içinde

Umutla Beklemek

“Hayat çizgimin bu izdüşümünde, yaşanan bir gerçeklik olarak yer alıyor olman beni öylesine mutlu ediyor ki…”

İnsanın kaçtığı kimi duygular vardır. Umutsuzluk bunlardan belki de en yıkıcısı. Melankolide öyle değil mesela. Bir dönem sevilmiş kişi bir şekilde yitip gitmiştir ama seven bunu kabul edemez. Bir tepki ve bedenine ceza olarak yemeden içmeden kesilir, içine kapanır, ağlama nöbetleri baş gösterir. Sevdiğini gittiği yerden geri çağırır, azıcık da olsa hala bir umudu vardır. Ne bileyim, belki bir mucize olur, bir şekilde geri gelir ve bazı şeyler başka türlü bir hal alır.

Umutsuzlukta işte bu tutunulan ihtimal bile kalmamıştır artık. Kaybedilen sonsuza kadar kaybedilmiştir. Gelecekte bu kaybı telafi edebilecek bir başka kazanç da yoktur. Duyulmuş sevinç tekrar toparlanamaz. Umutsuzluk sevinçsizliktir ve ara ara işleyen sızılı bir kederdir. Umutsuzluğu iyileştirecek olan sevinç ise hayli uzaklarda kalmış bir anıdır. Akılda kalan herhangi bir görüntü, işitilmiş bir ses, damakta kalmış bir tat.

Bazen, hatta çoğu zaman bitti sanılır bazı şeyler, özellikle de umut. Bir kuşatılmışlık hissi, can sıkıntıları, yavaş yavaş öldüren rutinler, hiç bitmeyen kiralar ve borçlar, maddi dünyanın insanı bozan zorunlulukları, efkar atakları, sadece hayatta kalmak için gereken bedensel aktiviteler ve bunları sağlayan enerji hareketleri…

İnsan özgür olduğunu düşünebilir, gerçek sandığı şeylere bunca tapıyorken. Yapılacak tek bir şey var sanırım. Tüm bu olup bitenlere dayanmak, sabretmek üstelik tüm kaslarla ve sinirlerle dayanmak. Sabırdan sebata doğru usulca kürek çekmek. Bir güvercin yüreği tedirginliğinde, titreyen bir mum ışığı ürkekliğinde. Karşı çıkmak mevcut düzenin işleyişine elden geldiğince, kararlı ve dimdik. Ve beklemek onca gürültünün, akıntının, girdabın ortasında. Hırçın akan nehrin kıyısında köşesinde. Bir gelişe hazırlanmak, hazırlıksız yakalanmamak… Telaşa kapılmadan, sessiz ve usulca beklemek, beklediğini dahi fark etmeden beklemek… En zor olana dayanarak, sabrederek; beklemenin can düşmanı olan sabırsızlığa, aceleciliğe pabuç bırakmadan. Mavi/Yeşil

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Arda Erel- Sarsıntı (Shake) Kitabının Özeti Ve Günlerim Nasıl Geçiyor

Jordanizm Kitabından Ders Çıkarılacak Sözler