içinde

Azizler Hakkında Sürpriz Bozma

Berkun Oya,  “Masum” ve “Bir Başkadır” dizilerinden sonra senaristliğini üstlendiği, yönetmen koltuğunu ise Taylan Biraderler’e bıraktığı “Azizler” filmiyle Netflix platformunda izleyicilerle buluştu. 8 Ocak 2021 tarihinde gösterilmeye başlanan yapımın başrolünde Engin Günaydın’ı görüyoruz. Haluk Bilginer başta olmak üzere Öner Erkan, İrem Sak, Fatih Artman, İlker Aksum gibi başarılı oyunculardan oluşan zengin bir oyuncu kadrosuna sahip filmde, çocuk oyuncu Göktuğ Yıldırım’ı es geçmek ona yapılacak bir haksızlık olur.

Elbette bir filmin künyesindeki oyuncu kadrosu önemlidir. Ancak oyuncu kadrosu bu filmden geri kalmayan “9 Kere Leyla”, izleyicilerin çoğunda hayal kırıklığına neden olmuştu. Azizler filmine senaryo, oyunculuk, görsellik, derinlik, espri, diyalogların etkililiği gibi unsurlarla bütüncül baktığımızda 9 Kere Leyla filminden çok ötede duruyor.

Azizler filmi yapımcıları tarafından komedi-dram türünde sınıflandırılmış elbette içerisinde kara mizahın ve absürt komedinin unsurları da mevcut. Filmle ilgili yorumlardan önce Türk izleyicisinin komedi filmleriyle ilgili alışkanlıklarına ve beğenilerine bakmak gerekir. Son elli yılda Türk izleyicisi daha çok “karakter komedisi” ve “yanlışlıklar komedisi” türüne ilgi göstermektedir.

Kemal Sunal’ın zirveye koyduğu çıta asla aşılamayacak olsa da karakter komedisi yapan filmler günümüzde ilgiyle seyredilmeye devam ediyor. Hem Kemal Sunal’ın filmleri hem de kalite olarak ona yaklaşma ihtimali olmasa da tür olarak karakter komedisi yapan Recep İvedik gibi filmlerin günümüzde yüksek izleyici kitlesine ulaşması bunun net göstergesi.

Türk izleyicisinin “karakter komedisi” ve “yanlışlıklar komedisi” alışkanlığının kırılmasında Vizontele’yle başlayan başarılı komedi-dram yapımlarının izleyicilerle buluşması etkili oldu. Azizler filmini bu yaklaşımda ele aldığımızda filmin asıl olay örgüsü komedi-dram türüne uygun oluşturulmuş. Absürt komediden ve kara mizahtan istifade edilerek filmdeki toplumsal mesajlara yer verilmiş.

Berkun Oya senaryosunda çocuk yetiştirme, gençlere rol model olma, sosyal medya kullanımı, kişinin gizliliğinin ihlaline kadar birçok toplumsal duruma değinerek bu mesajların etkinliğini artırmış. Bu kadar olguya değineyim derken filmde kopukluklar oluşması engellenememiş. İzleyicilerin beğenisini düşürecek etkenin bu kopukluklar olduğunu düşünüyorum. Filmdeki espriler yerli yerinde ancak sayıca az duruyor. Sahne çekimleri ve sekans oluşumları Taylan Biraderler’in yönetmenliklerine yakışacak seviyede. Herkese iyi seyirler.

Yazar Eren Bülbül

Edebiyatçı / İstanbul
Düşmeye de yükselmeye de hazırlıklı ol

Bir cevap yazın

Bana Göre.

Bedenimiz Kayıt Tutuyor