Her Şeyi Bıraktım ve Şunu Fark Ettim

Her şey yolundaydı.

En azından ben öyle sanıyordum. İşimde ilerliyordum, arkadaş ortamım keyifliydi, rutinlerim oturmuştu. Sabahları isteksiz uyanmıyordum, akşamları “bugün de boşa geçti” hissi yoktu. Hayat, kendi akışında dengeli bir şekilde ilerliyordu.

Sonra bir şey değişti.

Ama ne olduğunu tam olarak anlayamadım.

İş yerinde aynı şeyleri yapmaya devam ediyordum ama artık sanki daha zor geliyordu. Önceden keyif aldığım sohbetler, yavaş yavaş şikâyet seanslarına dönüştü. Küçük problemler büyütülmeye, önemsiz detaylar konuşulmaya başlandı. Herkes bir şeylerden rahatsızdı. Garip olan şu ki, ortada yeni bir problem yoktu. Aynı işler, aynı insanlar, aynı düzen…

Ama hisler farklıydı.

Bir süre bunun benimle ilgili olduğunu düşündüm. Belki yorulmuştum, belki motivasyonum düşmüştü. Kendimi sorguladım. Daha fazla çalışmayı denedim, daha pozitif olmaya çalıştım. Ama ne yaparsam yapayım o ağırlık hissi geçmedi.

Sonra durup izlemeye başladım.

Konuşmaları, tepkileri, ortamın enerjisini…

Ve fark ettim.

Bu değişim benimle başlamamıştı.

Ortamda bir kişi vardı. Sürekli şikâyet eden, her şeyi eleştiren, hiçbir şeyi yeterli bulmayan biri. İlk başta çok dikkat çekmiyordu. Hatta bazı söyledikleri mantıklı bile geliyordu. Ama zamanla bu durum bulaşıcı hale geldi.

Onun bakış açısı, yavaş yavaş hepimizin bakış açısına dönüşüyordu.

Eskiden “idare eder” dediğimiz şeyler artık “rezalet” olmuştu. Önceden güldüğümüz konular artık can sıkıcı geliyordu. Küçük aksaklıklar, büyük sorunlar gibi konuşuluyordu.

Negatiflik, sessizce yayılmıştı.

İşte o an anladım:
Bazen hayat kötüye gitmez.
Sadece birinin bakış açısı, herkesin gerçekliği haline gelir.

Bu farkındalık her şeyi değiştirdi.

Kendimi düzeltmeye çalışmayı bıraktım. Ortamı gözlemlemeye başladım. Ve en önemlisi, sınır koymayı öğrendim.

Negatifliği normalleştiren o kişiden uzaklaştım. Tartışmalara girmedim, şikâyet döngüsüne dahil olmadım. Zamanla, onun olmadığı ortamlarda nefes aldığımı fark ettim. Konuşmalar hafifledi, işler yeniden anlam kazandı.

Ve en ilginci şu oldu:

Hiçbir şey değişmemişti…
Ama her şey düzelmişti.

O zaman anladım ki, bazen çözüm daha çok çalışmak, daha çok sabretmek ya da kendini zorlamak değildir.

Bazen çözüm,
sadece yanlış enerjiyi hayatından çıkarmaktır.

Çünkü bazı insanlar sorun yaratmaz,
sorun gibi hissettirir.

Ve o hissi taşıdıkça, en güzel düzen bile yük gibi gelmeye başlar.

O yüzden eğer bir gün her şey bir anda zorlaşırsa,
kendine şu soruyu sor:

“Gerçekten hayat mı değişti, yoksa etrafımdaki biri mi?”

Cevabı bulduğunda,
ne yapman gerektiğini zaten biliyor olacaksın.

Selin Aras

Edebiyat denemeleri, Kültür-Sanat, Kitap yorumları

Dinle00:00
1.0x

Yazıya yorum bırakın

Önceki Yazı

Sonraki Yazı

Takip Edin
Arama Trend
Rastgele Yazılar
Yükleniyor

Oturum açma 3 saniye...

Kaydolma 3 saniye...