Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî… Kısaca Mevlana… Mevlevi yolunun öncü, düşünce adamı, şair. Tüm dinlerin özünün aynı olduğunu, Tanrı’yı içimizde aramamızı, en güzel aşkın Allah aşkı olduğunu söyleyen, batıda ‘Rumi‘ olarak tanınan
Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî… Kısaca Mevlana… Mevlevi yolunun öncü, düşünce adamı, şair. Tüm dinlerin özünün aynı olduğunu, Tanrı’yı içimizde aramamızı, en güzel aşkın Allah aşkı olduğunu söyleyen, batıda ‘Rumi‘ olarak tanınan
Dünya üzerinde yaşayan en gelişmiş canlıdır değil mi insan? Teknolojik olarak gelişme gösterebilmiş, iletişim konusunda en az gelişmiş ülkelerde bile sıkıntıları ortadan kaldırmış, 500 metrekare alana gökdelenler dikip binlerce insanın
Cancağızım hikayeler yeniden yazılsın. Gökyüzün ümidin rengini giyinsin. Sevmek fiili kırk manaya bölünsün. Kırk kabileden kırk gün gece düğün çalınsın. Yeni baharın doğduğun topraklara çiçek açsın. Ruhuna yediverenler misk saçsın.
İlkokul öğrencilerinin gözünde o kadar yücedir ki öğretmen, o her şeyi bilir. Onlara bilmiyorum diyemezsin. Bu büyük bir hayal kırıklığıdır onlar için. Öyle ya adı üstünde öğretmen, o her şeyi
Yerin dibini bulduğum bilmem kaçıncı gün, saymadım. Oturdum ve ölmeyi bekledim, oturdum ve birinin o tetiğe basmasını bekledim. Annem, kırk yaşındaydı, isyan bayrağını çekti. Kadehlerin son yudumundan topladım her gece.
Taşınmaz Hissesi Alırken, Türk Medeni Kanunu’na göre, paylı mülkiyet (müşterek mülkiyet) halinde bulunan taşınmazlarda, paydaşlardan birinin hissesini 3. Kişiye satması durumunda, geri kalan hissedarlardan her hangi biri, satışın kendisine tebliğinden
Yazıya dökülmemiş hikayeler vardır… Bu hikayeleri okumak için, başımızı kaldırıp etrafımıza bakınmamız yeterlidir oysa ki… Gördüğümüzü anlamak için benzeri hikayelerin kahramanı olmak, biraz üzücü olsa da, kaderin bir cilvesi diyelim
“Ben hiç bir yağmurda babamla ıslanmadım.Gerçi dışarı çıkarken babam şemsiyeni yanına al demedi hiç.Akşamları eve geldiğinde sevindiğim tek büyüğüm annemdi.”Eve girdiğimde seni koltuğunda otururken bulmadım hiç,ya da gecenin bir körü
Günler geçer, mevsimler değişir ve zaman bir sonbahar ayazında kalmış gibi takvim yapraklarından sararıp solgunca dökülüverir. Ömür mü günü tamamlar, gün mü ömrü bilinmez… Dolunca vakit, koparılıp atılır bir kenara
İş Kazalarında Çalışanın Payı ve İş Kazalarının Psikolojik Boyutu İş kazaları, dünyada ve ülkemizde çalışma hayatının en önemli sorunlarından birisi olarak karşımıza çıkmaktadır. Çalışanların yaşadığı iş kazaları ve bunun devamında
Sizi de kesseler biçseler baltalayıp yakmak için odunluğa koysalar… zaman zaman açılan kapıdan uzanan güneşten nasiplenerek… yinede yeşermek ve yaşamak için neden bulursunuz… işte bu yaşamın, umudun ve iradenin kendisidir…
Genel bakış açısı ile baktığımızda ülkemizde işçi – işveren ilişkisi arasında neler oluyor bir göz atmak istedim. Varsayımsal ve gözlemsel açıdan… Günümüz sosyo ekonomik yapısını incelediğimizde işletmeler yapısı itibari ile
Çocukluk Denen Şey İyi Geçemez Çünkü; Çok suçladım insanları; ‘büyükleri’ yani, bir zamanlar çocuk olduklarını unutanları. Belki bu bende Küçük Prens‘in etkisidir. Bu ‘büyük’ insanlar, belki bu yüzden anlamıyorlar güven
Acıların anlatılmaz tarifi içerisinde en büyüğü olan ölüm acısını bundan bir yıl önce bugün tattım. Her zamanki gibi eşimin hazırladığı “ailemizde olmazsa olmazımız olan” kahvaltıyı yapmak ve işe koyulmak için
Çukurova Üniversitesi bir Botanik Bahçeye sahip. Evet yanlış duymadınız 200 dönümlük alanda büyük ve önemli bir proje bu. TEMA Vakfı Onursal Başkanı Ali Nihat Gökyiğit’in desteğiyle geçtiğimiz mayıs ayı içerisinde açılışı yapıldı. Botanik
2005-2006 Yılları arasında İskenderun Demir çelik fabrikasında çalışırken bir gün konteynırımın önüne bir grup çalışan geldi. Kapıyı açtım ne oldu arkadaşlar hayırdır inşallah dedim. En önde duran çalışan; “Korkmayın Gökçe
ZıııııııııııııııııııııırrrrrrrrrrrrYine saatim çalıyor.Çok zor yataktan kalkmak, sanki yatakla aramda gizli bir bağ var bir türlü bırakmıyor beni. Her gün aynı şeyi söylüyorum Keşke Hafta Sonu Olsa… Her gün uyanırken haftasonu uzun
Son 4 ayınız kaldı! Doktorunuz size böyle bir mesajla gelseydi ne hissederdiniz? şöyle mi derdiniz: -Doktor bey acaba raporlar mı karıştı? veya; – Her şeyi yapabilecek miyim bundan sonra doktor bey? ya da;
Başlığı görünce hepiniz çok şaşırdınız değil mi? Var mı böyle biri diye düşündünüz. Aklınıza gelenler eş, anne, baba, çocuk veya arakadaştır. Hiç biri değil bunların. Bu kişiler herhangi bir mal
Ülkemizin doğusunda, Rusya ve Çin 1996 yılında, dünyanın tek kutuplu olmaması gerekiyor diyerek Şangay Beşlisini kurmuştur. Başta kuruluş amacı sınır güvenlikleri olan bu beş büyük ülke, Özbekistanı’ da aralarına alıp üye