1884 – 1964 yılları arasında yaşamış, Türk kadınının bağımsızlık sembolü olan, işgale karşı direnen, isyanların hatibi, tarihte önemli yeri olan Halide Edib… İşte onun hayatını okuyabileceğiniz, İpek Çalışlar’ın kaleminden çıkan
1884 – 1964 yılları arasında yaşamış, Türk kadınının bağımsızlık sembolü olan, işgale karşı direnen, isyanların hatibi, tarihte önemli yeri olan Halide Edib… İşte onun hayatını okuyabileceğiniz, İpek Çalışlar’ın kaleminden çıkan
Bizleri şu anda yaşadığımız halet-i ruhiyeye sessizce sokan kavramlardır. “Din, Halk, Bilgeler, Yöneticiler..“ Çok tedirginim! Kendim için değil çocuklarım için bu tedirginliğim. Oğlumun hayatımızda ki bu kadar kötülüğün farkında olup
"Zavallı Gaspard" Bu repliği duyduğunuzda boğazınızda bir şeyler düğümlenecek.
Biri ölüyor; “İnşallah eceliyle ölmüştür diyoruz. Cinayet olduğu belirleniyor; “İnşallah tecavüz yoktur” diyoruz. Hayvanları, çocukları koruyamıyoruz. Ne hale geldik, nasıl bu kadar kirlettik ruhlarımızı hayret doğrusu… “Nerde o eski bayramlar…”
Arka arkaya ne kadar çok acı haberler aldık bu günlerde. Dualar ederek beklemiştik onlardan güzel haberler duymayı… Olmadı… Yine koruyamadık çocuklarımızı. Yine yandı anaların yüreği… Yine ağladı milyonlar. Önce Eylül
Vakti zamanında internette gezinirken her kadının okuması gereken kitaplar arasında görüp not ettiğim bir kitaptı Damızlık Kızın Öyküsü… Okuduğum yorumlar falan da çok iyiydi ve haliyle beklentim de oldukça yüksekti.
Bugün günlerden yalancı baharMart güneşi aldatıcı ve soğukBugün günlerden kırılan dalgalarKayanın yosunu bir var bir yok Bugün günlerden mahsun bakışınGözbebeğin ışıl ışıl parlıyorBugün günlerden sana sarılmakKalbinin derinliğine tutunmak Bugün günlerden
Aşk mı mantık mı? Kiminiz aşk diyordur, kiminiz mantık… Mantık diyenlerin önünde saygıyla eğiliyor, onlara çok imrendiğimi söyleyerek konuma dönüyorum. Nerden çıktı bu soru diyebilirsiniz. Hemen açıklık getireyim; Stefan Zweig’ın
Bir gün yanımdasın bir gün uzaktaBazen gözlerinin içi gülerkenBirden dalarsın hüzünle ufuklaraBir de bakmışsın ellerin ellerimdeBir gün yanımdasın bir gün uzakta Birimizin elleri soğuk birimizin ki sıcakIsınır kalbimizde üşüyen ruhlarımızKaçarken
Tatil planlarının yapılmaya başlandığı şu günlerde komşu ziyareti yapmayı düşünenlere fikir verebilecek bir yazıyla karşınızdayız. Belki bir hafta sonu kaçamağı yapmak istersiniz… Sizleri Selanik ve Kavala’da neler bekliyor, birlikte bir
Madem yakın zamanda editörüm okunması gereken 10 kitap yazısı yayınlamış, bana da o listede olup da okumadığım kitapları okuyup inceleme yazısı yazmak düşer. “Olağanüstü Bir Gece” Özellikle yaz aylarında taşınması
Son zamanların çok satanları arasına girmiş 10 kitabı sizler için derledim. Yazarlarımız tarafından yazıya dökülmüş olan kitaplar ile detaylı bilgileri başlık linkinde verdim ve ilerleyen zamanda da eklemeye devam edeceğim.
Hikâyesini bilmesek de “Hercai” şiirlerde, şarkılarda kulağımıza çalınır. Üstat Safi git şiirinde der ki “Hercai arılara meyhanedir çiçekler, kim bilir şerefinden kaç kadeh içecekler.Madem aşk tablosunun takdirinden acizsin, git de
Müşteriniz sizi terk ediyorsa ne yaparsınız? Bir işletme sahibisiniz ve her geçen gün müşterilerinizin sizi terk ettiğini ve işletmenizin belirli bir süre sonra bırakın alış veriş yapmaya gelenleri, ziyaret edenleri
Bir sonbahar gecesi, küçük bir köy. Haydaroğulları’nın iki oda, bir göz malikanesinden Feride’nin çığlıkları yükseliyor, oğulları ve Ayhan usta telaşlı, eve yeni bir boğaz geliyor. Feride’nin kan ter içinde kalmış
Bir şişe duruyor masada, öyle mahzun,Bir şarkı fısıldıyor kulaklarıma adını,Geçmişten bir koku, ciğerlerimi dolduran,Kırıyor kemiklerimi, yok ediyor tüm varlığımı. Ölümü hissediyorum bir papatya kokusunda,Ölümü arzuluyorum,Yeşermesi gerekirken tüm dallarımın,Bahara inat yapraklar
Ve yine bir Stefan Zweig kitabı ile karşınızdayım. “Satranç” adı üstünde; gemi yolculuğu sırasında oynanan hırslı oyunları konu alan bir kitap. Ama aslında kitapta satranç bir paravan görevi görüyor. Hırsa,
Akşam haberlerini seyrederken hiç bir dizide almadığım keyfi alıyorum artık. Yalan, dolan, entrika, sahtekarlık… İnsan başka ne ister ki? Birde buna acayip inanan büyük bir kitle… Erol taş’ın kötü karekteri
Duvarlarında çiçekler bitmiş, yürüdüğümüz yolların, Sen yoksun, mevsim dinlemiyor şehir, hafif ağlamaklı, Ve bilirim, hiçbir ölü dilemez tekrar nefes almayı, Bir avuç toprak olur kimi zaman huzurun diğer adı, ***