“Ağaç yaş iken eğilir” sözünü kullanmayanımız yoktur. Elbette öyledir. Belirli bir yaştan sonra öğrenmenin yavaşladığı kanıtlanmış bir veri. Ve ya; “Yeterince öğrendim artık bu yaştan sonra ne işime yarayacak” şeklinde
“Ağaç yaş iken eğilir” sözünü kullanmayanımız yoktur. Elbette öyledir. Belirli bir yaştan sonra öğrenmenin yavaşladığı kanıtlanmış bir veri. Ve ya; “Yeterince öğrendim artık bu yaştan sonra ne işime yarayacak” şeklinde
“Çok satanlar”da sıklıkla gördüğüm Stefan Zweig’ın okuduğum ilk kitabıydı Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu… Belli ki son da olmayacak, size arka arkaya Zweig kitapları hakkında yazılar yazacağa benziyorum. Çünkü yazarın anlatım
Hıdırellez mevsimsel bir bayram, bahara geçisin, doğanın canlanmasının kutlandığı bir gelenektir. Mayıs’ın 5’ini 6’sına bağlayan gece Hızır ve İlyas peygamberlerin yeryüzünde buluştukları gün olarak kabul edilir ve bu buluşmanın da insanlara
Kaldığım yerde değil, kandığım yerdeyim şimdi; o çöp kokan ara sokakta. Ama aynı değil hiçbir şey, aylardan Ağustos değil mesela, saçlarım kısa değil, omuzlarım da. Elimde bir sigara, önümde sen,
Kış mevsimiydi…Sokaktan bulduğum kedi yavrusu erkekti ve yaramaz olmasın diye adını Uslu koymuştum.Ses çıkarmazdı pek… Usluydu o anlamda ama gece elbise dolabımdan yatağa atlardı.. Beni uyandırıp en kuytu yerlerime girer yatardı…
Kaç kere öldüğümü, kaç kere öldürdüğünü saymadım. Bir silah tutuşturdum eline, her yeni güne bir kurşun daha diyerek başladım. Deliliğim de tam burdan gülümsüyordu, bin kere ölsem, bin kere patlasa
“-Niye seviyorsun beni?” Düşünürdüm evvelleri, her şeyin nedenini, eğrisini, doğrusunu. Yaradanı olan her şeyin bir nedeni vardır derdim, öylesine gelmiş olamazdık bu dünyaya; bir amacımız vardı, olmalıydı. Bir gün, bir
İnsanlar hayatlarının bütün dönemlerinde kazayla etraflarındaki eşyalara zarar verebilirler. Kazalar özellikle çocukların gelişim durumlarından kaynaklı daha sık başlarına gelir. Bazı ebeveynler çocuklarının kazayla yaptıkları hatalara karşı çok hassastır. Mesela çocuğunuz
Bir zamanlar onlar da çocuktular… Televizyonda sıklıkla gördüğümüz ünlülerin çocukluk hallerini görmeye hazır mısınız? Bakalım kaç tanesini tanıyabileceksiniz? Tanıdıklarınızı ya da favoriniz olanları yoruma bekliyoruz. Birce Akalay benim favorim 🙂 Yukarıdaki
“Hangi şarkıya girsem, notalar do re mi fa Sol diyorum sana sol, la sesim sende kalmış.” Öğrenciliğimiz zamanında değişmeyen bir durum vardı. O da öğretmen derste anlatacağı konuyu bitirmiş, üzerine
Yaşantımızdaki davranışlarımız bir amaç doğrultusunda hareket etmektedir. Karnımız acıktığında ayaklarımız bizi ya mutfaktaki buzdolabımıza yöneltir veya karnımızı doyuracağımız bir mekana. Bu içsel, fizyolojik bir olgu olup güdü olarak karşımıza çıkar.
Herkes öyle değil mi? Allah insanı amaçsız bir şekilde yaratmamış. “Ben cinleri ve insanları yalnızca bana ibadet etsinler diye yarattım” ayetindeki manayı çok farklı algılayanlar var. (Ayetin doğru meali bu)
Hayır hayır toz pembe bir tablo çizmeye çalışmıyorum. İş kazaları ile çok yakından ilgilenen biri olarak istatistiksel olarak kullandığım hesaplamalar ışığında bunu söyleyebiliyoruz. 2018 yılında iş kazalarından hayatını kaybedenlerin toplam
Karanlıkta Diyalog sergisinden inanılmaz etkilenenler olarak Sessizlikte Diyalog sergisine de gittik. Orada nasıl bir deneyim mi yaşayacaksınız? Bir bilgilendirme yazısı ile karşınızdayız o halde. İşitme engellilerin hayatlarını deneyimleyerek anlayabilmeyi ve
Kısa yaşamına çok güzel eserler sığdırmış olan Sabahattin Ali’nin ilk romanı Kuyucaklı Yusuf hakkında söylenecek hem çok şey var, hem de hiç bir şey yok. Çünkü kitap tam anlamıyla bir
Empati… Şükür sebebi… Aslında tam anlamıyla bir hayat tecrübesi… Belki biraz da ön yargıları kırma imkanı…Fazlasıyla sıradışı, kelimelerle anlatılamayacak kadar değişik bir deneyim … KARANLIKTA DİYALOG… Burada sizi neler mi
“Hangi kova, bardak önce dolar” isimli bir kitap yazmayı düşünüyorum. İnsan Hayatı ‘ndan fazla pirim yapıyor çünkü. İkinci kitabım yakında piyasaya çıkacak ama fikrim o kadar çok değiştiki pişmanım şuan.
Yıllar önce çocuklar, anaokulunda hatta ilkokul birinci ve ikinci sınıfta zamanlarının çoğunu oyun oynayarak geçiriyordu. Blokları diziyorlar, resimler çiziyorlar ya da kafalarında veya sınıf arkadaşlarıyla hayali dünyalar yaratıyorlardı. Ancak giderek
Bir ebeveyn ve eğitimci olarak toplumsal geleceğimiz olan çocukların, özgüvenli bireyler olmasını bende herkes gibi önemsiyorum. Bunun için; çocuğu başarma duygusu ile tanıştırmanın, değerli olduğunu, sevildiğini ve kendisi olarak kabul
Gülmek, en insani davranışlarımızdan biridir. Sebebi ne olursa olsun o an bizi gülümseten her şey bizi rahatlatır ve olumlu bir etki uyandırır içimizde. Biri karşımıza çıksa veya yanımıza gelse birkaç