Önemli Olsaydı; Olurduk


18 Mayıs 2019 saat 04: 47 şu an.

Bazı geceler uyuyamadığım gibi, şu anda da uyuyamıyorum.

Sana yazıp sildiğim mesajlarla dolu telefonum. Uzun uzun sustuklarımla dolu. En çok da yastığım sen dolu..

Düşüncelerimin yanaklarımdan akıttığı her damla sen dolu.

En az ben, en çok sen var alanımda.

Bilmediğin çok şey olduğu gibi bunları da bilmiyorsun.

Önemli değil.

Önemli olsaydı, beraber olurduk heralde. Bilmiyorum, matematiğim mi kötü, yoksa ben mi hesaplayamıyorum yaşadığımız talihsizliği?

Ya da senin beni hiç ummadığım anda terkedişini artık kabullenmem mi gerek?

Yapamıyorum, çünkü insan en çok sevdiğine yakıştırmazmış. Bunu senin yokluğunda öğrendim.

İnsan ne olursa olsun hep sevdiğini haklı çıkartmak istermiş. Haksızlığı ona yakıştırmadığından haksız olmayı yeğlermiş..

Bunu da seninleyken öğrendim.

Beni uçurumdan attığında gökyüzünde süzüldüğüm için kendimi rahatlatmam gibi.

Volüm artıp ciğerim parçalanırken arkama dönüp bakmam gibi.

Yere çakılırken ve ben ölürken kurtarın beni demem gibi bir şey seni haklı bulmaya çalışmak.

Ya da kendimi hep sana karşı umut ederken bulmam tam da ölüm gibi bir şey.

Yalnız farkında mısın, bütün bahanlerine inat, ben hala sapasağlamım. Belki de içten yanmalı bir durumum var. Görüntüde bir değişiklik yok belki ama; uykusuz geceler var, ansızın ağlamalar var, bitkisel hayatım var..

Bunların hepsi sana ütopik gelebilir, sen belki çoktan yürüyüp geçtin o yoldan ama ben her defasında aynı yere dönüyorum.

Ne zaman “tamam, bitti” desem yine sana geliyorum. Ne zaman “hayatıma bakıyorum artık” desem, yine seni hatırlıyorum.

Sensiz yaşıyorum aslında, hatıralarınla yaşamıyorum.

Saat 05:23 olmuş.

Az önce sana yazıp sildiğim “Uyuyamıyorum” mesajı gibi hep, elimi bırakışının kederini yaşıyorum.

Mesajı okumana izin bile vermedi yok olan gururum. Sanırım biraz kalmış, yok olmamış. Zaten her şeyden biraz kalır diyor şair. Benim de gururum yok olmamış, sadece ezilmiş.

Mesajı sildim ve sen sormadın. Sanırım yine önemli değildi, çünkü olsaydı sorardın, merak ederdin gece ile sabah arasında bir yerde sana ne yazdığımı.

Ama bunlar bana zaten çok hafif geliyor konu sen olunca. Sen daha acıtmalı, daha gaddar yapıyorsun hareketlerini.

Az acılıya ağır kalıyor artık ruhum, yüzeysel geçiyor bu basit önemli değiller..

8 Eylül 2017 gecesi sen gittin ya hani..

İlk 3 gün yüzümün tanınacak hali kalmamıştı. Ağlamaktan ve uykusuzluktan gözlerimin şişini indiremediğimden gözlerimi açamıyordum mesela. Açsam yanıyordu, kapatsam uyuyamıyordum.

Ama bu da önemli değil.

Sen gittin ya hani..

İçime bir ateş düştü, yandı, alevlendi, yaktı hep içimi..

Sonra o ateş söner gibi olurken bir mumu yakıp gitti içimde.

Tam göğsümün ortasında ne zaman nefes alacak olsam kendi nefesimde boğdu karbonmonoksiti.

Bazı geceler alevlendi, ama her daim incecik yandı.

O gün bugündür, içimde bir mum yanar durur. Ne ben söndürebildim, ne de bir başkasının gücü yetti.


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

Sizin Tepkiniz Nedir?

Beğendim Beğendim
0
Beğendim
Muhteşem Muhteşem
8
Muhteşem
Güldüm Güldüm
0
Güldüm
Üzüldüm Üzüldüm
5
Üzüldüm
Sude DEMİR

Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazı Formatı Seçiniz
Kişisel Test
Kişiliğe dair bir şey ortaya çıkarmayı amaçlayan sorular dizisi
Basit Test
Bilgiyi kontrol etmek isteyen doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi
Anket
Karar vermek veya görüş belirlemek için oylama yapmak
Serbest Yazı
Yazılarınıza Görseller Bağlantılar Ekleyebilirsiniz
Liste
Klasik İnternet Listeleri
Geri Sayım Listesi
Klasik İnternet Geri Sayım Listeleri