içinde

Sonra

Yaşarken ölmek saçma geliyor kimi zaman. Ya yaşamaya ya da ölmeye neden aramaya başlıyorsun. Saçma sapan yollara giriyorsun, sonunu bilmediğin, bilmekten korktuğun. Mesela bazı geceler kapatıyorsun kendini odana, önünde bir kağıt, bir de kalem. Eğer sorsalar o gece o oda da kaç kişiydiniz diye, üç kişiydik diyecek kadar muhtaçsın o kağıt ve kaleme. Ama bilmediğin bir şey var, tüm bunlara eşlik eden korkuların.

Yazmaya başlıyorsun sonra, hayatına son vermek için geçerli sebeplerini. Bir sayfa, iki sayfa, üç, dört… Sonu gelmeyecek gibi geliyor, veda etmek istediğin, söylemek istediğin o kadar çok şey var ki. Belki de sövmek istediğin. Yazıyorsun işte, yazarken de galiba bu mektubu bitiremeden, seneler sonra bu kağıdın başında son nefesini vereceğini hayal ediyorsun.

Sonra bir an geliyor, veda etmen gereken bir kişi, annen, baban, sevgilin, yakın bir arkadaşın, seneler önce toprak olmuş başka bir arkadaşın… Her kimse, sıra ona gelince yırtıp atıyorsun kağıdı. Senden sonra düşeceği halden korkuyorsun, buna dayanabilecek mi ya da hiç umrunda olmayacak mısın? Gerçeklerden o kadar çok korkuyorsun ki, kalkıyorsun masadan, bir daha oturmamak üzere.

Sonra aklına o mektuba yazacağın son paragraf geliyor. Eğer yırtmasaydın, onlara bunun ilk ölüşün olmadığını anlatacaktın, belki anlamayacaklardı. Emin ol, kimse anlamayacaktı. Düşünecektin, evet ilk ölüşüm değil, becerebildiğim tek şeye neden bir nokta koyayım ki? O odadan çıkmadan önce, son nefesine kadar yaşarken ölmenin tadını çıkarmaya karar vereceksin hepsi bu.

Sonrası,

Sonrası bildiğin gibi, uyandığın her gün, sonun başlangıcı.

Yazar Yaren Gece ÖZTÜRK

Siz Ve Biz Blog Editörü - Adana

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yaşadıklarımdan Öğrendiğim Bir Şey Var

Yaşadıklarımdan Öğrendiğim Bir Şey Var

aile arasında

Tam Bir Kahkaha Tufanı Aile Arasında