Nerde olduğumu bilmediğim bir rüyadayım. Bu rüya bitince nerde olduğumu anlayabilecek miyim? Canımızı yakan bir durum olduğunda rüyadan uyanmaz mıydık? Aniden, nefessiz, korkmuş… Sıkışırdım yorganın altına yeni doğacak bebeğin duruşu
Nerde olduğumu bilmediğim bir rüyadayım. Bu rüya bitince nerde olduğumu anlayabilecek miyim? Canımızı yakan bir durum olduğunda rüyadan uyanmaz mıydık? Aniden, nefessiz, korkmuş… Sıkışırdım yorganın altına yeni doğacak bebeğin duruşu
Birlikte olduğunuz, sırlarınızı verdiğiniz, sevdiğiniz, ekmeğinizi bölüp yediğiniz kişilere dikkat edin…Sevmeyin demiyorum,Gezmeyin demiyorum,Ekmeğinizi bölüp yemeyin demiyorum.Sadece seçimlerinize dikkat edin.Prof. Dr. Moran Cerf; “uzun süre beraber olan kişiler, beyin sinyalleri ile
Öyle sarhoş olsam ki unutsam bir an için tüm olanları, tüm olacakların yaşanmasına engel olsam. Öyle sarhoş olsam ki yaşananlar tüm hayal olsa, öyle sarhoş olsam ki unutsam yarınları… Bir
Son zamanlarda tiyatrodan çok uzak kaldık. Bilet alabilmek için fırsat kollamaları, sıraya girip bilet göstermeleri, herkesin sahneye kitlenmişçesine bakmalarını ve en sonunda hep birden ayakta oyuncuları alkışlamayı hepimiz özledik sanırım.
“Sen aşkın ne olduğunu bilir misin adaşım, sen hiç sevdin mi? Aşkı bana anlatır mısın? Sevilmeyi öğretir misin? Sahi, sevmeyi öğrenebilir miyim? Ağlayarak dinlediğim şarkını sözlerini beynimde tek tek düşünerek
Henüz iki yaşında bir çocuk sevdim. Öyle sevdim, tüm zamanların ötesinde, tüm varoluşun özünde minincik bir kalbi sevdim. O da beni sevdi. Anne dedi, Sen Annesin bana güneşi anlat, Sen Annesin
Öncelikle belirtmek isterim ki bu kitap eleştirisi yazısı haddim olmayarak yazılmıştır. Yaşar Kemal’i eleştirmek elbette ki benim haddim değildir ama her okuduğum kitap hakkında bir şeyler karalamayı alışkanlık haline getirdiğim
Yardıma muhtaç birini görüdüğümüzde yardım eder miyiz? Bence insanlar yer yüzündeki en bencil canlılar! Bütün duyguları barındırırlar ama duyguların iyisini değil kötüsünü hayatın baş köşesine koyarlar. Gece gelen derin bir
“Nöro roman da neymiş?” diye sorgulayarak okumuştum Pia Mater’i. Öğretmişti bana bilimsel gerçeklerle harmanlanmış hikaye demekmiş. Soluksuz okumuştum. Elimden bırakamamıştım. Arochnoid Mater’de kaldığımız yerden demiştik. Kaldığımız yerden… Kitabı elime aldığımda
Sokaklar sakin, geceler karabasan… Beynimdeki sonu gelmez hayaller, ruhumun doymaz bilmeyen sarhoşluğu, titreyen ellerim, suçunun farkına varan kedi bakışlarım. Küçükken çok erken uyanırdım, güne daha erken başlayıp oyun oynamak için.
Cumhuriyet kadını olmak!.. Toplumda herkes kadar yerinin ve söz hakkının olduğunu bilmek, tercih ettiği mesleği yapabilmek, şartlar ne olursa olsun inandığının ardından gitmekten vaz geçmemek, herkesten her şeyden önce kendine
“İçimdekileri nasıl ifade edeceğimi bilemiyorum. Bazen öyle geliyor ki, adeta bütün dünya, bütün yaşam, her şey içime dolmuş, benden konuşmamı istiyor. Nasıl desem; büyük şeyler hissediyorum ama, iş konuşmaya geldiğinde
“Eğitim seviyesi yükseldikçe, bilinç seviyemiz düşüyor” diye kendime hep tekrarlarım ve hep bu sözün arkasında olacağım. Çok geriye değil sadece 50-60 sene geriye gittiğimiz zaman insanlar daha bilinçliydi, daha bihaberlerdi
“Her nerde, ne zaman, ne için bulunursan bulun ama o istemediğin yerde zaman da geçiyor.” Çok fazla özlersin “geçmiyor” dersin, geçiyor. Sabrını yoklarken sabırlı olmayı öğreniyorsun. Kalbinde acı bir his
Üç kafadarız. Genellikle iş dışında beraberiz. Geziyor, tozuyor, eğleniyor hovardalık dahil alkol kumar her türlü hergeleliği yapıyoruz. Yine bir gün bir rakı balık sefasından çıkıp kumara düşeceğiz; genciz hızlıyız. Bindik
Berkun Oya, “Masum” ve “Bir Başkadır” dizilerinden sonra senaristliğini üstlendiği, yönetmen koltuğunu ise Taylan Biraderler’e bıraktığı “Azizler” filmiyle Netflix platformunda izleyicilerle buluştu. 8 Ocak 2021 tarihinde gösterilmeye başlanan yapımın başrolünde
İçeriğini anlayamayanlar olur diye ben şiddetin her türlüsüne karşıyım diye başlamak isterim yazıma. Okey? Tespitlerime göre; Birincisi, serseri, züppe, şiddetten beslenen, kavga çıkaran bir erkek; hep skor hep skor, ya
Aşık mı olmuştum? Yoksa sadece alışkanlık mıydı bu hissettiğim? Ona baktığımda tüm tenimde yanan ateş neydi peki? Neyin göstergesiydi hiç bilmiyordum. Kendimce bunun adını aşk koymuştum. Bence aşk süreklilikti. Sürekli
Kağıt. Bir ağaçtan düştüm toprağa. Toprakla ilk buluşmam böyle oldu. Yavaş yavaş filizlenerek gördüm güneşi ve yağmur damlalarını. Zamanla kök salmaya başladım toprağın derinliklerine. Etrafımı kocaman ağaçlar çevirmiş, kışın yorganım
Öyle üzgünüm ki nereden başlayacağımı, nasıl anlatacağımı bilmiyorum. Kızgınlık, üzüntü, isyan, hüzün, korku, birçok karanlık duygu kol kola girip birbirinden güç alarak kaynıyor içimde. Cesur sesiyle ve samimi kalemiyle genç