Evrende ki en büyük korkun ile en büyük arzunun aynı şey olması ne tuhaf değil mi?
“Gülümse” dedi. İçinden nasıl geliyorsa öyle gülümse! İstersen bir çocuk şenliğiyle kahkaha at, İstersen de şehvet içersin gülmen, İstersen masumca kıkırda… Birine bağlama gülüşünü, o yanından gitti diye de gülmekten
Rüya Gibi Bir Kadın, Bizim diyen, Elleri titreyen bir kadın gördüm Rüyamda. Karşıma dikilmiş bana bakıyorken, Elinde bir çiçek, Yaprakları yere bakan, Solmuş, koparılmış, dağılmış Bir çiçek. Kalbi kırılmış, ağlamış
Sessizleştim… Konuşmanın hiç bir işe yaramadığını anladığım da, İnsanın kendini ifade etmesi için paralamasının hiç bir şey ifade etmediğini anladığım da, İyi konuşmada art niyet, Kötü konuşmada yaftayı yediğimde, Sessizleştim….
Bugün günlerden yalancı baharMart güneşi aldatıcı ve soğukBugün günlerden kırılan dalgalarKayanın yosunu bir var bir yok Bugün günlerden mahsun bakışınGözbebeğin ışıl ışıl parlıyorBugün günlerden sana sarılmakKalbinin derinliğine tutunmak Bugün günlerden
Bir gün yanımdasın bir gün uzaktaBazen gözlerinin içi gülerkenBirden dalarsın hüzünle ufuklaraBir de bakmışsın ellerin ellerimdeBir gün yanımdasın bir gün uzakta Birimizin elleri soğuk birimizin ki sıcakIsınır kalbimizde üşüyen ruhlarımızKaçarken
Bir şişe duruyor masada, öyle mahzun,Bir şarkı fısıldıyor kulaklarıma adını,Geçmişten bir koku, ciğerlerimi dolduran,Kırıyor kemiklerimi, yok ediyor tüm varlığımı. Ölümü hissediyorum bir papatya kokusunda,Ölümü arzuluyorum,Yeşermesi gerekirken tüm dallarımın,Bahara inat yapraklar
Duvarlarında çiçekler bitmiş, yürüdüğümüz yolların, Sen yoksun, mevsim dinlemiyor şehir, hafif ağlamaklı, Ve bilirim, hiçbir ölü dilemez tekrar nefes almayı, Bir avuç toprak olur kimi zaman huzurun diğer adı, ***
Uzun uzun şarkılar yazmam lazım sana, Uzun uzun sevmem gerek seni sabah beş buçukta, Uzun uzun betimlemeliyim seni, Şu kısacık ömrün en başında. *** Uzun uzun yolların sonunda ulaşmam lazım
Ben seni eylülde sevdim. Hazan yaprakları düşerken hani… Nisan bilmez mayıs bilmez. Ayrılık rüzgarları eserken… *** Ben seni eylülde sevdim. Sonbahardan çıkmış yüreğim kışa girerken… Çocukların uçurtmalarını uçurmadığı, Tazelenme şarkılarının
Ezbere bildiğim yolların var, İki derin nefesten sonra, Sol kaburganın altında dinleneceğim yerler. Ezbere bildiğim acıların var, Kendi ellerimle açtığım, Ve deştiğim üstelik. Ezbere bildiğim sonlarımız var, Gidenin sen, kalanın
Ah bu yalnızlık hiç bitmeyecekZaman sensiz akmayacakGöz yaşlarım kuruyacakÖlüm beni hatırlayacak… ***Dudaklarım hayalinleEllerim avuntularlaBedenin sensizlikleHatıralar hiç eksilmeyecek … ***İçimdeki umutlarımDuman gibi uçar giderKaranlığın ortasındaSöner ışığım bir anda… ***Ah geceler gecelerDüşüncelerim
Uzun süren gecelerinden birinde Büyükada’nınVaktiyle bir efsane hâsıl olmuş tam altında koca çınarınŞarkılar söylenmiş, ağıtlar yakılmış, kahkahalar atılmış, ölüler gömülmüşBu garip bilmeceyi ansızın kör bir dilenci çözmüş Bir “Cümbüş” vardı
İnanmak …Tek bir kelime ve milyonlarca çağrışım …İnanmak …Belki de saatlerce durup aynı noktaya bakmaktı …Flu hayallere hapsolmaktı …İsli duvarlara yaslanmaktı …Tozlu aynalarda görme yetisi olmayan birinin kendisine bakmasıydı …Umut