içinde

Otobüs

Sonunda 3 gündür beklediğim an gelmişti, gözüme uyku girmeyen o an, babam geliyordu. Biraz eskimiş boyası ve tuhaf ses çıkaran mahallemizin otobüs yaklaştı.

Koşarak Babam’a doğru gittim. Ama elinde sadece bir poşet vardı.

Babam o an dönüp oğlum senin istedin ayakkabı ‘ya param yetmedi sadece abine alabildim, bir daha ki sefere sana da alacam diyip eve doğru gitti.

O kadar üzülmüştüm ki yerimden kımıldayamadım. Öylece bakakaldım babamın arkasından.

Birden korna sesiyle irkildim ve yavaşça eve doğru gittim. Abim ayakkabısını giymiş ve anneme gösteriyordu bir mutlulukla. Gözlerim doldu ve sessizce odama gidip saatlerce ağladıktan sonra uykuya dalmışım.

Sabah annemin kalk artık Cemil, okula geç kalacaksın sesiyle uyandım. Abim herkesten önce kalkmış ve ayakkabısını giymiş, olduğu yerde zıplayarak hadi Cemil seni bekliyorum dedi. 

Üstümü giyip okula doğru yürüdük. Abim o kadar mutluydu ki sonuçta ilk kez yeni bir ayakkabı giyiyordu. Hep mahallede ki insanların verdiği eski ayakkabıları, üstleri giyerdik ilk kez yeni bir ayakkabısı olmuştu. 

Dönüp abime abi yarın ayakkabılarını giyebilir miyim dedim.

Hayır Cemil toz edersin dedi.

Valla etmem edersem ben silerim dedim.

Olmaz dedi.

Sustum konuşmak istemiyordum artık kimseyle. Oysa ben abimden daha hevesliydim neden bana değil ona alınmıştı. Yine gözyaşlarım sesizce süzülürken zilin sesiyle sınıfa doğru yürüdüm.

Ders bitip eve doğru geldigimiz de bir daha şansımı denemek istedim ama cümlemi bile bitirmeden;

 Olmaz yırtarsın dedim Cemil olmaz diyip bağırdı.

Ağlayarak eve doğru gidiyorken mahalle otobüsünü fark etmedim ve korna sesiyle irkilip kafami çevirdiğim de artık çok geçti. Hatırladığım tek şey abimin Cemill diye bağırmasıydı.

Gözümü hastanede açtım ve başımda iki doktor vardı. Yan tarafta ise annem ağlıyordu. Dönüp anneme neden ağlıyorsun anne bak ben uyandım iyiyim dedim.

Ama annem ağlamaktan cevap veremiyordu.

Hemen abim nerde anne, abime son kez soracam belki bu sefer ayakkabılarını verir de giyerim 1 saatliğine dediğim de annem kafasını kaldırıp olmaz artık oglum dedi.

Neden anne dedim ama annem cevap veremedi.

Tamam ben abime gider sorarım dedim, ayaga kalkmaya çalıştım ama sanki ayaklarımı hissedemiyordum. Battaniye yi kaldırıp ayaklarıma baktığım da ise dünya başıma yıkılmıştı. Ayaklarım yoktu.

Babamın gelmesi için saatlerce sabırsızca beklediğim o otobüs benim ayaklarımı benden almıştı. Nasıl ya şimdi o ayakkabıyı hiç mi giyemeyecektim. Sabırsızca beklediğim, heyecanla babam içinden çıkıp bana ayakkabı getirecek diye bekledigim o otobüs keşke hiç gelmeseydi. Keşke orda abime kızıp ağlayarak yürümeseydim. Artık ayakkabımda olmayacaktı ayaklarım da.

Yazar Rabia YILDIRIM

13 Yorum

Yorum Bırakın

Bir cevap yazın

Ben.

Sevgilime Mektup