içinde

Ah Gelenekleriniz!

Gözlerimin içine bakarak isyan ediyordu. Çoğu insanı canından eden, kavgaların zincirleme oluşuna sebebiyet veren, kız çocuklarının her zaman hor görüldüğü, kadınların tek görevlerinin doğurmak ve hizmet etmek olduğunu aşılayan geleneklere… Bu öyle bir gelenek ki sonu asla gelmeyeceğini düşündüğüm bir gelenek. İnsanlarla o kadar bütünleşmiş ki neredeyse bir kıtayı içine alacak kadar dolu düşünceler. Ve bitmemesi için de direnen insanlar, ölürcesine savundukları saçmalık dolu dünyaların geleneği, çoğu kız çocuğunun dünyasını yok ettiği; kadınların, erkeklerin egemenlik sürdükleri dünyalarında ölürcesine hizmet edip hapsedildikleri  gelenekler…

“Meryem’in ne suçu var şimdi söyler misin? O mu dünya ya gelirken cinsiyetine karar veriyor? Nedir bu sonu gelmeyen eşitsizlikler, nedir hakimiyetin tek erkeklerde olduğunu söyleyen insanların aptal düşünceleri.!” Öylesine bir isyandı ki dinlerken yüz hatlarımdaki sinirlerin gerildiğini hissettim, gözlerimin buğulu dünyasında izledim onu… Gözlerindeki öfkeyi sadece ben değil, etrafımda hiçe saydığımız her şeyde görebiliyordu…

Öfkeliyim, kızgınım. Ama neye, kime kızmam gerektiğini bilemiyorum. Hangi birimize kızmalıyım, hangi birine kızmalıyım? Evdeyken teyzesinin oğlu tarafından tecavüze uğradığı için öldürülen Güldünya’ nın geleneği bu! Sevdiği çocuğun evine gittiği için ani bir kararla 13 yaşında evlendirilen K. nın geleneği bu! 15 yaşında hamile kaldığında mahkemede babasının “en azından yabancıdan değil” dediği meleğin geleneği bu! “12 yaşındayken oğlan doğurayım diye babam yaşındakine kuma verdiler” diyen nadire teyzenin geleneği bu! Erkek çocuğu yok diye kaynı tarafından kandırılıp tecavüze uğrayan M. nin hikayesi bu! Var mıdır bu geleneklerin, törelerin sonu, var mıdır?

Nereye kadar sürecek bu durak bilmeyen çürümüş düşünceler? Nereye kadar susacağız bu kadar kızın dünyasının yok oluşuna şahit olurken? Neden peki? Neden sorgulamıyoruz? Neden bunların sonu gelmiyor? Neden ileriye gideceğimizi düşünürken tökezleyip düşüyoruz? Neden?

Ve bir Ayşe Tükrükçü geçti bu geleneklerden. 9 yaşında amcasının tecavüzüne uğradı, kocası tarafından geneleve satıldı, 7 genelevde çalıştı… Mahkemede kendini savunurken annesine karşı “Sen gittin kendini orada burada, bilmem ne ettirdin, suçunu da amcanın üstüne atıyorsun. O..spusun sen!” dedi. Böyleydi gelenekler. Bir küçük kızın dünyası, bir genç kızın hayalleri, bir kadının kariyerini yiyip bitiren gelenekleriniz… Geleneklerimiz…

“Kemikleşmiş inançları kırmak kolay mı sanıyorsun?”
“Kolay değil, ama mümkün.”

İster adına cehalet deyin, ister eğitimsizlik, ister gelenek, ister coğrafya… Her ne derseniz deyin bunlardan: ben de, sen de, o da hepimiz sorumluyuz.!

Yazar Sizüçen

Bir cevap yazın

Hoşçakal Sevdam

Aslında Söyleyeceğim Çok Şey Vardı