Aşk mı mantık mı? Kiminiz aşk diyordur, kiminiz mantık… Mantık diyenlerin önünde saygıyla eğiliyor, onlara çok imrendiğimi söyleyerek konuma dönüyorum. Nerden çıktı bu soru diyebilirsiniz. Hemen açıklık getireyim; Stefan Zweig’ın
Aşk mı mantık mı? Kiminiz aşk diyordur, kiminiz mantık… Mantık diyenlerin önünde saygıyla eğiliyor, onlara çok imrendiğimi söyleyerek konuma dönüyorum. Nerden çıktı bu soru diyebilirsiniz. Hemen açıklık getireyim; Stefan Zweig’ın
Madem yakın zamanda editörüm okunması gereken 10 kitap yazısı yayınlamış, bana da o listede olup da okumadığım kitapları okuyup inceleme yazısı yazmak düşer. “Olağanüstü Bir Gece” Özellikle yaz aylarında taşınması
Son zamanların çok satanları arasına girmiş 10 kitabı sizler için derledim. Yazarlarımız tarafından yazıya dökülmüş olan kitaplar ile detaylı bilgileri başlık linkinde verdim ve ilerleyen zamanda da eklemeye devam edeceğim.
Ve yine bir Stefan Zweig kitabı ile karşınızdayım. “Satranç” adı üstünde; gemi yolculuğu sırasında oynanan hırslı oyunları konu alan bir kitap. Ama aslında kitapta satranç bir paravan görevi görüyor. Hırsa,
“Ağaç yaş iken eğilir” sözünü kullanmayanımız yoktur. Elbette öyledir. Belirli bir yaştan sonra öğrenmenin yavaşladığı kanıtlanmış bir veri. Ve ya; “Yeterince öğrendim artık bu yaştan sonra ne işime yarayacak” şeklinde
“Çok satanlar”da sıklıkla gördüğüm Stefan Zweig’ın okuduğum ilk kitabıydı Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu… Belli ki son da olmayacak, size arka arkaya Zweig kitapları hakkında yazılar yazacağa benziyorum. Çünkü yazarın anlatım
Kısa yaşamına çok güzel eserler sığdırmış olan Sabahattin Ali’nin ilk romanı Kuyucaklı Yusuf hakkında söylenecek hem çok şey var, hem de hiç bir şey yok. Çünkü kitap tam anlamıyla bir
Kadim, cevval, emektar, kehribar, müşkül, kesif, gümrah, zıpkın, hayta, ikircim, kagir, şiraze… gibi kelimelere aşinaysanız Ahmet Ümit kitaplarını yakından takip ediyorsunuz demektir. Eğer sıkı bir takipçiyseniz de son romanını merakla
Kapağında “O, Nazım Hikmet’in annesi, Yahya Kemal’in sevgilisi, Osmanlı’nın ilk kadın nü ressamıydı…” diye yazan ve ne okuyacağınızı önceden bildiren bir kitap… “Osmanlı’nın en güzel kadınlarındandı. Saray ressamı Fausto Zonaro’nun
Polisiye roman denince akla gelen ilk isim Ahmet Ümit’in yeni kitabı için geri sayım başladı. Yazarımız Mart ayında raflarda olması planlanan kitabını yazmaya başladığını da bitirdiğini de sosyal medya hesaplarından
“Siz bu cümleyi okurken, bir yerlerde insanlar, ülkelerindeki savaş, açlık ve yoksulluktan kaçmak için sonu zifiri bir yolculuğa çıkmaya hazırlanıyor. Ancak bu hikâye o kaçak göçmenlerle değil, onları kaçıranlardan biriyle
Kanadı Kırık Kuşlar ile ilgili ne güzel şeyler yazmışım zamanında ama üzülerek şunu söylüyorum ki; Ayşe Kulin’in Kanadı Kırık Kuşlar kitabının devamı niteliğindeki son kitabı “Kördüğüm” için aynı şeyleri yazamayacağım.
Ayşe Kulin’in 2015 yılında çıkardığı bu kitabı bir şekilde atlamışım ve yenilerde okuma fırsatım oldu. Okumasaydım olur muydu? Kesinlikle olurdu… Çok beğendiğimi söyleyemeyeceğim ama bu türde yazılan çok kitap olmadığı
Zülfü Livaneli kitaplarını zevkle okuyan biri olarak bu kitabı okumadan olmaz dedim ve dünyaca ünlü sinema ustası ve yazar Elia Kazan’ın Zülfü Livaneli’yle yollarının kesişmesini, bir nevi anılarının anlatıldığı bu
Orhan Pamuk’un kaleminden Kemal ile Füsun’un 1974’te başlayıp 2000’li yıllara uzanan tutkulu aşkına şahitlik etmek istiyorsanız ilk önce Masumiyet Müzesi kitabını okuyup daha sonra aynı adlı müzeyi ziyaret etmenizi önereceğimiz yazımıza
Sizlere İNSAN HAYATI kitabımı tanıtmak istiyorum. “Eğer bu kitabı eline aldıysan sen de iş kazasına uğramış ya da uğrayacak muhtemel insanlardan birisin!” diye başlayan kitabımızda Soma ve Aladağ yurt yangını
Sosyal medyalarda sıklıkla reklamı yapılan bu kitap yazarın okuduğum ilk kitabı. “Ela Gözlü Pars Celile” ile uzun zaman çok satanlar listesinde yerini alan Osman Balcıgil yine bir biyografik kitapla karşımızda.
Yeni bir yazar, genç bir kalemle tanıştırmak istiyorum sizi. Ortaokul arkadaşım, çocukluk anılarımı paylaştığım, yıllar geçse de her buluşmamızda araya hiç zaman girmemiş gibi muhabbet edebildiğim, şimdilerde kitapçılarda adına rastladığım
Bu sefer de yakın tarihi anlatan, çoğuna şahit olduğumuz olayları yeniden hatırlamamıza yardımcı olan bir kitapla karşınızdayız; 1930’lardan 2016’ya uzanan, o geçen zaman içinde ülke, kimlik ve belki de din
İskender Pala tarihi harmanlayarak mükemmel romanlar sunan bir yazar olduğunu bu kez de “Karun ve Anarşist” ile gösteriyor. Genellikle tarihi bir karakteri ele alan yazar bu kitabında belki de ilk defa geçmişle günümüzü karşılaştıran