Tavandaki Kurtçuklar


Uyandım.

Sabah 6:00 suları. Ben yine 28 yıldır her sabah olduğu gibi bu sabah da 6:00’da uyandım.

Soğuk ve yağışlı bir Şubat günü olduğu için ortalık aydınlanmamış. Ama benim gözlerim tavanı bol ışıklı görebilecek kadar açık. Tavandaki kurtçuk görünümünü sayıyorum. Sayılabilecek bir şey değil ama ben saymaya çalışıyorum. Ya zaman geçmiyor, ya da ben biryerlerde takılı kalmışım ilerleyemiyorum.

Beynim odanın boşluklarında savruluyor, duvarlara çarpıyor ama durmuyor.

Depresyonun ilk belirtisi ne deseler bana? Cevap veremem heralde; kendimi bildim bileli depresyondayım. Yani o ilk başlangıç aşamasını yaşayıp bitireli çok oldu. Hatırlayamamam; doğal.

Çok yemek yedim evet, çok ağladım, çok uyudum, çok kurtçuk saydım, çok kilo aldım, televizyona ne izlediğimi bilmeden hipnotize olmuş gibi tabiri caizse -mal gibi- saatlerce baktım. Bunlar da işte depresyonun gelişme aşamaları. Bunlara daha onlarca depresyonun yan etkilerini ekleyebilirim.

Lütfen herkes uzman olduğu konularda boy göstersin! Yani kimse bana mutsuzluğu ve amaçsızlığı anlatmaya kalkmasın. Ben o konularda yüksek lisans yaptım gençler.

Bu sabah ki yaşadığım duyguyu biliyorum, bildiğim bir duygu bu benim. Korkmuyorum bu yüzden.

-Neye elimi atsam piç ediyorum- duygusu bu.

-Çok yalnızım be azizim- duygusu.

Hani tüm hayatını bir adamın varlığından emin olduğun için ona güvenerek dizayn etmişsin de ama o adam puff olup uçmuş gibi.

Adam gitti ve sen ortada kaldın değil mi? Yapayalnız, ne yapacağını bilmeden, neye yöneleceğini, hangi konuda yeniden başlayacağını bilmeden, çıplak bir şekilde..

Bu duyguyu iyi biliyorum.

Ne öğrendin deseler bana?

“Yani madem deneyimlemişsin, tecrüben var. E ne ders çıkardın, bir daha o sınavla sınanırken yine sınıfta mı kaldın?” Gibi sorular sorsanız, derim ki “evet, sınıfta kaldım.”

Çünkü hayat öyle bir şey bence; hep aynı şeylere zaaf geliştirip ve hep aynı hataları yapıyoruz.

Yazar burda kendisini örnek göstermeliyse eğer; ben tecrübe falan edinemiyorum arkadaşım, deneyimleyemiyorum. Yine aynı yerlerde tökezliyorum çünkü. Aynı bariyere takılıyorum, aynı yerde düşüyorum, aynı kuyuyu boyluyorum. Gidecek başka biryerim olmadığını ve kaldıracak biri olmadığını farkettiğimde de aynı yerden tek başıma kalkıyorum ayağa..

Ve yine aynı rutinde boğuluyorum.

Ve yine depresyon hali..

Nitekim farketim ki depresif moda geçmem hiç de zor olmuyormuş. Hep aynı döngünün içinde olunca beyin de diyor ki tamam şu anda “depresyondasın.” Beyin komuta merkezi komut veriyor ve ben uyguluyorum. Sonra o beyin beni; kendi soyut halini duvarlara çarparak, boşluklarda gezdirerek cezalandırıyor. Sabah beni 6:00’da uyandırarak kurtçuk saydırıyor mesela..

İşte bunlar da odamdaki tavanın bu sabah bana yazdırdıkları..

Depresyon halimden herkese selamlar!


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

Sizin Tepkiniz Nedir?

Beğendim Beğendim
1
Beğendim
Muhteşem Muhteşem
3
Muhteşem
Güldüm Güldüm
0
Güldüm
Üzüldüm Üzüldüm
0
Üzüldüm
Sude DEMİR

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazı Formatı Seçiniz
Kişisel Test
Kişiliğe dair bir şey ortaya çıkarmayı amaçlayan sorular dizisi
Basit Test
Bilgiyi kontrol etmek isteyen doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi
Anket
Karar vermek veya görüş belirlemek için oylama yapmak
Serbest Yazı
Yazılarınıza Görseller Bağlantılar Ekleyebilirsiniz
Liste
Klasik İnternet Listeleri
Geri Sayım Listesi
Klasik İnternet Geri Sayım Listeleri