İş başvurusu yapacak kişilere kolaylık sağlayacak öneriler.
İş başvurusu yapacak kişilere kolaylık sağlayacak öneriler.
Suya Sabuna Dokunmadan, Öpüp Koklamadan, Uykusuz Kalmadan Baba Olunur Mu?
Üniversite hayatımda neler yaşadım? Nasıl daha kolay hale getirdim?
*Güzellikler arasında boğulmuş insan, neyi güzel bulacağını bilemeyen insanlar var dünyamızda. Herkes sever güzeli hak etsede, hak etmese de; peki güzellik en derin anlamıyla neydi? Bir mavi göz mü, dolgun
Sunay Akın’ın kimini antikacılardan, kimini açık artırmalardan aldığı dünyanın dört bir yanında kullanılan oyuncakları derlediği bir müze….
Nedir bu büyüklüğün ey insanoğlu! Allah ruhundan üflediğinden midir? Bu kadar kendini Tanrı yerine koyman. Ben bu dünyanın başıyım havasına girmen. Nedir bu büyüklüğün sebebi insanoğlu. Korktuğunda çığlık atıp, bir
Gördüklerim bildiklerime katıldılar, Duygularımı da kuşanıpAtlılar gibi dilimin ucuna dayandılar. Bir dost bulamadımOracıkta kaldılar. Atlılar hemen yılmadılarBoğazımdan içeri akıpEllerime doğru koştular. BiliyorumYazmak lazım. Ama gel görKelimeler birbirine dolandıBir türlü bir
İnsan bu dünyaya neden hem yaşamak hem de ölmek ister bazen? İnsan çelişkiler makinesidir. Dünyaya çokça küfreder buna rağmen de yinede burda kalmak, sonsuza kadar dünyada yaşam sürmek ister. Yaşamak
Eski fotoğrafları yaksam, Beraber uyuduğumuz o yatakta senin uyuduğun tarafta uyuma cesaretini bulsam, Aynı yolları yürümesem, aynı duraktan binmesem otobüse. Hep sarıldığımız o köşede harcamasam dakikalarımı, Parkın yanından her geçişimizde
Öyle yaralamıştı ki gidişin kapanmaz sanırdım Bende açtığın yaralar öyle değilmiş meğer İyileşiyor zamanla en derin yaralar Unutulmaz sandığın sevdalar bile Unutuyor yavaş yavaş * * * Zaman en büyük
O kadar alışmışız ki ekip olmadan bireysel davranmaya… O kadar üstümüze yapışmıştır ki hatta bayılırız biz de bu duruma… Mesela; belediye başkanı gittiği her kurum, iş yeri… her ne ise
Susma, Susma artık bir şeyler söyle, İyi ya da kötü, Doğru ya da yanlış iki kelam et. Duymalıyım artık sesini, Kulaklarımda çınlamalı kahkahaların. Fısıltına dahi muhtaç olmak mahvediyor beni. Düş,
"Çin Seddi dışında kalan bütün kavimler itaat etmiştir..."
Eğer şu an çektiğim acıya bir puan vermemi isteselerdi, sıfırı dahi layık göremezdim. Beni ölümün kucağına bırakan bu yara, ruhumun yaraları kadar acıtmıyordu canımı. Baksana gökyüzü hala tepemde, deniz hala
Gülüşüm, Karışmayacaksa artık gülüşüne, Yorgun başım, Düşmeyecekse artık dizine, Meftun olsam ne yazar, Ya da yazsa gazeteler adımı maktül diye… * * * Kalbimden, Kalbine yoksa artık bir yol, Ayrılık,
Senelerdir hayalini kurduğum o hayatın tam ortasındayım şimdi. Ölümle burun buruna olmam ve birazdan zar zor elde ettiğim bu hayatın hırçın dalgalara yenik düşecek olması dışında mükemmel bir gün. Güneş
Korkuyorum… Korkularımla yüzleşmekten, Duygularımdan bahsetmekten, Gözlerinin içinde kaybolmaktan, Yolumu bulamamaktan. Korkuyorum… Zamandan, Zamanla benden uzaklaşmandan, Geçirebileceğimiz zamanlara engel olmaktan. Korkuyorum… Seni kırmaktan, Hayallerine prangalar vurmaktan, Aşkımla özgürlüğünü elinden almaktan. Korkuyorum…
Keşke yazmak dışında başka işlere yarasaydı parmaklarım. Mesela kayıp bir kıtayı keşfedercesine dolaşsaydı teninde. Mesela zihnimde noktasından virgülüne kadar canlandırabildiğim o güzel yüzünü dökebilseydi kağıtlara ya da hiç ummadığım bir