Pamuk Dede Yok Artık

0
dede

Bizim evin az ilerisindeki kahvehanede bugün bir cenaze vardı. Emeklilikten sonra sürekli orada takılmaya başlamış sevimli, pamuk amca maalesef daha fazla direnememiş yaşama, gözlerini yummuş. Takıldığı kahvedeki arkadaşları belediyenin çadırını hemen kahvenin önündeki kocaman avluya kurdurmuşlar. Tüm kahvehane sakinleri avluya kurulan masalarda pamuk dede için son görevlerini yerine getiriyorlar, onu öylece orada anarak zaman geçiriyorlar, yemek dağıtıyorlar, kuşları besliyorlar.  Kahvehaneden 1 hafta boyunca hiç taş sesi gelmiyor, iskambil kağıtları, at yarışı kuponları, hepsi dolabın içinde atılmış. Çaylar da kahvehane sahibinden, o da son görevini yerine getiriyor. “Şu fani dünyada yarına kim sağ uyanacak bilinmez, Allah sıralı ölüm versin” diyor.

İlk günlerde olan kalabalık yavaş yavaş yerini sakinliğe bırakıyor. Biraz daha çocuk sesleri yükseliyor ve bu esnada avluda kimse hişt pişt sessiz olun demiyor artık. Hele ki karanlık çökmeye başlayınca kimsecikler kalmıyor, allahısmarladık deyip uzaklaşıyor ahali.  Aradan 1 hafta geçiyor önce belediye geliyor çadırı sökmeye sonra masalar kahvehanenin içerisine alınıyor üzerlerine örtüleri örtülüyor okey takımları dolaptan çıkartılıyor ve hayat 7. günün sonunda kaldığı yerden devam etmeye başlıyor. Pamuk amca yok artık yerine birini geçiriyorlar ne de olsa oyuna 4. lazım. Ve son sözler söyleniyor pamuk dede için; “babacan biriydi Allah rahmet eylesin”. Bundan sonra o kahvehanede başka hikayeler dönmeye başlıyor, şakalaşmalar, gülüşmeler…

Ölüm sıralıda olsa, hiç beklenmedik te olsa, sağlıksızlıktan, öngörüsüzlükten de olsa yaşamak olgusu insanın özünde var oldukça bu döngü içinde gözlerimiz, kalbimizle duruyor olacağız. Yeniden kalkacağız, yürüyeceğiz sonsuzluğa doğru tek başımıza yanıbaşımızdakilerle.

lüm

Biz de son duamızı edelim pamuk dede ve geride kalanlarımız için, amin diyelim.

Sevgilerle..