1947 yılında, Bregenz’de dünyaya geldi.Savaşın hemen sonrasıydı. Avrupa hâlâ yorgundu, şehirler hâlâ suskundu. Ama onun hikâyesi, o günle başlamadı aslında. Çok daha önce, göç yollarında, kaybedilmiş yurtların hatırasında başlamıştı. Kırım
1947 yılında, Bregenz’de dünyaya geldi.Savaşın hemen sonrasıydı. Avrupa hâlâ yorgundu, şehirler hâlâ suskundu. Ama onun hikâyesi, o günle başlamadı aslında. Çok daha önce, göç yollarında, kaybedilmiş yurtların hatırasında başlamıştı. Kırım
Bazen insanın zihni geçmişte takılı kalır. Bir söz, bir karar, bir an… Keşke farklı davransaydım dediğimiz birçok an vardır. İnsan doğası gereği yaşadığı olayları tekrar tekrar düşünür, alternatif senaryolar kurar.
Para üzerine düşünürken, bir noktada şunu fark ettim: Parayı ne kadar çok tanımlamaya çalışırsam, o kadar eksik kalıyor. Çünkü para tek başına bir anlam taşımıyor. Ona anlam yükleyen şey, hayatın
Bazı günler vardır, takvimde yalnızca bir sayı değildir. Bugün, o günlerden biri. Dört tane “bir.” Kusursuz bir simetri, neredeyse evrenin bize göz kırptığı bir hizalanma. 11.11 — bir şeyleri fark
Yunan mitolojisinde Narkissos adında bir genç vardır; suya yansıyan yüzüne âşık olur ve o görüntüye ulaşmak isterken yok olup gider. Aslında bu hikâye, insanın kendi benliğine duyduğu hayranlığın tehlikeli yanını
Bazen aşk sandığımız şey, aslında bir yanılsamadır. Seni göklere çıkarır, eşsiz hissettirir, “işte bu” dedirtir. Ama sonra, aynı hızla yere çarparsın. İşte o an, yaşadığın şeyin aşk değil, aşk bombardımanı (love bombing) olduğunu fark
Bazen dostluklar büyük bir kavgayla değil, küçük bir sessizlikle biter. Bazı insanlar hayatına o kadar erken girer ki, ne zaman dost olduğunuzu bile hatırlamazsınız. Hep oradadır. Bir şekilde hep yanınızdadır.
İnsanlık, binlerce yıldır “Ben kimim, neden buradayım, nasıl yaşamalıyım?” sorularına cevap arıyor. Coğrafyalar değişse de bu arayışın temelinde aynı özlem var: hakikate ulaşmak ve yaşamın anlamını kavramak. Felsefi inanışlar farklı
Finlandiya eğitim modeli uzun yıllardır dünyada en başarılı eğitim sistemlerinden biri olarak gösterilmektedir. Finlandiya eğitim modeli, öğrenci merkezli yaklaşımı, sınav baskısını azaltması ve öğretmenlere verilen yüksek değer ile dikkat çeker.
Bir sahnede loş ışıklar altında hipnotizmacı seyircilerden birine dönüp, “Üç dediğimde uyuyacaksın” der. İzleyenler şaşkınlıkla, karşısındaki kişinin gözlerini kapatıp gevşediğini görür. İşte tam da o anda herkesin kafasında aynı soru
Kaybetmek çoğu zaman fark etmeden başlar… Sessizlik, ilgisizlik ve unutulan küçük ayrıntılarla. Bir kadını kaybetmek öyle sanıldığı gibi tek bir yanlış adımın ya da büyük bir kavgayla söylenmiş ağır sözlerin
Bazen kendimi aynı düşüncenin içinde sıkışıp kalmış gibi buluyorum. Defalarca düşündüğüm, dönüp dolaşıp yine aynı noktaya vardığım anlar var. Hani bir şarkıyı tekrar tekrar dinlersin ya—başta keyifli, sonra baş ağrısı…
Bir gün, kendi kendime “neden hep kolay olanı seçiyorum?” diye sordum. Kolay olanı seçtiğim her sefer, kısa vadede rahatlatsam da uzun vadede hep yordu, pişman etti, sıradanlaştırdı. Oysa zor görünen
İnsanın hafızası tuhaf bir şey… Bir yandan kim olduğumuzu belirleyen en büyük güç, bir yandan da bize en ağır yükü taşıtan. Bazen geçmişteki bir gülümsemeyi, çocukluğumuzun kokusunu, sevdiklerimizin sıcak sesini
Sevgi… Hayatımızın en çok konuşulan, en çok şiire, şarkıya, romana konu edilen duygusu. Peki hiç düşündünüz mü, sevgi gerçekten sıralanabilir mi? Birini diğerinden daha çok sevmek, sevgiyi ölçmek ya da
7 Eylül 2025… Bugün Türk voleybol tarihinde yeni bir sayfa açıldı. Bizim gururumuz, A Milli Kadın Voleybol Takımımız, yani Filenin Sultanları, Tayland’ın Bangkok kentinde oynanan Dünya Voleybol Şampiyonası finalinde İtalya’ya
Geçenlerde elimde yine Martı Jonathan Livingston vardı. Küçük, incecik bir kitap ama etkisi asla sayfa sayısıyla ölçülmüyor. İlk bakışta “bir martının hikâyesi, ne kadar derin olabilir ki?” diye düşünebilirsiniz. Ama birkaç sayfa
Bir sabah uyandığınızı hayal edin… Eliniz yatağın kenarına sarkmış, sıradan bir manzara. Ama sonra bir bakıyorsunuz, eliniz sanki size ait değilmiş gibi hareket ediyor. Yastığınızı itiyor, üzerinizi açıyor, hatta yüzünüze
Uçağa ilk binişimi dün gibi hatırlıyorum. İçimde tarifsiz bir heyecan vardı ama heyecanın içinde derin bir kaygı da gizlenmişti. Kapalı bir tüpün içinde, gökyüzünün binlerce metre üzerinde olma düşüncesi aklıma
Ben Freud. Birçoğunuz beni “her şeyi cinselliğe bağlayan adam” olarak tanıyorsunuz. İnsan ruhunun derinliklerine dair söylediklerim bazen hayranlıkla, bazen öfkeyle karşılandı. Oysa ben yalnızca insanın iç dünyasını, bastırılmış arzularını ve