içinde

Gör Beni – Azra Kohen

Cumhuriyet kadını olmak!..

Toplumda herkes kadar yerinin ve söz hakkının olduğunu bilmek, tercih ettiği mesleği yapabilmek, şartlar ne olursa olsun inandığının ardından gitmekten vaz geçmemek, herkesten her şeyden önce kendine saygı duymak, değişime ve gelişime açık olmak, yenilikçi olmak…

Ve nihayetinde ‘’minnettar’ olmak.

‘’Ey kahraman Türk kadını! Sen yerde sürüklenmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.’’ Gazi Mustafa Kemal Atatürk

Tam bir Cumhuriyet kadını Ülkü. Savaşa, ölümlere, kayıplara, yoksulluğa rağmen hayata meydan okuyan, başı dik, güçlü mücadeleci genç bir hanım. Öte yandan Selim, saraylarda büyümüş, çok iyi eğitim görmüş, İstanbul beyfendisi sadrazam soyu…

Saltanat ve cumhuriyet yanlılarının kutuplaştığı, önyargıların, hayattan alınan zevklerin, alışkanlıkların çatıştığı bir ortamda filizlenen büyük bir aşk onlarınki.

Sadrazam olan babası yüzünden tam bir Osmanlı aşığı olan Selim cumhuriyete, Atatürk’e ve yeni yasalara kör bir düşmanlık içindedir. Hayatı sıradan bir günde arabasıyla ilerlerken atı “Yakışıklı” ile yanından fırtına gibi geçen cumhuriyet sevdalısı, Atatürk hayranı Ülkü ile karşılaşması, göz göze gelmesi, Ülkü’ de gördüğü, daha önce hiç bir kadında görmediği o başınabuyrukluk o asilik o başkalık ile  sonsuza kadar değişir. Doğru bildiği her şeyin yanlış olduğunu öğrenir. Tıpkı romanımızdaki diğer kahramanların öğrendiği gibi.

Romanımızın diğer kahramanlarının da kimisi bu büyük aşk ile evrilir, değişir, öğrenir; kimisi bu aşkı izlerken bir de Fred Hoca’nın derslerine katılır ki bu dersler anlatılmaz yaşanır.

Fred Hoca’nın dersleri… Kitap bu dersleri o kadar güzel anlatmış ki bazen kendimi o sınıfta o haritalara bakarken hayal ettim. O sınıfta nefes aldım. Doğru bildiğimiz ya da hiç bilmediğimiz hatta hiç sorgulamadığımız ne çok bilgiye ulaştım bu kitap sayesinde. Fred Hoca sayesinde öğretmenlerin öğrencilerin hayatlarına nasıl dokunabildiğini, onların hayatlarını nasıl değiştirip güzelleştirebildiğini bir kez daha anladım. Fred  Hoca’nın öğrencisi olmayı çok ama çok  istedim.

Sınıftaki “Derviş” i çok merak ettim mesela. Zihnimde onu bir  bedene bile soktum. Yorum yaptığı her konuda hal ve hareketlerini canlandırdım gözümde. Etkileyici bir karakterdi. Adının hakkını verenlerden.

Yazar bu sınıfta öğrenilen  o koca bilgiler ve keyifli sohbetlerin içine bir de okul aşkı sığdırmış. Takip etmesi çok keyifli bir hikaye. İlmiye ve  Orhan’ın mahsun aşkı kitaba heyecan ve samimiyet katmış. Sınıf arkadaşına ya da okulda birine aşık olan herkesin geriye gidip o heyecanları hatırlayacağına eminim.

Çok satırın altını çizeceğiniz hayretler içinde kalıp “Bunu biliyor muydunuz?” diye dostlarınıza satırların fotoğraflarını çekip yollayacağınız, derinden hissedeceğiniz bir kurgu olmuş. Uzun zamandır  beni bu kadar etkileyen başka bir kitap olmamıştı.

Son söz: Ne şanslıyım ki Cumhuriyet ve Atatürk sevdalısı bir ailede büyüdüm. Temeli sağlam olanlardanım. Bu ülkede bunu söylemekten mutluluk duyan Atatürk İlkeleri’ ne gönülden bağlı evlatlar yetiştirilmesi dileğiyle…

Yazar Mediha Dinçyürek

Tarih Öğretmeni - İstanbul
Okumasını bilirsen, her insanın bir kitap olduğunu göreceksin. - William E. Channing

Bir yanıt yazın

Ruhumun Durgunsuzluğu

İçimdeki Çocuğun Dünyası