
Şimdilerde orta yaş ve üzeri olan neslin bir zamanlar çok izledikleri, izlemekten keyif aldıkları, unutulmayan programlara adını yazdırmış yarışma programlarına bir bakmaya, şimdiki programlarla karşılaştırmaya, azıcık tozlu raflarda gezinmeye ne dersiniz?

‘100 kişiye sorduk 10 popüler cevap aldık’ cümlesini bize tanıtan yarışma programı 1992’de Erol Evgin’in sunumuyla hayatımıza girdi. Daha sonra ‘Aile Boyu’ ya da ‘Aileler Yarışıyor’ şeklinde izlediğimiz aynı formattaki yarışmaları ise Demet Akbağ, Çağla Şıkel-Emre Altuğ, Beyaz, Ufuk Özkan gibi ünlüler sundu.

Belki de ‘Yetenek Sizsiniz Türkiye’ tarzındaki yarışmaların ilkiydi. ATV’de yayınlanan ve rahmetli Boran Kaya’nın sunuculuğunu yaptığı,ses ve yetenek olarak iki ayrı kategoriden yarışanların akıbetlerinin alkışlarla belirlendiği, aldıkları alkışlara göre altlarındaki platformun yükselip alçaldığı bir programdı. Aynı zamanda Şafak Sezer ve Hakan Yılmaz’ı da meşhur yapan programdır.

Yayınlandığı dönemde izlemeyen yoktu sanırım bu programı. Ailecek ellerde kalem kağıt, istenilen şeyleri yapmaya çalışırdık. Karışık harflerden en uzun kelimeyi oluşturmak ya da verilen rakamlarla en az işlem yaparak sonuca ulaşmanın hedeflendiği programda bir tane de uzman ekip olur, cevapları onaylardı.

Şu sıralar hangi kanalı açsak bir evlendirme programı var; işte ‘Saklambaç’ onların atasıydı 🙂 Öyle ki adaylar arasındaki paravan bile ordan günümüze taşınmış durumda. Sunuculuğunu Nurseli İdiz’in yaptığı, bir erkek üç kadın ya da bir kadın üç erkek toplamda 4 kişinin yarıştığı bir programdı. Birbirlerini görmeden, sadece sordukları sorulara verdikleri cevaplar karşılığında kendilerine uyan kişiyi seçmeye çalışırlardı.

Süheyl-Behzat Uygur kardeşlerle eşleşmiş bir yarışmadır. Pazar akşamları banyodan sonra ritüel halinde izlenilen ve son zamanlardaki bazı yarışma programlarına da ilham veren bir yarışmaydı. Ben Bilmem Eşim Bilir’de oynanan ‘bardak çekme oyunu’ ilk orda görmüştük yanılmıyorsam. Bir de ‘balon yarışması’ vardı ha patladı, ha patlayacak diye beklerdik…

Güner Ümit’le özdeşleşmiş bir yarışma programıydı. İki ekip herhangi bir konuyla ilgili kelimeleri bulmaya çalışıyordu. Söyledikleri kelimeler cevaplar arasında varsa izleyiciye göstermek üzere kapalı kapıların ardından “hostes kızlar” çıkıyordu. Programlarda hostes kızları ilk görmeye başladığımız yerdi Turnike yarışması.

Her ne kadar Mehmet Ali Erbil’le özdeşleşmiş olsa da sonraları Tarık Tarcan, Halit Kıvanç gibi ünlüler de sunmuş ama en çok sunuculuğunu Mehmet Ali Erbil yapmıştır. “Manisa’nın T’si” gibi tuhaf cümleler duyulsa da günümüzde bile yayınlanarak televizyon dünyasında en uzun soluklu yarışma olarak hatırlanacaktır.

Mehmet Ali Erbil’in sunduğu, yarışmacıların telefon tuşlarıyla gol atmaya çalıştıkları interaktif bir programdı. Kalede ise Simoviç vardı.

Yaklaşık 10 yıl boyunca Barış Manço tarafından sunulan programı o dönemin çocuklarından hatırlamayan yoktur sanırım. Hepimizde bir izi vardır mutlaka. Yarışmayı hatırlayacak olursak Barış Abi’miz 5-6 çocuğu sahneye çıkartıp soru sorar ve şarkı söyletirdi. Soruları da her zaman eğitici ve bilgi verici olurdu. Mekanı cennet olsun inşallah.

Erkan Yolaç’ın hayatımıza soktuğu, yarışmacıların Mehter Marşı’yla gelip İzmir Marşı’yla gittiği, Evet ya da Hayır demeden sorulan sorulara cevap vermesi gereken bir yarışmaydı. Kafayı emme basma tulumba gibi sallamak da yasaktı – ki bu deyimi de ilk orda duyduk sanırım 🙂 Gülben Ergen’in de çocukluğunda bu yarışmaya katılmışlığı varmış.

1994’te, Serhat Hacıpaşalıoğlu’nun sunuculuğunu yaptığı TRT’de yayınlanan, yarışmacıların cevabı gördükleri, amaçlarının soruyu bulmak oldukları bilgi yarışmasıydı. Final bölümünde ise tek bir soru sorulmakta ve her bir yarışmacı, kendisinin riske ettiği miktar kadar puan kazanmaktaydı. Bu formatı yakın zamanlarda Selçuk Yöntem’in sunduğu Büyük Risk programında yeniden izledik.

Seray Sever ve Kayra Şenocak’ın sunduğu, aile reislerine verilen oyunun bir hafta boyunca çalışılması sonucu stüdyoda gerçekleşen ve “kader anı” olarak adlandırılan final bölümü ile yarışmacı ailelerin büyük ödüller kazandığı bir yarışma programıydı. Yarışmacıların tüm aile bireyleri ile birlikte aile reisini yarışmaya hazırlamaları ve bu hazırlıkların amatör kamerayla görüntülenmesi programa renk katan kısımlardı.
Bir 90’lardaki programlara bakın, bir de şimdikilere… Gündüz kuşağında her kanalda izdivaç programı olmasındansa daha çok bilgi yarışması olmasını tercih etmez miydiniz?