Eğitim sistemi içerisinde en çok rahatsızlık duyduğum konulardan birisi sınıflarda öğretmenlerin yıldız öğrencilerinin olmasıdır. Bu konuda yeni okuduğum bir yayın bana içimdeki bu sızıyı ifade etme gerekliliği hissettirdi. Bazı öğretmenler
Eğitim sistemi içerisinde en çok rahatsızlık duyduğum konulardan birisi sınıflarda öğretmenlerin yıldız öğrencilerinin olmasıdır. Bu konuda yeni okuduğum bir yayın bana içimdeki bu sızıyı ifade etme gerekliliği hissettirdi. Bazı öğretmenler
Bu ülkede dört yaşında küçücük bir çocuk insanların hayatında en mutlu an olan bir düğün gününde evli çocuklu alkolik bir adamın tecavüzüne uğradı. Peki suçlu kim hiç sordunuz mu kendinize?
Kanadı Kırık Kuşlar ile ilgili ne güzel şeyler yazmışım zamanında ama üzülerek şunu söylüyorum ki; Ayşe Kulin’in Kanadı Kırık Kuşlar kitabının devamı niteliğindeki son kitabı “Kördüğüm” için aynı şeyleri yazamayacağım.
Akıllı telefonlar hayatımıza aklıyla gelip deyim yerindeyse bizim aklımızı başımızdan aldı. Onsuz yapamaz, elimizden düşüremez olduk. Haksız da sayılmayız tabi ki… Takvim, kol saati, navigasyon, sözlük, fener, mp3 çalar, fotoğraf
Bir bilgisayarı, bir editörü, bir grafikeri olan ben yayıneviyim diyor ve yazar simsarlığı yapıyorlar. Türkiye’de günde 100 adet yeni kitap çıkıyor piyasaya. Yazmayı çok sevdiğimizi daha öncede yazmıştım. Yeni kitap
Soytarıyı seviyoruz ne yapalım? Elimizde değil. Önemli ve ciddi mevzulara karşı ilgimiz çok az. Beceremiyoruz da ciddi olmayı. Ülkece şakacı, lakayt geziyoruz. Soytarı dediysek efendim kralın bile gülmek için yanında
Dost meclisi bir araya geldiğinde mis kokulu kahve eşlik eder hep. Kokusu alıp götürür sizi. Muhabbetin dibine vurdurur. Fallar kapatılır, haydi ama söyle bir şeyler diye nazireler yapılır dostlar arasında.
Bir süreliğine gözlerinizi kapatın… Koyu, simsiyah bir dünyada hayal edin kendinizi… Görüp görebileceğiniz tek şey karanlık… Karanlıktan korktuysanız ya da içiniz karardıysa bunu bırakın, her şeyi gördüğünüzü varsayın… Uzaktan çocuğunuzun
Biz hangi arada böyle olduk? Hangi arada acılara alıştık, acılarla yaşar olduk? Hangi arada kendimizi mükemmel zannedip sağımızı solumuzu eleştirir olduk, ahkam kesmeye başladık? Ya da niye böyle bir arayışı
İş yerlerinizde çalışırken dikkat edilmesi gereken iki unsur vardır. Birincisi tehlikeli durum ikincisi tehlikeli harekettir. Tehlikeli durum; Aydınlatmanın yetersizliği, gürültü, aşırı çalışma temposu, nem veya basınç v.s. örnek olarak verebiliriz.
“İnsan Hayatı” kitabımızın çok satanlar listesinde yer alması bizleri ziyadesi ile çok memnun ediyor amma velakin bazı söyleyecek şeylerimiz var efendim. Takip ettiğim kadarı ile her gün internette satışa çıkan
Bayramlar sadece takvimlere mi gelmeye başladı artık? Rakamın kırmızı yuvarlak içine alınması ve özel bir gün olduğunu hatırlatan sembolü mü gösterir bayram olduğunu? Ne zamandır sadece tarihten ibarettir bayramlar? Ve
Lanet olası federaller! Peşimdeler ve öyle bir etrafımı sardılar ki nasıl çıkacağım bu cenderenin içinden bilemiyorum. Sürü halinde geliyorlar ve sizi yapmayacağınız bir işe ikna etmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Önce
Denetimler sonrasında para cezaları ve iş yeri faaliyetlerinin durdurulması gibi sonuçlar ile karşılaşmak istemiyorsak önceden önlem almalıyız. Bir iş kazası sonrasında ise bir jandarma var ki ondan hiç kaçış yok
Geçen perşembe günü Soma’ya gittim efendim. İş güvenliği kanununun bazı bölümlerinin 2020 yılına ertelenmesi ve yeni eklenecek uygulamaların ölümleri azaltmayacağını düşünen 120 binlik bir ordunun en duyarlı neferleri de oradaydı.
“Benim bir takıntım yok ki” demeyin; herkesin illa bir takıntısı vardır. Her gün yazılarını okuduğunuz blog yazarlarımızın takıntılarıyla karşınızdayız 🙂 Bazısı tuhaf gelecektir belki ama kendinizden de bir şeyler bulacaksınız
Uğruna şiirler, şarkılar yazılan güzel İstanbul’a bir de tersinden bakalım istedik ve içinde yaşanan zorlukları, en sinir olunan durumları mercek altına aldık. Maddelerimiz bütün büyükşehirler için geçerlidir; siz başka şehir olarak
Güzel dilimizin bir başka yönüyle, deyimleriyle karşınızdayız bu sefer de. Sıklıkla duyduğumuz, yeri gelince kullandığımız deyimlerin arasında kelime olarak anlamını bilmediğimiz bir kaç deyimi sizler için derledik. İyi okumalar… Sittin
Bazı durumlar vardır; ne yazacağımızı, nasıl yazacağımızı, hangi kelimelerle ifade edeceğimizi bilemeyiz. Hissettiklerimizi anlatacak tam karşılığı olan kelimeleri bulmakta zorluk çekeriz, muhtemelen de bir karşılığı yoktur bu duyguların. İki gündür ülkece yaşadıklarımız
Hangimizin yüreği yangın yerine dönmüş olursa olsun o evlere düşen ateş kadar yakmadı yüreğimizi, hiç anlayamadık aslında nasıl bir acı olduğunu. Ekranlarımızı kararttık, dünyamızı kararttık ‘Bugün günümüz kara’ demek için, onların