içinde

Öyle Sarhoş Olsam ki

Öyle sarhoş olsam ki unutsam bir an için tüm olanları, tüm olacakların yaşanmasına engel olsam. Öyle sarhoş olsam ki yaşananlar tüm hayal olsa, öyle sarhoş olsam ki unutsam yarınları… Bir daha ayılmasam…

Öyle sarhoş olsam ki unutsam kendimi, hayal dünyamdaki kırgınlıkları, gerçekleşmeyen umutları. Bedenimde sonu gelmeyen bir ağırlık var her ağırlığın bir ölçüsü yok mudur? Neden  ruhumun ağırlığının sonu yok? Hafiflemeyen ruhumun derinindeki düşünceler, ağır geliyor bedenimin sonsuz yorgunluğu. Ağır geliyor bana… Titreyen elerimin soğukluğu, damlayan gözyaşımın sıcaklığı, sigaramın dumanınaki yolunu kaybolmuş sarhoş bedenim. Ağır geliyor! Bir başka dünyam olsa, yaratsam her şeyi yeniden. Yaratsam yeni dünyamdaki şarkıları, yaratsam yeni dünyamdaki umutları, yaratsam sarhoş dünyamdaki kendimi…

Öylesine bir gece… Ne bir umut ne bir hayal. Hissedemiyorum, hissedemiyorum kendimi, bakışları her şeyi anlatan bir kedinin bakışları var üzerimde gözlerime bakabilseydim anlardım belkide ruhumun ilacını, anlardım belkide baktığım şeyin bir gökyüzü olmadığını, anlardım ne istediğimi. Sahiden ne istediğimi biliyor muydum? Hayat ne istediğime karar verdi mi? Ben mi isterdim hayatın bana getirdiği sonu gelmeyen umutlu umutsuzlukları, acı gerçekleri, ruhumun ağırlığının ilaçsızlığını? Hayat izin verir miydi?

Anılar rahat bırakın beni! Yalnızım, rahat bırakın yalnızlığımla bütünleşeyim. Yalnızlığımın dünyasını kirletmeyin. Öylesine bir geceydi, öylesine bir gece kalsın. Anılar, bana acıları yaşatmayın tekrar! Affetmem kendime yaptığım haksızlıkları, yapılan haksızlıkları. Anılar, dünyama girmeyin, çaresiz ruhumu uyandırmayın. Her şeyi bir rüya gibi düşünsem sarhoş dünyamda silsem anıları…

Nedir bu sessizlik? Nedir dünyama giren anılarımın durmak bilmeyen sarhoşluğu? Nedir bu kadar acı gelen sanatçının acı haykırışı? Yaşıyordum gecenin bana küsüşünü, yaşıyordum gecenin durgunluğunu, yaşıyordum…

Yazar Sizüçen

Bir cevap yazın

Karanlık Günlerden Geçtik

Neden “Edep Ya Hu”