Tıp, Sağlık ve Edebiyat – UR Sağlıksız Öyküler

Gerçeklerle çelişmeyen, kurmacanın pek çok unsurunun başarı ile kullanıldığı ve akıcı bir dille kaleme alınmış bu kitabı okurken çok keyif aldım...


Ur – Sağlıksız Öyküler

Ahmet Durukal

Artshop Yayınları – Ekim 2018, 139 sayfa

Tıp, sağlık ve edebiyat konusunda yazmaya başladığımda, kendimce basit bir amacım vardı: Sağlıkçıların kaleminden çıkmış, sağlık ortamının havasını taşıyan ve popüler tanıtım olanaklarından mahrum gibi görünen bazı edebiyat kitapları üzerine yorum yapmak. Benimkisi ilk başlarda belki bilinçli bir tercih değildi ama son birkaç yıldır okumalarımı özellikle bu çerçeve üzerine odakladım. Bu zaman içerisinde, ne mutlu ki pek çok kıymetli kitaba tesadüf ettim. Hatta açık yüreklilikle söylemeliyim ki sağlıkçıların kaleminden çıkmış bu denli çok edebi eser olabileceğini, ilk başlarda hiç tahmin etmemiştim. Okudukça fark ettim ki -belki de edebiyatı seven bir meslektaş içgüdüsüyle- bu kitapların kıyıda köşede, bilinmeden öylece durması büyük haksızlıktı. Hayat felsefesi olarak kimselere “bir şey tavsiye etmeyi” sevmesem de bu kitapların bilinir-görünür olması açısından, birileri tarafından yorumlanması gerektiğine inanıyorum. Okuyup beğendiğim kitapları burada paylaşmayı ve yorumlamayı aynı zamanda bir “okur sorumluluğu” olarak görüyorum. Bu tavrım, o kitaba emek vermiş, o kitabın yazımı için zihin sancıları çekmiş kimselere kendimce bir teşekkür biçimi olarak da yorumlanabilir. Çünkü bir edebi eser ortaya koymak, ardında büyük sancılar barındıran zor bir süreci atlatmış olmak demektir. Bu sebeple, bir eser ortaya koymuş herkesin yürekten bir takdiri hak ettiğini düşünürüm.

Bugün bahsedeceğim kitap, Ahmet Durukal’ın UR – Sağlıksız Öyküler kitabı. Ahmet Durukal’la gerçek anlamda bir tanışıklığımız, kendisiyle yüz yüze gelip hasbihal etmişliğimiz yok. Aynı hevesleri taşıyan kimseler olarak, birbirimizi sosyal medya üzerinden bulduk, tanıdık. Ahmet Hoca nezaket buyurmuş ve ikinci kitabını daha henüz mürekkebi bile kurumadan bendenize, hem de ismime imzalı olarak, nazik sözler eşliğinde göndermiş. Bu güzel sürpriz karşısında elbette çok mutlu oldum. İşlerimin beklenmedik yoğunluğu nedeniyle bir çırpıda okuyamadığım, ancak birkaç oturumda sindire sindire okuyabildiğim bu kitap, Türk Edebiyatında örneğine ender rastlanan eserlerden biri. Belki yazının daha erken bir yerinde söylemeliydim; Ahmet Durukal bir genel cerrah. Memleketin farklı yerlerinde kırk yıldan fazla vazife yapmış, sağlık sisteminin işleyen ve aksayan tüm yönlerine hâkim bir hekim. Ahmet Hoca bu ikinci kitabında sağlık ortamını öyküleştirmiş ve tıp öykülerinden oluşan bir kitap ortaya çıkarmış. Günümüz Türk Edebiyatında “öykünün” giderek daha popüler hale gelmesinin, işte bu türden alan öykülerine de bir fırsat vereceğine inanıyorum. “Tıp öyküleri” belki de bu gelişmenin ilk meyvelerinin görüleceği sahalardan biri olmaya adaydır.

Bir alan öyküsü olması nedeniyle bu kitap, benim için benzersiz ve kıymetli bir eser hükmündedir. Gerçeklerle çelişmeyen, kurmacanın pek çok unsurunun başarı ile kullanıldığı ve akıcı bir dille kaleme alınmış bu kitabı okurken sıradan bir okur olarak, çok keyif aldım. Ancak benimkisi güzel bir edebi eser okumaktan kaynaklı bir keyif; yoksa kitaptaki sekiz öykünün hüzün içerdiğini ve memleketin acı gerçeklerini tüm çıplaklığıyla yüzümüze vurduğunu da belirtmek gerekir. Bunca yılın tecrübesinin izlerini bu öykülerde görmek ve bir meslektaşı olarak yazarın derdini anlamak ve fark etmek, güzel olduğu kadar acı verici de bir okuma zevkiydi. Bir cerrahın o çok özel mesleki ortamını bir edebi tür üzerinde ustaca kullanması, kimi teknik kelimeleri özenle herkesin anlayabileceği forma dönüştürebilmesi kitabın en önemli özellikleri. Öyküler arasında tıp etiğiyle ilgili meseleler, sağlık bürokrasinin aksayan yönleri, halkın sağlığa bakışı, sorunlu hastalar, makam-mevki sevgisi ve hatta emniyet kemerinin öneminin çarpıcı bir şekilde vurgulanması gibi pek çok temel, mesleki ve soysal konular var. Yazar, hemen her öykünün son paragrafında kendi görüşünü de uygun bir üslupla ifade etmiş.

UR-Sağlıksız Öyküler türü kitapların, mesleki tecrübe bağlamında tıp öğrencileri için önemli kaynaklardan biri olduğunu düşünüyorum. Sağlık hizmetlerinde nereden nereye geldiğimizi, toplumun hekime yahut sağlık sistemine bakışını, hastalıklar karşısındaki kimi çaresizlikleri bir meslek büyüğünün kaleminden okumak yalnızca edebi anlamda değil, mesleki anlamda da doyurucu ve hoş bir okuma serüveni sunacaktır diye tahmin ediyorum.

Kitabın eleştirilecek yanı yok mudur? Elbette vardır ve daha önceki yazılarımda bahsettiğim birkaç husus bu kitap için de söylenebilir. İlk baskı olduğu için hoş görülebilecek kimi yazım hataları olsa da bu ufak hatalar, kitabın genel okuma ahengini bozacak düzeyde değil. Ancak temel gerçek şu ki, Ur-Sağlıksız Öyküler okuması keyifli, tarzı başarılı ve her türlü övgüye layık bir tıp öyküleri kitabı. Böyle bir kitabı edebiyatımıza kazandırdığı, benim gibi bu alanın meraklılarına tadına doyulmaz bir eser hediye ettiği için kendisine bin medih sunsak az. Yüreğinize, kaleminize sağlık Ahmet Durukal Hocam; daha nice kitaplarınızı okumak temennisiyle…


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

Sizin Tepkiniz Nedir?

Beğendim Beğendim
6
Beğendim
Muhteşem Muhteşem
1
Muhteşem
Güldüm Güldüm
0
Güldüm
Üzüldüm Üzüldüm
0
Üzüldüm
Hasan Erbay

Tıp Hekimi, Öğretim Üyesi.

Öykü kitapları "Kırk Pencereli Konak" ve "Tıbbiyeli Muharrem" in yazarı.

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazı Formatı Seçiniz
Kişisel Test
Kişiliğe dair bir şey ortaya çıkarmayı amaçlayan sorular dizisi
Basit Test
Bilgiyi kontrol etmek isteyen doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi
Anket
Karar vermek veya görüş belirlemek için oylama yapmak
Serbest Yazı
Yazılarınıza Görseller Bağlantılar Ekleyebilirsiniz
Liste
Klasik İnternet Listeleri
Geri Sayım Listesi
Klasik İnternet Geri Sayım Listeleri