Ölümün soğukluğuna üşürüm bu mevsimde… Günler geçse de, yıllar acıyı azıcık dindirse de aynı anı yaşar gibi hissettirir yıl dönümü. İnsanın yaşamayı arzu etmediği bir tarihtir bugün, benim için. Biraz
Ölümün soğukluğuna üşürüm bu mevsimde… Günler geçse de, yıllar acıyı azıcık dindirse de aynı anı yaşar gibi hissettirir yıl dönümü. İnsanın yaşamayı arzu etmediği bir tarihtir bugün, benim için. Biraz
Üniversite sınavına çalışırken çokça karşılaştığımız ‘anlatım bozukluğu’ olan cümleleri günlük hayatta çok duyuyor ve zaman zaman da maalesef kullanıyoruz. İşte en çok kullanılan anlatım bozuklukları; karşımızdaki bizi anlıyor, onda sıkıntı yok
Günlük hayatta kullandığımız, fakat adını bilmediğimiz, ihtiyacımız olduğunda satıcıya bir türlü kendimizi ifade edemediğimiz, ama aslında bir karşılığı olan çoğu yabancı kökenli detaylara birlikte bakalım.m 1. Rulet ‘Ne var ki
Yazmaya korktuğum dar zamanlar olur. Kalemden, beynimde tutsak fikirlerden yazdığım şeylerin bir gün beni boğazlayacağı düşüncesinden sakındığım zamanlar… Ne vakit yalnızlığımı yazmak istesem, Elimden bir türlü gelmeyen o çaresizliğimi… Korkarım.
Anahtar / Bozuk para sesi Anahtar ve bozuk para sesi gıcıklıkta ölümüne yarışırlar. Bu sesleri en çok duyduğumuz yerlerden biri dolmuşlardır. Rahatsız olduğunuzu belli etmek için dönüp dönüp arkanıza baksanız da neye
Uçurtmayı vurmayın… Bırakın, bari onu rahat bırakın. Rüzgara inat, gökyüzüne inat, bizlere inat savrulsun semada. Bırakın, o bari yaşasın gönlünce ve özgürce. Biz tadamadık özgürlüğü, o tatsın. Vurmayın… * Ağlatmayın
Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî… Kısaca Mevlana… Mevlevi yolunun öncü, düşünce adamı, şair. Tüm dinlerin özünün aynı olduğunu, Tanrı’yı içimizde aramamızı, en güzel aşkın Allah aşkı olduğunu söyleyen, batıda ‘Rumi‘ olarak tanınan
Dünya üzerinde yaşayan en gelişmiş canlıdır değil mi insan? Teknolojik olarak gelişme gösterebilmiş, iletişim konusunda en az gelişmiş ülkelerde bile sıkıntıları ortadan kaldırmış, 500 metrekare alana gökdelenler dikip binlerce insanın
Cancağızım hikayeler yeniden yazılsın. Gökyüzün ümidin rengini giyinsin. Sevmek fiili kırk manaya bölünsün. Kırk kabileden kırk gün gece düğün çalınsın. Yeni baharın doğduğun topraklara çiçek açsın. Ruhuna yediverenler misk saçsın.
İlkokul öğrencilerinin gözünde o kadar yücedir ki öğretmen, o her şeyi bilir. Onlara bilmiyorum diyemezsin. Bu büyük bir hayal kırıklığıdır onlar için. Öyle ya adı üstünde öğretmen, o her şeyi
Yerin dibini bulduğum bilmem kaçıncı gün, saymadım. Oturdum ve ölmeyi bekledim, oturdum ve birinin o tetiğe basmasını bekledim. Annem, kırk yaşındaydı, isyan bayrağını çekti. Kadehlerin son yudumundan topladım her gece.
Taşınmaz Hissesi Alırken, Türk Medeni Kanunu’na göre, paylı mülkiyet (müşterek mülkiyet) halinde bulunan taşınmazlarda, paydaşlardan birinin hissesini 3. Kişiye satması durumunda, geri kalan hissedarlardan her hangi biri, satışın kendisine tebliğinden
Yazıya dökülmemiş hikayeler vardır… Bu hikayeleri okumak için, başımızı kaldırıp etrafımıza bakınmamız yeterlidir oysa ki… Gördüğümüzü anlamak için benzeri hikayelerin kahramanı olmak, biraz üzücü olsa da, kaderin bir cilvesi diyelim
“Ben hiç bir yağmurda babamla ıslanmadım.Gerçi dışarı çıkarken babam şemsiyeni yanına al demedi hiç.Akşamları eve geldiğinde sevindiğim tek büyüğüm annemdi.”Eve girdiğimde seni koltuğunda otururken bulmadım hiç,ya da gecenin bir körü
Günler geçer, mevsimler değişir ve zaman bir sonbahar ayazında kalmış gibi takvim yapraklarından sararıp solgunca dökülüverir. Ömür mü günü tamamlar, gün mü ömrü bilinmez… Dolunca vakit, koparılıp atılır bir kenara
İş Kazalarında Çalışanın Payı ve İş Kazalarının Psikolojik Boyutu İş kazaları, dünyada ve ülkemizde çalışma hayatının en önemli sorunlarından birisi olarak karşımıza çıkmaktadır. Çalışanların yaşadığı iş kazaları ve bunun devamında
Sizi de kesseler biçseler baltalayıp yakmak için odunluğa koysalar… zaman zaman açılan kapıdan uzanan güneşten nasiplenerek… yinede yeşermek ve yaşamak için neden bulursunuz… işte bu yaşamın, umudun ve iradenin kendisidir…
Genel bakış açısı ile baktığımızda ülkemizde işçi – işveren ilişkisi arasında neler oluyor bir göz atmak istedim. Varsayımsal ve gözlemsel açıdan… Günümüz sosyo ekonomik yapısını incelediğimizde işletmeler yapısı itibari ile
Çocukluk Denen Şey İyi Geçemez Çünkü; Çok suçladım insanları; ‘büyükleri’ yani, bir zamanlar çocuk olduklarını unutanları. Belki bu bende Küçük Prens‘in etkisidir. Bu ‘büyük’ insanlar, belki bu yüzden anlamıyorlar güven
Acıların anlatılmaz tarifi içerisinde en büyüğü olan ölüm acısını bundan bir yıl önce bugün tattım. Her zamanki gibi eşimin hazırladığı “ailemizde olmazsa olmazımız olan” kahvaltıyı yapmak ve işe koyulmak için