Bazı Ruhlar Evvelden Aşinadır Birbirine

Geçen gün birinin gözlerine baktım ve ürperdim.

Yabancıydı. Adını bile bilmiyordum. Ama o an tam o an içimde bir şey “ah, sen de mi buradasın” dedi. Ses çıkarmadan. Kelime olmadan. Sadece hissederek.

Bunu daha önce de yaşadım. Belki sen de yaşadın. O tuhaf, tarif edilmez his… Yıllardır tanıyormuş gibi oturup konuşabildiğin insanlar. Sessizliğinin bile rahat geldiği birisi. İlk kez bir arada olmanıza rağmen “neredeydin bu zamana kadar” sorusunun bile fazla geldiği o sıcaklık.

Ben buna uzun süre mantık aramaya çalıştım. “Ortak alışkanlıklarımız var, benzer şeylerden hoşlanıyoruz, aynı dili konuşuyoruz” dedim. Belki. Ama bu kadar da değil. Çünkü ortak nokta bulamadığım, bambaşka dünyalardan geldiğimi düşündüğüm insanlarla da oldu bu. Hiç beklemediğim anda, hiç beklemediğim biriyle.

O zaman anladım ki bu işin mantıkla çözülür bir tarafı yok.

Bazı ruhlar gerçekten evvelden aşinadır birbirine.

Bu düşünceyi ilk okuduğumda içimde bir şeylerin yerine oturduğunu hissettim. Sanki hep bildiğim bir şeyi birileri sonunda söylemişti. Ruhlar bu bedenlere girmeden önce bir yerlerde bir aradaydılar. Tanışıyorlardı. Ve biz burada, bu kalabalık, gürültülü, aceleci hayatta bazen tam olması gereken anda onlarla yeniden karşılaşıyoruz.

Bu bir masal değil bence. Bu, yaşanmış şeylerin tek mantıklı açıklaması.

Düşün bir: milyarlarca insan var bu dünyada. Sen sabah çıkıyorsun evden, o da çıkıyor. Siz aynı sokakta, aynı saatte, aynı yönde yürüyorsunuz. Ve bir şey oluyor. Bir bakış, bir kelime, bir gülüş. Ve hayatın bir önceki hali ile sonraki hali arasında ince bir çizgi çekiliyor.

Bunu tesadüf demek çok kolay geliyor bana. Tesadüf bu kadar hassas, bu kadar yerinde, bu kadar zamanlanmış olur mu?

Ben artık şuna inanıyorum: O insanlar sana gelmez. Seninle buluşur. Fark büyük.

Bir de şunu fark ettim zamanla bu his sadece aşkta değil. Bazen bir arkadaşla yaşıyorsun bunu. Bazen bir akrabanla, bazen bir yabancıyla tek bir trende tek bir yolculukta. Ruhların birbirini tanıması, bedenler arasındaki ilişkinin etiketine sığmıyor.

Ve belki de en güzel olanı bu.

Çünkü bu his geldiğinde ne yapman gerektiğini biliyorsun içten içe. Açılıyorsun. Güveniyorsun. Bırakıyorsun kendini o tanışıklığın akışına.

Sen hiç böyle biriyle karşılaştın mı? O “nereden tanıyorum seni” hissini yaşadın mı?

Yaşadıysan iyi ki yaşadın. Çünkü bu dünyada her şey hızla gelip geçiyor. Ama ruhlar birbirini bulduğunda, zaman bir an için duruyor.

Ve o an, bazen bir ömre bedeldir.

Eral Sönmez

Psikolog, Tur Rehberi, Stratejist, Yaşam Koçu, Kültür Araştırmacısı

Dinle00:00
1.0x

Yazıya yorum bırakın

Takip Edin
Arama Trend
Rastgele Yazılar
Yükleniyor

Oturum açma 3 saniye...

Kaydolma 3 saniye...