Yamaçlı Köyü ilk görev yerimdi. Beş yıl kaldım o köyde. Etrafı dağlarla kuşatılmış şirin bir köydü. Dağların tepelerinde hiç ağaç yoktu, eteklerinde de ara ara dikenli, bodur çalılar vardı sadece.
Yamaçlı Köyü ilk görev yerimdi. Beş yıl kaldım o köyde. Etrafı dağlarla kuşatılmış şirin bir köydü. Dağların tepelerinde hiç ağaç yoktu, eteklerinde de ara ara dikenli, bodur çalılar vardı sadece.
Paletimdeki tüm kelimeler küflenmiş Hormonlu zaten bu mevsimdekiler. Hayatın paletinde hiçbir cümle beyaz değil, suni daltonizm ışık hızıyla akıyor geçmişe ait kadim dırdırların merkezine. Sözcük paletleri baştan sona travmatik vaka.
Aklım başımda mı, değil. Derin mi mevzular, su götürmez. Yazıp yazıp sildiklerimi bir görseniz aynaya ihtiyaç duymazsınız. Mahalle, muhallebi hesabı ile çalkalanırken Green Park geceleri ayaza vurur. Kuşlar güneye uçarlar. Öpüp alnından insanlığımı, sıkıca