Çukurova Üniversitesi bir Botanik Bahçeye sahip. Evet yanlış duymadınız 200 dönümlük alanda büyük ve önemli bir proje bu. TEMA Vakfı Onursal Başkanı Ali Nihat Gökyiğit’in desteğiyle geçtiğimiz mayıs ayı içerisinde açılışı yapıldı. Botanik
Çukurova Üniversitesi bir Botanik Bahçeye sahip. Evet yanlış duymadınız 200 dönümlük alanda büyük ve önemli bir proje bu. TEMA Vakfı Onursal Başkanı Ali Nihat Gökyiğit’in desteğiyle geçtiğimiz mayıs ayı içerisinde açılışı yapıldı. Botanik
2005-2006 Yılları arasında İskenderun Demir çelik fabrikasında çalışırken bir gün konteynırımın önüne bir grup çalışan geldi. Kapıyı açtım ne oldu arkadaşlar hayırdır inşallah dedim. En önde duran çalışan; “Korkmayın Gökçe
ZıııııııııııııııııııııırrrrrrrrrrrrYine saatim çalıyor.Çok zor yataktan kalkmak, sanki yatakla aramda gizli bir bağ var bir türlü bırakmıyor beni. Her gün aynı şeyi söylüyorum Keşke Hafta Sonu Olsa… Her gün uyanırken haftasonu uzun
Son 4 ayınız kaldı! Doktorunuz size böyle bir mesajla gelseydi ne hissederdiniz? şöyle mi derdiniz: -Doktor bey acaba raporlar mı karıştı? veya; – Her şeyi yapabilecek miyim bundan sonra doktor bey? ya da;
Başlığı görünce hepiniz çok şaşırdınız değil mi? Var mı böyle biri diye düşündünüz. Aklınıza gelenler eş, anne, baba, çocuk veya arakadaştır. Hiç biri değil bunların. Bu kişiler herhangi bir mal
Ülkemizin doğusunda, Rusya ve Çin 1996 yılında, dünyanın tek kutuplu olmaması gerekiyor diyerek Şangay Beşlisini kurmuştur. Başta kuruluş amacı sınır güvenlikleri olan bu beş büyük ülke, Özbekistanı’ da aralarına alıp üye
Her ne kadar motosiklet sürücüsü adayı olsam da motosiklet sürmeye yeni başlayanlar için hayati riski azaltacak bir kaç yazı aktarmak istiyorum. İki kaza tecrübemden yola çıkarak şunu belirtmek isterim. Motor dışarıdan bakıldığında
Kırık dökük bir aşkla daha tanıştım geçenlerde… Öznesi ‘ben’ değildim ya, bir film seyreder gibi, bir kitap okur gibi, bir masal dinler gibi… dinledim saatlerce… Hani öyle masallar vardır ya;
Bizim evin az ilerisindeki kahvehanede bugün bir cenaze vardı. Emeklilikten sonra sürekli orada takılmaya başlamış sevimli, pamuk amca maalesef daha fazla direnememiş yaşama, gözlerini yummuş. Takıldığı kahvedeki arkadaşları belediyenin çadırını
Yıllar sonra hatırlamak ne kadar güzel… Ne kadar güzel dönmek eskilere, yaşamak yeniden, gözünde canlandırmak anıları… Bir insanın çocukluğuna dönmesi ne kadar güzel… İlk oturdukları evi görmesi, arkadaşlarıyla buluştuğu köşe
Evet yanlış duymadınız. Macaristan krallığının en ünlü soylu ailelerinden biri olan Bathory ailesinin kızı, Kontes Elizabeth Bathory‘den bahsediyoruz. 1560-1614 yılları arasında yaşamış, 54 yıllık hayatı boyunca yaptığı işkence ve işlediği
Yukarıdaki soruyu soruyor James Hetfield, Unforgiven III isimli bugün bütün gün dilime takılan parçasında. Bugün hakkında karalamak istediğim mevzu kaybolmak üzerine: Öncelikle tanımıyla başlayalım. TDK, gayet net bir şekilde tanımlıyor:
Hiç havaalanına vaktinden çok daha erken vardığınız oldu mu telaştan, stresten yahut heyecandan? Neye ne için yetişmekti bu hiç sordunuz mu? Sonucunda ne oldu gördünüz mü? Değişik birşeyler var mıydı?
1. 17 Ağustos 1668 Yer: Anadolu Kaybettiklerimiz: 8000 Kişi Şiddeti: 8 2. 9 Ağustos 1912 Yer: Mürefte Tekirdağ Kaybettiklerimiz: 216 Kişi Şiddeti: 7.3 3. 17 Ağustos 1949 Yer: Karlıova, Bingöl
Bir adam hayatınızda nasıl var olur?, onu nasıl sever?, nasıl evet dersiniz bir ömür için? diye sorduğum birçok arkadaşım ve kuzenim var. Hiç birisi de bana elle tutulur bir yanıt
İyi ki Doğdun Dostum… Ben doğduğumda babamlar orada yaşıyorlarmış zaten. Minicik, içerisinde her şeyi olan ağaçlar arasında saklı bir cennet. Biz üçümüz de orada büyüdük. Üç can: Dostum, dostum ve
Seyircisi olsaydım bu dünyanın mısır patlağım elimde kah bir gün ağlar kah öteki gün gülerdim olanlara. Ama unutuverirdim oracıkta, nasılsa yarına başka bir hikaye çıkıverirdi. Oysa ben hepitopu bir bedendim;
Doğum ile ölüm arasında geçen zaman, acısıyla tatlısıyla… Dönüp baktığımda geçmişe “Vay be !” dediğim dilim. Uzun-kısa olması veya acı-tatlı olması tartışılır. Kelebekle, kaplumbağa misali. Rahmetli babaannem: “Ömrün nasibin kadardır oğlum.”
Saat gecenin bir yarısı ve benim aklıma durup dururken takılan bir soru… “Bir insan günde ortalama kaç kelime konuşur?” ‘Nerden geldi şimdi aklına?’ diye söylenerek ama kendime de engel olamayarak hemen araştırmacı
O benim için bu dünyaya inmiş bir melek.. Saçlarından, cennet rüzgarlarıyla dans eden güneş ışığı yayılırken yeryüzüme, neşesiyle çiçeklenirim.. Yüzünde onlarca anlam taşır meleğim, keşfetmeye bir ömür yeter mi? Alnı,