içinde

Yengeç Sepeti

On bacaklılar ailesi içinde yer alan ve “Brachyura infra” takımını oluşturan, kabuklu türdeki canlılara yengeç denmesi tesadüf müdür?

Karın bölgesi toraks diye tabir edilen yerin altında olan yengeçlerin kuyrukları hep mesajlarla doludur. Tıpkı arıların ve karıncaların antenleri gibi kainatı yaratan bu olağanüstü varlıklara da bir görevle dünyada yaşam şansı verilmiştir.

Dünyadaki bütün okyanuslarda bulunabilen yengeçlerin, buna ek olarak çok fazla çeşitte olan ve tatlı sularda ya da karada yaşayabilen türleri vardır.

Sadece birkaç milimetre olan bezelye yengeci gibi; bir bacağının boyu 4 metre olan Japon örümcek yengecinin olması belki de yengeci diğer hayvanlardan daha ayrıcalıklı kıyan halleridir.

Yan yan yürüyen yengeçler bacaklarını sadece bu yöne doğru bükebildikleri için bu şekilde hareket ederler.

Yengeçlerin bize benzeyen bir başka halleri de beslenme şekilleridir. Hem otçul, hem de etçil beslenirler. Genel olarak, su yosunları ile beslenirler.

Av yeteneklerine ve türlerine göre yumuşakçalar, solucanlar, diğer kabuklular, mantarlar, bakteriler ve tortular gibi pek çok şey de yengeçlerin besin kaynağıdır.

Karışık beslenme (bitkisel ve hayvansal), yengeçlerin gelişimi ve metabolizması adına gerekli olan bir durumdur.

Ve gelelim yengeç nasıl oldu da burçlar yıldızlar dünyasına karışıverdi.
Yıldızlar dünyasında yengecin adı Latince’de yengecin karşılığı olan Cancer’dan gelir.

Yengeç, devasa su yılanı Hydra’nın Herkül ile savaşı sırasında, Herkül’ü hiç sevmeyen Hera tarafından Herkül’ü yok etmesi için gönderilmiştir.
Ama Yengeç’in yapabildiği tek şey, Herkül’ün ayak parmağını ısırmak ve sonra de üzerine basılarak öldürülmek olmuştur.

Her zaman olmasa da tarihte adını yazdıran diğer görev kahramanları gibi yengeçin bu cesareti, onun yıldızlarda yer almasına neden olmuştur.
Bir diğer mitolojik hikayeye göre, Herkül ikinci görevindeyken, onu tedirgin etmesi için yengeçin gönderildiğidir.

Lernaean, Hydra ile savaşmış olduğu için, onu yıllardan beri kıskanan Juno, kahramanın topuklarını kıstırması için yengeçi gönderir.
Bu görevinde de Yengeç, Herkül’ün ayakları altında ezilir…
Fakat Juno, bu gayretini bile ödüle değer kılarak başarılı hizmeti nedeniyle yengeçi göklere yerleştirir.

Artık yengeç için bir taktir, yüzyıllar sonra adının yıldızlarca anılması şansı sizin dünyanızda nasıl bir ışık olur bilmiyorum…

Bilinen gerçeklerin gözle görülmeyen kanıtlarına ve sadece sözlerle yaftaladığımız gerçek dışılara örnek olan haliyle işte yengeç.

Her birimiz için bakkal dükkanında, benzin istasyonunda, yol kenarı çorbacısında bile olsa işini gayreti ile taçlandırmış insanlara bir yıldız gibi yukarılara çıkarmaksa hedefiniz, başarının paylaşılmasına yön verirsiniz.

Bilgelik yapılan işte midir? İşe gücün yettiğince emekler sarf edip yola devam etmek midir? Bunun cevabı yüzyıllardır boşlukta uçan balon gibidir.

Mutlu haftasonlarınız olsun.

Yazar Dr Gökhan Ürkmez

Tıpta Alternatiflerin ihmal edilmemesine inanan bir berduş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Netflix’in En Çok Sevilen 5 Dizisi

Hayalini Kurduğunuz Hayatlar mı, Yoksa Yaşadığımız Hayatta Mutlu Olmak mı?