Ben Freud. Birçoğunuz beni “her şeyi cinselliğe bağlayan adam” olarak tanıyorsunuz. İnsan ruhunun derinliklerine dair söylediklerim bazen hayranlıkla, bazen öfkeyle karşılandı. Oysa ben yalnızca insanın iç dünyasını, bastırılmış arzularını ve
Ben Freud. Birçoğunuz beni “her şeyi cinselliğe bağlayan adam” olarak tanıyorsunuz. İnsan ruhunun derinliklerine dair söylediklerim bazen hayranlıkla, bazen öfkeyle karşılandı. Oysa ben yalnızca insanın iç dünyasını, bastırılmış arzularını ve
Balkonda oturuyorum, elimde sıcacık bir kahve, bir Ağustos akşamüstünün tatlı esintisi yüzüme çarpıyor. Sokak lambaları yeni yanmış, aşağıda çocuklar kahkahalarla koşturuyor, bisikletler vızır vızır geçiyor. Gökyüzü turuncuyla mavinin dansında, yavaş
Hepimizin hayatında en az bir kez yaşadığı ya da yakından gördüğü bir durum vardır: Kadınlar hep dürüst, nazik, sadık bir adam istediklerini söyler. Ama ne hikmetse iş pratiğe geldiğinde o
Hayat bazen öyle anılar bırakıyor ki, zamanın bütün telaşına rağmen silinmiyor. Bir şarkının ortasında yakalayan melodi ya da kalabalığın içinde tanıdık gelen bir yüz… Bir anda kapılar açılıyor ve insan
Geçenlerde arkadaşlarla otururken konu yine dönüp dolaşıp influencerlara geldi. Birisi dedi ki, “Ya kardeşim biz okuduk da ne oldu? Şu an işe gidip geliyoruz, maaşı zor yetiriyoruz. Adam sabah uyanıyor,
20 Mart 1991 sabahı New York. Yüksek bir apartmanın 53. katındaki dairede, dört yaşındaki Conor annesiyle birlikte kahvaltısını bitirmişti. O gün babasıyla dışarı çıkacak, öğle yemeği yiyecek, ardından Central Park’ta
Tahtımın ağır yükünden uzaklaşıp kuzeyin soğuk diyarlarına vardığımda, beni karşılayan şey yalnızca dondurucu rüzgârlar değildi. Gökyüzünün perdesini aralayan o büyülü ışıklar, yani kuzey ışıkları, gecenin karanlığını bir masal gibi aydınlatıyordu.