içinde

Karun İle Anarşist – İskender Pala

Tarih tekerrürden ibarettir derler ancak bir de tarihin tefekkür yönü vardır. Tarihin özümsenip sindirilip ders çıkarılmadığında farklı zamanlarda, farklı olaylarla farklı topluluklarda aynı coğrafya üzerinde tekerrür ettiği görülmüştür. Hep de görülecektir. Kitapta öyle iki olay var ki anlatılan; birincisi M.Ö 549’lu yılların Aslan Kral’ı Krezüs’ün (nam-ı diğer Karun) Lidya’sında, ikincisi ise 1980’li yılların darbeye koşan Türkiye’sinde yaşanıyor. Kahramanlar farklı, olaylar farklı, mekanlar farklı; ancak insanı ele geçiren, tarihi tekerrür ettiren aynı tutku, aynı hırs, aynı kin…

Lidyalı Halludas 1980’ler Türkiye’sinde Sadullah’a, Edusa Asude’ye, Kufu Ufuk’a, Namirek Keriman’a, Nakata Atakan’a dönüşüveriyor. Olaylar Lidya’nın Perslere kendini kanıtlama, zenginliğini gösterme mücadelesinden 1980’ler Türkiyesinin darbeye gidişine dönüşüyor. Dönüşmeyen tek şey aşk uğruna söylenen yalanlar, yapılan hatalar, sırttan vurmalar oluyor. Aşk MÖ 549’un Lidya’sında da aynı tutku ile  yaşanıyor 1980 lerin Türkiye’sinde de.

İskender Pala – “Karun İle Anarşist” işte böyle bir kitap. İçerisinde MÖ yaşamış medeniyetlerin (Kitapta Lidya ve Pers medeniyetlerinden bahsedilmiş.) yaşadıkları coğrafyaları, kültürlerini kafamızda canlandırabileceğimiz müthiş anlatımlar var. Diğer taraftan ise tarihten tefekkür ederek ders çıkarma zamanının geldiğini bizleri açıkça gösteriyor olduğu gerçeği var.

Ben çok severek okudum. Dönüp dönüp kitaptaki haritalara baktım. Sindirdim kitabı. Sanırım kitaptaki iki olay arasındaki geçişleri çok sevdim ben.

Sizlerde de aynı hisleri uyandırması ve aynı izleri bırakması dileğiyle…

Keyifli okumalar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Son…

Mezarlıkta Bile Çiçek Açar