Kirpiklerinden gayrı, Üç geceye düştüm, Üç ölüme büründüm, Üç yoksulluğun bağrından, Parmak uçlarına süzüldüm. * * * Kirpiklerinden gayrı, İlk gecem ayrılıktı, İkincisi yıldızsız. Üçüncüsünde gökyüzüm karanlıktı, Gecem ıssız. *
Kirpiklerinden gayrı, Üç geceye düştüm, Üç ölüme büründüm, Üç yoksulluğun bağrından, Parmak uçlarına süzüldüm. * * * Kirpiklerinden gayrı, İlk gecem ayrılıktı, İkincisi yıldızsız. Üçüncüsünde gökyüzüm karanlıktı, Gecem ıssız. *
Akıp giden zamanın içindeHep mutlu ya da hep üzüntülü olmayı istesek de başaramazdık.Bilemezdik mutlulukların ansızın gelip bizleri yerle bir edeceğini,Hüzünlerin ise bize daima yoldaş olacağınıAklımıza sığdıramazdık.Delicesine sevdigimiz haldeVeremezdik kalplerimiziAğlayan yüreklere.
Aman Allah’ım Toprak ekmek veriyor farkında mısın! Sen hala nefretle oynuyorsun. Baş parmağım kesiliyor O iki gün sonra iyileşiyor.Niye kestin diye sormuyor. Doğunun güneşi bu;Hiç bir sabah ikiletmiyor.Bu sana çok
Şair Mehmet Ali Kalkan, Eskişehir’in yetiştirdiği nadir insanlardan biridir.Çukurova Üniversitesi, Mühendislik Bilimleri Fakültesinde eğitimini tamamlamış. İnşaat Mühendisi olarak görevine devam etmektedir..Çağrı, Altınoluk, Akın, Dost Kalemler, Anasam, Size, Töre, Anadolu, Türk
Düşünüyorum,Ama sadece seni,Beni sihirli bir peri gibi büyüledin,Aşkın büyüsü bu.Uzaklara bakan bakışların yaptı bu aşkı,İstesen de istemesen de,Efsunlu bir tütsü gibi sardı kokun beni,Bir nehrin akışı gibi sana aktım hep,Sonunda
Olmadı olamazdı bu vazgeçilmezlik,Sanki her zaman yaşanmazdı sensizlik,İçimde içimde büyüyen bu koskocaman sessizlik…Farkında mısın?Farkında olmadan yaşadığımız bu hissizlik,Saf ve temiz bir pınar içinde,Ben sapsarı bir güneş,Sen bembeyaz bir ay,Oysa kafamızın
İçimden geçen tüm güzelliklerin sebebi;Aklıma her geldiğinde heyecanlandığım,Her an arayıp sormak istediğim,Her saniye mutlu etmek istediğim,Hüznünle, tebessümünle güldüğümSağlığına dualar ettiğim,Dünyadaki tüm çiçekleri ayaklarına sermek istediğim,Elini her tuttuğumda ürperdiğim,Gözlerine her baktığımda
Yazamıyorum artık.Neden yazayım ki…Neden yazmalıyım?Anlatmak zorunda mıyım gerçekten bir şeyleri?Söylemek zorunda mıyım damarlarımın dahi kuruduğunu artık,Yaşamanın ağırlığı altında ezilirken,Nefessizliğin acısı tüm vücudumu sarmışken,Bir duman,Nefesimi dahi alıp götürmüşken,Zorunda mıyım? *** Yazmak
Kim bilir kaç ölü sevda doğuruyor gece,Kim bilir hangi yolları kendine mesken seçiyor ecel,Ölüm bu kadar yakınken bir dudağın kıyısına,Kaç kere öpmek gerekiyor bir cesedi ölümün kıyısından.. Nerde şimdi sırtımın
İlk ayrılık değil bu yaşadığım son da olmayacak Ne acılar gördüm, ne ihanetler, ne nankörler Ne vefasızlıklar geldi geçti ömrümden Karartmam içini, kapanır bir gün yaralarım Bu günler de geçer,
Yoruldum ben artık çırpınıp durmaktan Tekrar tekrar aynı sorunlarla boğuşmaktan Hakkımda hüküm kurup yargılamandan Gideceksen git daha kötüsü olmadan Bundan kötüsü olmaz ya ne olacaksa olsun artık * * *
Açtım gönlümün kara defteriniYaptım senle geçen yılların muhasebesiniGördüm hatalarımın günahlarımın mahkemesiniKestim kendi cezamı ben o defteri artık kapattım * * * Ve anladım kiBoşa gitmiş onca yıl yazıkVefa borcuymuş sevgi
Nasıl başlamıştı aşkımız bak nasıl oldu sonu Sevgilim sen şimdi başka kollarda sense sensizim Öyle aşıktık ki öylesine mutlu hak etmedik böyle bir sonu Sevgilim sen şimdi başka kollarda bense
En güzel şiirimin ellerinde solmuş bedenim,Ölümlerin teninde raks ettiği bir deliyim,Delirdim,Sesini duymadığım gecelerin sabahında,Delirdim!Bir başkasının gözlerinden yüreğine düşen tebessümlerin kıyısında. Aldanma onlara, Sevgili Sevgilim,Aldanma kanında karıncalanan saatlik sevgilere,Bu yolları bir
Neden şiirlerim hep ayrılık, mutsuzluk üzerineBilmiyorum ki mutluluğu, nasıl bir his, duygudur,Nasıl yazayım bilmediğim bir konudaNasıl anlatılır, nasıl tarif ederim, hiç bilmediğimiYüreğe düşmeyen dökülür mü hiç kaleme * * *
Konuştuk yine kalbimle… Dün gece yine senden bahsettik, uzun, uzun Sensizliğin zindanında, sensiz bir volta attık Özlemle konuştu: Çok özlemiş, ağladı gidişine, Sonra yine uzun bir sessizlik çöktü, Bir sigara
Sevmek özlemektir seni her düşen yağmur damlasında düşlemek.. Hiç bitmeyen tutku ile hayata bağlanmaktır. Bebek adımları ile yürümektir düşe kalka Umutsuzluğa direnmek, karanlığa küfretmektir. * * * Seni sevmek!… Belki
Yıllar geçti senin aslın benden gideli Ben hayalinle yaşarım, yaşayamadıklarımı Sensizliğimin fırtınalarında Benim limanım, sığınağım olur gece ve hayalin, Çıkar gelir ansızın, davetsiz misafir gibi Oturur yatağımın baş ucuna bakar
Bu şehirde sen vardın her cadde ve sokağındaSana çıkardı bütün cadde, sokaklar, çıkmazlar senSen kokardı havası, gülü, çiçeği senAşk bu şehirde güzeldi, bu şehir sende * * * Bu şehir