Bir göz yanılması, bir serap, bir anlık parlamaydı öylece kalakalmanın sebebi. Kimdi? Nerede dokunmuştu yüreğine? Çok tanıdık ama bir o kadar yabancıydı. Oysa göremedin bile yüzünü, bir bulanık karartıydı geçen
Bir göz yanılması, bir serap, bir anlık parlamaydı öylece kalakalmanın sebebi. Kimdi? Nerede dokunmuştu yüreğine? Çok tanıdık ama bir o kadar yabancıydı. Oysa göremedin bile yüzünü, bir bulanık karartıydı geçen
Cancağızım hikayeler yeniden yazılsın. Gökyüzün ümidin rengini giyinsin. Sevmek fiili kırk manaya bölünsün. Kırk kabileden kırk gün gece düğün çalınsın. Yeni baharın doğduğun topraklara çiçek açsın. Ruhuna yediverenler misk saçsın.
Gönülden gönüle yol var dediler. Öğrendim, bildim, aldım seni en gizli köşeme koydum. Geçerken saatler ardı ardına, senden kalandı yadigar işte gün sonunda ,bir avuç mutluluktu elimde kalan.. Huzur hangi
Aylardan hüzün, Bu tanıştığım hangi yüzün? Bilir misiniz yazın soğuğunu, ayazını Bir temmuz akşamı iç üşümesi, İçimin bitmek bilmez kışı Durulmadı gönlümün sessiz fırtınası Sahi temmuzda da üşünür müymüş? Yürekler
Bir an için çıksan hayatımdanYanık tenli omuzundaHaykırsam maziden, uzaklardanŞu anda yanında Deniz rüzgara karışmış güneşteMartı sesleri vardı gülüşlerdeGülüşlerde gülüşlerde, Sen geçerken sahilden sessizceGemiler kalkar yüreğimden gizlice Sessizce uzaklaşmalı bu limandan..Kırmadan,
Bir masal anlatsam Kelimelerinde kuşlar başrolde Kuş olup konsam dallarına Kuş oldu yüreğim en sonunda * Aynı okla yaralıyız dedi yusuf Aynı yollardan da geçtik, kapılarda izlerimizle Birbir kapı önlerinde
Merhaba, İnsan nasıl karar verir yanlış ile doğruya, iyi ile kötüye, hayatını nasıl yaşayacağına, ne iş yapmak istediğine, ne olmak istediğine ya da ne olmamak istediğine? Bu kadar zor sorular