içinde

Tutunamayanlar

Hem en çok yarım bırakılan hem de en çok okunan kitaplar arasında olması sebebiyle hep merak etmiştim ama hep ötelemiştim okumayı.

Sonunda kitaba başlayıp tutunanlardan oldum ben.  Bitirdim kitabı ama kitaba tutunamayanlara da selam olsun. Onları anlamaktayım.

Bir çok okurun dediği gibi zor bir kitap.  Karakterlerin kafada  bir türlü oturmadığı, kimin kiminle konuştuğunun anlaşılmadığı, çoğu zaman okunan kısımların üstünden tekrar tekrar geçilmesi gereken bölümlerin olduğu bir karmaşa. “İçinden çıkamıyorum!” diyorsun.  “Acaba okumayı bıraksam mı?” diyorsun. Bu soru sürekli yokluyor okuru maalesef kitabın ilk bölümlerinde.

Bir süre sonra karakterler yavaş yavaş oturmaya başladı. Selim Işık’ı tanıyıp anlamaya başladım sanırım. Selim’i tanıdıkça onun etrafındaki kişileri de oturttu kitap. Turgut’un davranışlarını anlamlandırdım fark etmeden. Günseli’yi tanıdım, hissettim. İşte sonra karmaşa çözüldü.

Kitabın en çok okunanlar listesine girmesini sağlayan kısım Selim’in günlüklerinin bulunduğu kısım bence.  Çok güzel anlatmış kendini. Hayata tutunamayışını.  Ama kimse onu anlamamış.  Ne yazık!

Kitabın en çok yarım bırakılanlar listesinde olmasının nedeni de okurların Selim’in günlükleri kısmına kadar sabredememesi bence. Bir de Günseli’nin Selim’i anlattığı noktalama işaretlerinin kullanılmadığı bölüm  Ne bir virgül,  ne bir nokta.  Çok yordu çok!

İyisi ile kötüsü ile değişik bir kitap. Roman değil bence ama daha çok psikolojik bir eser bu. Bütün kahramanlarının kişiliğinin iyice analiz edildiğini, ruhsal çalkantılarının anlatıldığını görüyoruz çünkü. Bir de yaratıcı bir kahramanı var kitabın. Turgut’un Olric’i. Onun varlığı kitaba renk katmış. Çoğu insanın içinde bir Olric var aslında. Başkalarının istediği gibi olmaya çalışırken, kabul görmek isterken kendini unutan insanların kendi ile konuştuğu dertleştiği, anlaştığı, kafasında yarattığı bir Olric.

Tutunamayanlar!

Kitabı okumak gözünüzü korkutmasın.  Yorumlardan da etkilenmeyin. Sadece merak edin. İlginç ilerleyen bir kitap. Değişik karakterleri var.  Değişik mekanları var. Hele sonu çok ilginç. Turgut’un Selim’i ararken kendini bulduğu bölüm. Çılgınca ve efsane.

Ben kitaba tutunanlardan oldum da sizi bilemem. Hayırlısı demek lazım.

Son cümlem şu olsun kitapla birlikte söylediğim.

BAT DÜNYA BAT!…

Yazar Mediha Dinçyürek

Tarih Öğretmeni - İstanbul
Okumasını bilirsen, her insanın bir kitap olduğunu göreceksin. - William E. Channing

Bir yanıt yazın

Neden?

Tıp, Sağlık ve Edebiyat – Şimdiki Aklım Olsa!