Bu sene çok farklı diğerlerinden, ıssız veya savunmasız değilim. Kimsesiz de. Belki çokça yalnız, biraz dargınım kendimle ama fazlası değil. Sen de çok farklısın gözümde, kafamda kurguladığım o büyük adam
Bu sene çok farklı diğerlerinden, ıssız veya savunmasız değilim. Kimsesiz de. Belki çokça yalnız, biraz dargınım kendimle ama fazlası değil. Sen de çok farklısın gözümde, kafamda kurguladığım o büyük adam
Bütün kavramlar birbirinin içine geçmiş gibi son günlerde. Yazmak için elimi ne zaman klavyeye götürsem neyden bahsedeceğim konusunda dayanılmaz bir kararsızlık yaşıyorum. Bu kararsızlık başımı ağrıtıyor neredeyse. Herkes ayrı bir
Bugün çocukluğuma sarıldım, 10 yaşıma, en saf yanıma, ilk masalıma… Seni gördüğüm ilk güne gittim yeniden… Her şeyi bıraktım arkamda, yalnızca gözlerimdeki parıltıyı bırakamadım sana bakarken. Yaşımı bile bıraktım geride,
Elindekine kanıklık etmeliydi insan. Hor görüp savuşturmamalıydı önünden. Aklından geçirmeliydi çokça zaman umursamadığı elindekine aslında başkalarının nasıl muhtaç olduğunu… Böyle büyütüldük biz. Ablamızın eskilerine kanıklık etmeyi mesela. Ya da zayıf
En zoruymuş meğer yüreği dolu olanın yüreğin de olmayı dilemek. Semaya açılan ellerde dualarında tek ona yer vermek. Kalbinin her atışı onunla ritim tutarken, onun o ritimle başkasıyla dans ettiğini
Koca bir kara delikti gözlerin beni içine çeken. Korkardım o karanlıkta kaybolmaya. Engel olamazdım nedensiz kendime. Sonra bırakıverdim her şeyi kapıldım rüzgarına. Ne güzel gülerdin bana be sevgili. İçim çekilirdi
Yalnızlık dediğiniz nedir? Hangi sözlükte yazar anlamı, hangi kitapta anlatılır. Hangi şiir sana yalnızlığını hatırlatır. Kalabalıkların içindeki yalnızlıktan bahsediyorum. Hoyrat sevgilerin, çıkarcı arkadaşlıkların arasından sıyrılıp eve gittiğinde kapının dışında bıraktıkların,
Kanıma bulanan ellerinle okşadığın saçlar ilmek oldu boynuma, Oysa kana kana içtim seni susuzluğumun geçmeyeceğini anladığım her soluğumda, Bir damla tadın kalmadı damağımda, tadını bilmedim, Miladım olan dudaklarına hasrettim oysa,
Gecenin bir vakti hızlı hızlı nefesler çekiyorum sigaramdan. Hırıldayan ciğerlerimin sesi çarpıyor duvarlara, kimse duymuyor. Mezarlıkta bile çiçek açar diyorum, bu duvarlar niye konuşmuyor? Sesin geliyor kulaklarıma, öyle gaipten değil,
Kırıklar maddelere özgü olduğunda çok can acıtmaz. Nazar çıktı deriz, en kötü yenisine müracaat deyip teselli ederiz kendimizi… Ancak iç kırıklığın yansıyorsa kırıklara, o başka tabii… Bir gece vakti, hayvani
Bir kere düşersem bir daha kalkamam, biliyorum. Biliyorum etrafımdaki silüetlerin ucuz gölgelerden ibaret olduğunu; hiçbirinin beni kaldırmayacağını, yaralarımı temizlemeyeceğini, bir bardak su uzatmayacağını.. Ya da tutup kollarımdan bir kaldırım kenarında
Çaresizlik.. Büyükmüş tüm kederlerden. Nerden başlarsan başla yazmaya büyük olurmuş ilk harfi daima. Virgül de koysan sonuna, nokta da, çaresizlik dediğinde dururmuşsun orda. Kağıda yazılanı silermişsin bir silgiyle, kaderine yazılanı
Ve şimdi beni kıyısına ittikleri o uçurumdan aşağıya bıraksam kendimi, parçalara ayrılsa bedenim, kanımla ıslansa o kayalıklar, dalgalar boyansa kan kırmızısına, benim için harlar o kızıl diyarın ateşini Tanrı.. Dünyada
Ben bir kadınım, beş harften öte. Bir zamanlar anneydim, bir zamanlar evlat… Bir zamanlar birileri sevdi beni. Belki okuduğun bir şiirdeydim, belki geçtiğin o sokakta, belki hiç bilmedin beni. Her
Sevdanı alıp, gönlümün tam ortasına koyan Tanrı’ya isyanım. Oysa kadere inanırım, oysa vardır her şeyin bir anlamı. Bu kadar yakınken, bu kadar uzak oluşunu anlamlandıramıyorum, beni affet. Beni affet, alıkoyamıyorum
Bir günah gibi omuzlarımdasın, tam da bugün. Sana gelemem, senden bir adım öteye gidemem. Mıh gibi kazılıyken ismin aklımda, iç çekişlerimin sonunda bir başkasının adını zikredemem. Silkeleyemem kendimi senden ama
Oysa dilerken seni Tanrı’dan, oysa zikrederken adını sessiz bilmem kaç gecede, karanlığa fısıldarken, seni isterken, sen olmayı dilerken.. Hiç anlamadım, inanır mısın anlatmadı kimseler, kimse demedi bu başlamayan hikaye senin
Katil de benim, maktûl de. İtiraf ediyorum hakim, kendimle verdiğim o savaşta, kendim tarafından kalleşçe katledildim. Silahı tutan da bendim, namlunun ucundaki de. Tetiğe basarken titremedi ellerim. Şakaklarımda hissettiğim o