Her ne kadar motosiklet sürücüsü adayı olsam da motosiklet sürmeye yeni başlayanlar için hayati riski azaltacak bir kaç yazı aktarmak istiyorum. İki kaza tecrübemden yola çıkarak şunu belirtmek isterim. Motor dışarıdan bakıldığında
Her ne kadar motosiklet sürücüsü adayı olsam da motosiklet sürmeye yeni başlayanlar için hayati riski azaltacak bir kaç yazı aktarmak istiyorum. İki kaza tecrübemden yola çıkarak şunu belirtmek isterim. Motor dışarıdan bakıldığında
Kırık dökük bir aşkla daha tanıştım geçenlerde… Öznesi ‘ben’ değildim ya, bir film seyreder gibi, bir kitap okur gibi, bir masal dinler gibi… dinledim saatlerce… Hani öyle masallar vardır ya;
Bizim evin az ilerisindeki kahvehanede bugün bir cenaze vardı. Emeklilikten sonra sürekli orada takılmaya başlamış sevimli, pamuk amca maalesef daha fazla direnememiş yaşama, gözlerini yummuş. Takıldığı kahvedeki arkadaşları belediyenin çadırını
Yıllar sonra hatırlamak ne kadar güzel… Ne kadar güzel dönmek eskilere, yaşamak yeniden, gözünde canlandırmak anıları… Bir insanın çocukluğuna dönmesi ne kadar güzel… İlk oturdukları evi görmesi, arkadaşlarıyla buluştuğu köşe
Evet yanlış duymadınız. Macaristan krallığının en ünlü soylu ailelerinden biri olan Bathory ailesinin kızı, Kontes Elizabeth Bathory‘den bahsediyoruz. 1560-1614 yılları arasında yaşamış, 54 yıllık hayatı boyunca yaptığı işkence ve işlediği
Yukarıdaki soruyu soruyor James Hetfield, Unforgiven III isimli bugün bütün gün dilime takılan parçasında. Bugün hakkında karalamak istediğim mevzu kaybolmak üzerine: Öncelikle tanımıyla başlayalım. TDK, gayet net bir şekilde tanımlıyor:
Hiç havaalanına vaktinden çok daha erken vardığınız oldu mu telaştan, stresten yahut heyecandan? Neye ne için yetişmekti bu hiç sordunuz mu? Sonucunda ne oldu gördünüz mü? Değişik birşeyler var mıydı?
1. 17 Ağustos 1668 Yer: Anadolu Kaybettiklerimiz: 8000 Kişi Şiddeti: 8 2. 9 Ağustos 1912 Yer: Mürefte Tekirdağ Kaybettiklerimiz: 216 Kişi Şiddeti: 7.3 3. 17 Ağustos 1949 Yer: Karlıova, Bingöl
Bir adam hayatınızda nasıl var olur?, onu nasıl sever?, nasıl evet dersiniz bir ömür için? diye sorduğum birçok arkadaşım ve kuzenim var. Hiç birisi de bana elle tutulur bir yanıt
İyi ki Doğdun Dostum… Ben doğduğumda babamlar orada yaşıyorlarmış zaten. Minicik, içerisinde her şeyi olan ağaçlar arasında saklı bir cennet. Biz üçümüz de orada büyüdük. Üç can: Dostum, dostum ve
Seyircisi olsaydım bu dünyanın mısır patlağım elimde kah bir gün ağlar kah öteki gün gülerdim olanlara. Ama unutuverirdim oracıkta, nasılsa yarına başka bir hikaye çıkıverirdi. Oysa ben hepitopu bir bedendim;
Doğum ile ölüm arasında geçen zaman, acısıyla tatlısıyla… Dönüp baktığımda geçmişe “Vay be !” dediğim dilim. Uzun-kısa olması veya acı-tatlı olması tartışılır. Kelebekle, kaplumbağa misali. Rahmetli babaannem: “Ömrün nasibin kadardır oğlum.”
Saat gecenin bir yarısı ve benim aklıma durup dururken takılan bir soru… “Bir insan günde ortalama kaç kelime konuşur?” ‘Nerden geldi şimdi aklına?’ diye söylenerek ama kendime de engel olamayarak hemen araştırmacı
O benim için bu dünyaya inmiş bir melek.. Saçlarından, cennet rüzgarlarıyla dans eden güneş ışığı yayılırken yeryüzüme, neşesiyle çiçeklenirim.. Yüzünde onlarca anlam taşır meleğim, keşfetmeye bir ömür yeter mi? Alnı,
Gelin sizi birçoğunuzun hiç gitmediği bir yere götüreyim. Belki de gitmeyi hiç istemeyeceği bir yere yer altı maden ocağına götüreyim. Aslında orada çok kısa bir süre vakit geçirmiş olmama rağmen
Gençtim. Ama deli çağımda değildim. Babamın sahip olmamda büyük katkısı olduğu ‘ferrarimi’ bir günde satıp gitmeye karar vermeden önceye kadar uçuk değildim. Öyle ani bir karardı işte benimkisi ne karakterime uyan ne
Geçirdiğim 25 yıl kadar önce, şimdi böyle bir karakterim ve hayatım olacağını söyleselerdi, o an ne yapmam ve ne hissetmem gerektiğinin bile bilincinde olmayan, herkesin kara badık diye sevdiği bir
Ne kadar fazla şeye sahip olduğumuzun farkında mıyız acaba? Ya da bu kadar şeyin gereksizce evimizi, odamızı, ruhumuzu daralttığının farkında mıyız? Bu yüzyıllarda yetinemeyenlerden olduk, doyamayanlardan… Evlere daha büyüklerine; dublexine
Ne zormuş bir işi ilk defa yapmak… Daha doğrusu yapamamak…Günlerdir iki kelimeyi yan yana getirip karalayamadım bir şeyler. Oysa ki iddialı olmasam da çok severim yazmayı. Belki de sadece kendimin
Merhaba değerli arkadaşlar Nereden çıktı bu etik şimdi? Tabi etik konusuna değinmeden önce, sevmek ve korkmak üzerine bir şeyler söylemek isterim. Aslında her şeyin temelinin eğitimde saklandığına vurgu yapmaya çalışacağım.