Dolunay

Bir dostun hikâyesi...


Bugünümden iki sene önceydi, kaybolmuş değil ama arayış içerisindeydim. Bir başkasını geçtim, kendimi dahi düşünemeyecek kadar dalgındım. Attığım adımdan, soluduğum nefesten haberim yoktu. Geleceğe o kadar odaklıydım ki, anı kaçırıyordum. Hayatımdaki kadın mutsuzdu, beni anladığını ama onu ihmal ettiğimi tekrarlıyordu her defasında. Beni anlamadığını biliyordum.

Düşüncelerimin arasında boğulduğum bir iş gününde, sen indin merdivenlerden. Sarı saçların, bir güneş gibi doğdu karanlık girdabımın ortasında. Önüme çıkan her insana seni sormak istiyordum, tüm bu şehri seni sayıklayarak dolaşmak istiyordum. Ama sen cennetteki o yasak meyveydin ve soracak olursan eğer ben Adem kadar cesaretli değildim; uyacak bir şeytanım yoktu.

Dostum dediğim bir adam vardı o zamanlar, seni istediğini biliyordum. O seni isterken ve ben bir başkasının yanında açıyorken gözümü sabahlara nasıl arzulardım seni… Bu koskocaman bir delilikti ama herkes bilirdi ben deliliğin ete kemiğe bürünmüş haliydim. Ya da o kadar güçsüzdüm ki, engel olamıyordum aklımdaki sana. Seni düşünmeye, seni istemeye. En azından günün herhangi bir saatinde seninle iki saniye göz göze gelmeyi beklemeye.
Neden diye sorsalar susup kalırdım, neden diye sorsan hala susup kalırım. Sen kelimelerimin bittiği o noktaydın, oysa ben her şeyi anlatabilirdim herkese ama seni anlatamazdım. Devrin en güçlü kalemi de anlatamazdı seni, hiçbir ressam resmedemezdi o güzel yüzünü.

Günler ayları, aylar yılları kovaladı, yıllar beni bitirdi. Sen o adamın yanında kahkahalar atarken, ben hala açarken gözümü bir başkasıyla bıçaklar saplandı ruhuma. Kaçmaya çalıştım senden, zihnimde yolumu değiştirdim her defasında. Gözlerinin içine hiç bakmadım, seni onun yanındayken izlemedim hiç. Bir gün benim olabileceğini, bu satırları gözlerinin içine baka baka okuyabileceğimi düşünmedim. Sen yasak meyveydin âhu gözlüm, ben Adem değildim…

Bir gece sıkıldım bu cennetten, bir gece Adem oldum; bir gece ben uzun uzun bakarken gözlerine, sen anlatırken bana uzun uzun bir şeyleri tatmak istedim bu yasak meyveden. Kötü bir adamdım, sana bunu yapmamalıydım belki ama bize inandım, bize çok inandım.
Ağladın, bağırdın, çağırdın, vurdun belki… Hatırlamıyorum. Hatırladığım tek şey girdabıma, geceme güneş gibi doğan o sarı saçlarının usul usul salınışıydı rüzgarda. Sakinleşecektin ve anlayacaktın beni. Belki gün gelecek sen de beni sevecektin.

Ve bir akşam, ay ışıldarken gökyüzünde Tanrı kabul etti dualarımı âhu gözlüm, şimdi sen boynumda, saçların burnumda huzurlu uykularımın bilmem kaçıncısındaydım. Az kaldı ezberleyeceğim kirpiklerinin sayısını, seni şu bağrımda bir ömür saklayacağım.

Ben yasak meyveyi yiyen Adem, âhu gözlüm… Kirpiğin düşmesin yere, bu sevdanın tüm vebalini, günahını boynumda taşıyacağım.


Yaren Gece ÖZTÜRK

SizVeBiz BLOG Editörü, Adana

BTU-International Relations

 

12 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  1. Kadın yazar olarak bir erkeğin ruh hallerini çok güzel anlatmışsınız. İsminizi görmesem yazarın erkek olduğuna yemin ederdim. Sevgiler…

  2. Yazıda çok güçlü animus söz konusu. İçerik tedirgin edici. Bilinçdışındaki karanlık ve travmatik unsurlarla birleşen varsayimlar. Sonucu derin aşk ya da derin nefret uyandırmış güçlü ilişkilerin yarattığı durumlar. 8 saniye filmindeki gibi ruyalar varsa; gölgeler görünmek ister biz istesek de istemesek de…

Yazı Formatı Seçiniz
Kişisel Test
Kişiliğe dair bir şey ortaya çıkarmayı amaçlayan sorular dizisi
Basit Test
Bilgiyi kontrol etmek isteyen doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi
Anket
Karar vermek veya görüş belirlemek için oylama yapmak
Serbest Yazı
Yazılarınıza Görseller Bağlantılar Ekleyebilirsiniz
Liste
Klasik İnternet Listeleri
Geri Sayım Listesi
Klasik İnternet Geri Sayım Listeleri