kimileri çok parasının olduğunda daha çok mutlu olabileceğini söyler veya öyle hisseder. Memleketinin dışında yaşayan veya okuyan, kısacası ailesinden uzaklardan olan birisi içinse de ailesinin yanında olabilmektir mutluluk.

Peki şu açıdan düşündük mü hiçbirimiz? Nefes alabiliyor olmak, şükür edebilmek, bir çocuk veya bir yaşlı insanı sevindirmek, bir ihtiyaç sahibine yardım etmek, belki küçük bir tebessüm… Bunlar bizleri, aksine başka insanları da mutlu etmek değil midir sizce? Neden sadece kendimiz için mutlu olalım ki? Yani mutluluğu kişisel bir çıkar olarak düşünmeyin derim.

İnsana asıl mutluluk veren şey, “ birilerine faydalı olmak ve dua almak “ olması gerekirken, neden gelip geçici dünya nimetlerinden bekliyoruz bu duyguyu. Hepimiz yaşamışızdır küçük bir çocuğun tebessümüne sebep olduğumuzda veya bir büyüğümüzün isteğini yerine getirdiğimizde içimizde oluşan o hafiflik ve tatlı bir lezzet, bir rahatlama…

Sonuç olarak işte budur mutluluk. “Hep bana” demek yerine, kardeşini tercih etmektir kendi nefsine ki ayet ve hadislerde de bu tavsiye edilmiyor mu bizlere?

Yazar Razosson

Bir yanıt yazın

Siz ve Biz

İstanbul’u Dinliyorum Gözlerim Açık