Sünniysem Sorun Yok?


Anlayamadığım, algılamakta zorlandığım şeyleri listelesem başında mezhep ayrılığı gelir sanırım.

Daha düne kadar bilmediğim bir konuydu mezhep ayrımı. Bakın ayrım diyorum; çünkü öyle öyle ötekileştiriyoruz bizden olmayanları. Bizden olmayan diyorum; çünkü farklılıkları kabul etmeyi öğrenememiş bir toplumun evladıyım hala.

Üzülerek söylüyorum ki ülkemde mezhep, ırk, dil, din, ülkü, kültür, renk ayrımları yapılıyor ve ben bu ülkede yaşıyorum. En sık yaşadığımız sorun ise alevi-sünni ayrılığıymış. Bunu da kır eşşek yaşıma geldikten sonra öğrendim.

Sosyal demokrat bir aile yapısına sahip olduğumdan mütevellit belki de hiç bahsi geçmeyen konuları çok sonradan kendi çabamla öğrenmiş oldum.

Bizim evde hiç bahsedilmedi mesela alevilik nasıl bir meshep ve ben alevi miyim? Değilsem de ben neyim? Bilmiyorum.. Çünkü evvela insan olmayı öğretti ailem bana.

Zaten biri de çıkmıyor ki “Ben neyim” sorusuna “İnsanım” cevabını veren.

Bilmediğim şeylere sonradan yetişerek şimdilerde az buçuk öğrendim bir şeyler.. Sünni mezhebindenmişim mesela. Ama yine hala bilmiyorum diğerlerinden farkı nedir?

Daha doğrusu bu farklılıkları önemseyip, araştırmak, öğrenmeye çalışmak gerçekten gerekli mi? Yani bu ötekileştirmenin sebebini, kaynağını bulma çabası ileri bir zihniyet örneği mi? Yoksa gericiliğin ispatı mı?

Cehaletse evet ben cahilim. Cehalet mutluluksa ben mutluyum; çünkü bilmiyorum. Bilip böyle davranacaksam cahil olmayı da yeğliyorum.

Geçenlerde tanıştığım bir arkadaşım aleviymiş ve eski bir erkek arkadaşını çok sevdiği halde onunla nasıl evlenemeyişini anlattı. O zaman dedim tamam biz bölücü bir milletiz. Birleştirmekle ilgili sorunlarımız var. Ve benim kır eşşek yaşıma kadar öğrenmeyişime o zaman bir mana buldum. Bölmediler çünkü annemler, hiç yadırgamadılar, hiç yargılamadılar, ayırmadılar.. Ayırmadıkları için ben de öğrenemedim kim benden ne için farklı?

Kız alevi olduğu için çocuğun ailesi istememiş falan filan..

Ya dedim çok saçma! E insanız en nihayetinde! Fark ne? Mesela senin 4 tane gözün mü var yada tek bacağın mı var yada sen de topraktan yaratılmadın mı? Adem ile Havva’nın hikayesi seni de bağlamıyor mu?

Bir kere her şeyden önce tümden gelsek de, tüme varsak da yani bütün ihtimallerde hepimizin akraba ve kardeş olduğu gerçeğini bir soğuk su eşliğinde kabul edelim bence.

Olmasa da, uymasa da kabul edilebilir her şey. Çünkü farklılıkları kabul ederek, hoş görerek ancak daha barışçıl bir ortam ve dünya oluşturabiliriz.

Mesela ben sünniyim ama alevi bir insana göre daha mı iyi niyetliyim? Yani Allah beni ayrıcalıklı mı yaratmış?

İşte tam da benim burada zekam yetersiz kalıyor. Algıda sorunu tam da burada yaşıyorum.

Daha bilmediğim çok detay varmış aslında. Mezheplerin kendi içinde farklılıkları varmış.. Irka göre ayrımları varmış.. Varmış da varmış. Ama ben yokum bu farklılıklarda. Ben insana insan olarak bakıyorum ve insan görüyorum.

Kıstasım; iyi niyetli, kalbi doğru, insanlara ve diğer canlılara faydalı şeyler yapıyor mu olur.

Allah’a inanış şekli farklı diye birbirini seven iki insanı ayırmak insani bir şey mi? Yani başka bir şeye de inanıyor olabilir. Budist olur, putlara tapar atıyorum. Yada hiç bir şeye inanmıyor olabilir. Bu da onun seçimi! Mezhep de bir seçim değil mi zaten? “Yooğ hoyorr! Mezhep bir seçim değil. Kişinin ailesiyle ve toprağıyla doğrudan ilişkilidir..” diyenlerinizi duyar gibiyim.

Saçma bir etnik köken kavgasının seçimlerle alakalı olduğuna bile inandıramıyoruz kendimizi hala. İlla bin yıl geçmişiyle ilişkilendireceğiz yaşam tarzını. Yok çünkü kişinin kendi tercihi deyip basitçe sıyrılamayız işin içinden. Bize yakışmaz çünkü🙄

Kişinin inandığı şey ve inanış şekli bizimle aynı değil diye o kişiyi aforoz etmek, ötekileştirmek hangi dilde hangi mezhep de var? Biri bana söyleyebilir mi?

Yani bizden farklı diye; o, insanı kötü mü yapar, katil mi yapar, suçlu mu yapar?

Yarın bir gün ben de çıkıp desem ki “Ben alevi oldum, aleviliğe inanıyorum” desem. Şimdi beni seven arkadaşlarım, dostlarım daha mı az sevecekler beni? Farklı bir gözle mi bakacaklar bana? Görüntüm de, sesimde, niyetimde ve gönlümde hiç bir şey değişmemişken benden vaz mı geçecekler yani?

Baktığımız yer bile aynıyken başka şeyler görüyoruz biz insanlar. Bakış açımız aynıyken bile farklı şeyler yaşıyoruz. Aynı yöne bakıp apayrı detayları farkediyoruz.

Tabi ki farklıyız. Ben çeşme suyunun bana iyi geldiğine inanırım, vitaminlerinin kaybolmadığına inanırım ve çeşme suyunu tercih ederim içmek için. Sen hazır su içmenin faydalı olduğunu düşünürsün ve hazır su içersin. E bize Allah’ın bir lütufu olan su da bile fikirlerimiz ve eylemlerimiz ayrılıyorken; insanları etnik kökeni ile yargılamak, seçimleri ile suçlamak düşünebilen zihniyetin sonucu değil.

Birleştirmeden bölerek yaşayan insanları, hatta birbirini iki seven insanı ayıranları gericilik ile suçlayacağım ama bu sefer de ben kendim ötekileştirdiğim ve yargıladığım için ‘onlardan’ farkım kalmayacak. O yüzden saygı ile karşılayacağım. “Muhakkak bir bildikleri vardır” diyeceğim. Çünkü hoşgörüm bunu gerektiriyor.

Herkese hoşgörülü bir yaşam diliyorum. Bölmeden birleştirdiğimiz, ayırmadan kabul ettiğimiz bir dünya diliyorum.


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

Sizin Tepkiniz Nedir?

Beğendim Beğendim
8
Beğendim
Muhteşem Muhteşem
1
Muhteşem
Güldüm Güldüm
0
Güldüm
Üzüldüm Üzüldüm
0
Üzüldüm
Sude DEMİR

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazı Formatı Seçiniz
Kişisel Test
Kişiliğe dair bir şey ortaya çıkarmayı amaçlayan sorular dizisi
Basit Test
Bilgiyi kontrol etmek isteyen doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi
Anket
Karar vermek veya görüş belirlemek için oylama yapmak
Serbest Yazı
Yazılarınıza Görseller Bağlantılar Ekleyebilirsiniz
Liste
Klasik İnternet Listeleri
Geri Sayım Listesi
Klasik İnternet Geri Sayım Listeleri