Bavulum Kalsın Ben Gidiyorum

0
bavulum ve fotograf makinam

Ne çok sözcük var dilime dolanıp beni olması gerekenden çok uzağa savuran… Ve yine ne çok virgülü var hayatımın, nefes nefese okuyup bir türlü tamamlamaya fırsat bulamadığım, noktalayamadığım cümlelerimin… İsyana çarpıp yavaşlayan hayallerim duruyor işte şurda; aklımın yamacından aşağıya doğru freni boşalmış gibi inen bir aracın bagajında…

tren ve bavul

Zoraki tıkıştırılmış da sanki istemeye istemeye tatile götürülen bir bavul gibiyim. Biraz eski ama en umulmadık zamanda ihtiyaç duyulan, kenarları söküldüğü için yenisi alınacak diye bir kenara atılıp yine de her seferinde ihtiyaçtan iş görür diye son dakika hazırlanan bir bavul… Öyle birden bire değerleniyorum ki ben bile şaşıyorum bulunduğum yere. Aradığını bulan olur da bende, ben neyi arıyorum karar veremedim henüz. Seçer miydim mesela bir tren garında unutulmuş olmayı? Ya da yükseklik korkusundan değil de hissizlik korkusundan midesi bulanan, uçaklarda yıpranan bir bavul olmak mıydı benim için doğru tercih; yoksa şehir şehir, ülke ülke gezen mi?

Yok yok bavul gibi olmak değil derdim… Hem ne anlarım ki ben anıları saklamaktan, üzerinde gittiğin yerin nemini, soğuğunu, çamurunu taşımaktan. Olsa olsa bir fotoğraf makinesiyim ben. En mutlu anları ölümsüzleştirip, sonra hafızamın en dibinde, en kuytu yerlerinde saklamak istediğim ne çok “an”ım var benim.

gidiyorum

Yoruldum ben, göz açıp kapayıncaya dek geçtiğini sandığımız zamanın içine etime batan, can yakan acıları sığdırmaya çalışmaktan. Kalbime saplanmış duruyorsun şimdi kıymık misali… Dokunsam daha derine gidecek; bıraksam hep can yakmaya devam edeceksin. Sana bu cümleler… Hep sana. Kim bilir kaçıncı kezdir kanatıyorsun sıktıkça ben dişlerimi… Direnip vurdukça yumruğumu hayata, sen en olmadık yerinde çelme takıyorsun bana.

Dur orda, bavulda, unutulmuş eski bir toka, ya da silinmeye kıyılamayan ama hiç bir anlamı olmayan bir manzara fotoğrafı gibi.. Şimdi tüm fotoğraflarımı toplayıp eski bavulumla çıkıyorum yola. Hangi durak olursa olsun yollarımda, ben kendimden geçtim de, tüm varışlarım hep sana…