içinde

Korona Atasözlerimize Bulaştı

Günlerdir Korona’yla yatıyoruz Korona’yla kalkıyoruz. Kendi OHAL’imizi kendimiz yaratıyoruz ve böyle olunca da düşünecek çok zaman kalıyor geriye. Bu içerik de onlardan biri…

* Temizlik koronadan gelir.

Zaten temizliğine düşkün bir millettik ama Sağlık Bakanlığı’nın “Ellerinizi sık sık, su ve sabun ile en az 20 saniye boyunca ovarak yıkayın” uyarısından sonra iyice dikkat eder olduk hatta ellerimizi tahriş etme boyutuna bile geldik sanırım. Yine 14 madde arasında olan “Kıyafetlerinizi 60-90 derecede normal deterjanla yıkayın” ve “Kapı kolları, armatürler, lavabolar gibi sık kullandığınız yüzeyleri su ve deterjanla her gün temizleyin” uyarıları da temizliğin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.

* Selam verdik, koronalı çıktık.

Böylesi bir durumla karşılaşmamak için“Soğuk algınlığı belirtileri gösteren kişilerle aranıza en az 3-4 adım mesafe koyun.”

* Koronanın yanında yaş da yanar.

“Öksürme ve hapşırma sırasında ağzınızı, burnunuzu tek kullanımlık mendille kapatın. Mendil yoksa dirsek içini kullanın.” Olası bir taşıyıcılık durumunda çevrenize zarar vermemek ve başkalarını da yakmamak için bu uyarıyı da ihmal etmeyin.

* Bir elin nesi var, iki elin koronası var.

“Tokalaşma, sarılma gibi yakın temaslardan kaçının.”

* Korona baştan kokar.

“Ellerinizle gözlerinize, ağzınıza ve burnunuza dokunmayın.”

* Koronanın sesi uzaktan hoş gelir.

“Yurt dışı seyahatlerinizi iptal edin ya da erteleyin.” Koronanın sesi uzaktan da hoş gelmiyordu, Çin’deyken de üzülüyorduk hepimiz ama ülkemize gelince daha bir panik yapar olduk haliyle.

* Koronanın koyunu, sonra çıkar oyunu.

Boşuna demiyorlar “Yurt dışından dönüşte ilk 14 günü evinizde geçirin.” diye. Sonradan üzülmemek için bu kurala lütfen riayet edelim.

* Güneş girmeyen eve korona girer.

Malum, dışarı çıkamıyoruz, havasız da kalmamalıyız. Aynı zamanda sıcak havalarda virüsün etkisinin azalacağı da umutlar arasında.

“Bulunduğunuz ortamları sık sık havalandırın.”

Eskiden misafir gelince kolonya ikram edilirdi, ne zarif bir düşünceymiş, eve gelenleri çaktırmadan dezenfekte ediyormuşuz.

* Nerde çokluk, orda korona.

“Soğuk algınlığı belirtileriniz varsa yaşlılara ve kronik hastalığı olanlarla temas etmeyin ve maske takmadan dışarı çıkmayın.” Bir süre izole şekilde yaşamaya devam…

* Ayağını koronaya göre uzat.

Herkes ayağını kendi yorganına göre uzatıyorsa bu dönemde herkes kendi havlusuna göre uzatsın. “Havlu gibi kişisel eşyalarınızı ortak kullanmayın.”

* Su içene korona bile dokunmaz.

“Bol sıvı tüketin, dengeli beslenin, uyku düzeninize dikkat edin.” Gördüğümüz gibi su hayattır.

* Ateş olmayan yerden korona çıkmaz.

Griple nezleyle çok karıştırılan ancak en önemli farkının yüksek ateş olduğu bu hastalık için en güzel atasözü bu oldu galiba. Düşmeyen ateş, öksürük ve nefes darlığınız varsa, maske takarak bir sağlık kuruluşuna başvurun.

* Bana dokunmayan korona bin yaşasın.

Yok!!! Bana dokunsa da dokunmasa da hiç yaşamasın. Tez zamanda yok olsun, gitsin.

* Korona kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır.

Mart kapıdan baktırırdı normalde ama bu seneki Mart’ta Korona kapıdan baktırdı hepimizi. #EvdeKal #HayatEveSığar

* Koronanın düşkünü, dışarı çıkar kış günü

Benim bu atasözünün orijinaliyle çok güzel anılarım olmasa da bu konuya çok uygun. Normal bir zaman yaşamıyoruz, o yüzden genci, yaşlısı lütfen dışarı çıkmayın. Zaten hava soğuk, ne yapacaksınız dışarda? Yoksa bir sonraki atasözü sizin için geçerli olabilir.

* Ne ekersen korona biçersin.

Tedbirlerimizi alalım, şu belayı bir atlatalım, sonra güzel şeyler ekip biçelim, korona değil…

* Korona kılıçtan keskindir.

Eğitime verilen arayla birlikte kalemden daha keskin olduğunu gösterdi. Bu işin şakası yok, okullar, ibadet yerleri, bütün AVM’ler bu kadar uzun süre ne zaman kapandı ki…

* Damlaya damlaya korona olur.

1 kayıpla başladık, an itibariyle 75’e ulaştık… Daha çoğalmamak için dişimizi sıkacağız mecburen.

* Koronayı alan Üsküdar’ı geçti.

Virüsün ülke sınırlarına girmesini anlatan en güzel atasözü bu olurdu sanırım.

* Gülme korona, gelir başına

Gülünecek bir durum yok, gülmedik elbette ama dikkat edelim hem kendimize, hem çevremize. Çünkü ne demişler “Çıkmadık koronadan umut kesilmez.”

Bir eğitimci olarak, çocuklarınızın yanında çok fazla virüsten bahsedip onların psikolojisini bozmamanızı, onlara güzelce bu günlerin geçeceğini ama bir süre parktan, bahçeden uzak kalmamız gerektiğini, bu süre içinde birlikte kaliteli vakit geçirebileceğinizi, temizliğin çok önemli olduğunu anlatmanızı, yanlarında çok fazla ölüm olaylarından bahsetmemenizi, hatta mümkünse haberleri onların yanında izlememenizi tavsiye ediyorum.

Koronavirüs Alacağınız Tedbirlerden Daha Güçlü Değildir!

Gelecek güzel günlere ulaşmak dileğiyle…

3 Yorum

Yorum Bırakın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Beni Kör Kuyularda – Hasan Ali Toptaş

1-2-3 Kayıt…