içinde

Mezarlıkta Bile Çiçek Açar

Gecenin bir vakti hızlı hızlı nefesler çekiyorum sigaramdan. Hırıldayan ciğerlerimin sesi çarpıyor duvarlara, kimse duymuyor. Mezarlıkta bile çiçek açar diyorum, bu duvarlar niye konuşmuyor? Sesin geliyor kulaklarıma, öyle gaipten değil, içimden bir yerlerden. Bir şeyler anlatıyorsun uzun uzun, bir şeylere gülüyorsun. Seçemiyorum kelimelerini, deliriyorum! Nasıl hasret kaldığımı düşünüyorum kurduğun birkaç cümleye, nasıl hasret kaldığımı biliyorum oysa sesine, soluğuna, sana.. Ben her şeyi biliyorum da, bilmiyorum nasıl silinecek dilimden adın. Ne zaman dinecek ruhumdaki şu sızım.. 

Pencereye yaklaşıyorum usul usul, parmaklarımda hala yanıyor sigaram. Bu şehrin ayaklarımın altında oluşuna ve seni hiçbir sokağında göremiyor oluşuma katlanamıyorum artık. Baktığım her yansımada, duvarda, yüzde iken neden bu sokağın her köşesinde adımın yok, anlamıyorum. Neden o köşede durup seninle ilgili birkaç hayal kuramıyorum, neden dört duvardan ibaretsin.. Neden bu pencerenin önünde ama bu kapının ardında değilsin.. Neden! Neden nefretten ibaret sana beslemem gereken duygular ve neden nefret duyamıyorum sana.. Bir sürü cevapsız soru zihnimde, bir sürü ses. Diyorum sana, deliriyorum! Yitiriyorum insani duygularımı bu cevapsız soruların enkazında, eziliyor ruhum, kırılıyor kemiklerim. Gözümü her kapattığım an da gömüyorum kendimi, mezarıma bir çiçek dahi bırakmıyorsun. Benim toprağımda çiçek açmıyor, bilmiyorsun.

Şehri izliyorum, geçen arabaları.. Gecenin bir vakti düşünceli düşünceli yürüyen o insanlara bakıyorum. Kimisinin yetişmek istediği bir yer var, kimisinin kaçmak istediği. Her biri sayıyor attıkları adımları.. Kimi üç adım yaklaştığına sevinirken, kimi ise üç adım uzaklaşmış olmanın mutluluğuyla yürüyor bu yolları. Ben ise hem yetişmek istiyorum sana, hem kurtulmak istiyorum senden. Sana dair verdiğim bu savaşta hem yenilgiyi kabullendiğimi kabullenip çekilmek istiyorum kabuğuma, hem de şanlı bir ölümün kollarına bırakmak istiyorum yorgun düşmüş, aciz bedenimi. Hakkım olan hangisi bilmiyorum. Bildiğim tek bir şey var, bir gün mezarlıktaki çiçekler solar, duvarlar dile gelir, belki toprağım çiçek açar; ben gözlerimi ruhunda bir sabaha açamam. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Karun İle Anarşist – İskender Pala

Bir Bozuk Saattir Yaşam