Mare Capelli


Mekanın adını söylüyorum; Mare Capelli.

Yüce Google’ye sordum tabi. Nedir, nerededir, anlamı nedir, ot mudur, böcek midir diye ama pek bir şey bulamadım.

Sadece İtalyanca olarak bir anlamı çıktı; Deniz Kılı demekmiş.

Her gün bir yeni bilgi. Bunu da atalım hafızaya.

Neyse bu Mare Capelli ne diyeceksiniz. Ben de diyeceğim ki; “Kuaför dükkanı.”

Evet yanlış duymadınız kuaför dükkanı ama bir kuaför dükkanından çok daha fazlası var içinde.

Bu yazımın başrolündeki mekanın sanatçısının aynı zamanda sahibinin adı da Mahmut.

Sanatçı dedim çünkü bana göre işyerinde çeşitli sanatlar icra ediyor.

Mahmut ile Adana’nın ünlü Portakal Çiçeği Festivalinde aynı mekanda ve aynı masada tesadüf olarak yemek yerken tanıştık.

Oturduğumuz masa sonsuzluk masasıydı yani şu uzun, ince, dekoratif masalardandı ve 10 kişi olarak masayı kaplayamadığımızdan işletme sahibi Mahmut ve arkadaşlarına bizim masada yer verdi. Derken biz bir kaynaştık, telefonlar, sosyal medya takipleri falan havada uçuşuyor.

Gecenin sonunda Mahmut benim yeni kuaförüm olmuş oldu.

Çok kez saçım için işleme gittim ve memnun kaldım.

Şimdi Mare Capelli’nin şöyle bir özelliği var.. Mahmut kendi butik salonunu öyle bir dizayn etmiş ki; yurt dışından aldığı şaraplar, enteresan büyük ve çok işlevli kahve makinası, kırmızı buz dolabı, Ege’den temin ettiği reçel çeşitleri, yerleri süsleyen bal kabakları, Küba’dan getirdiği makarnalar, İtalya’dan aldığı pizza sosları.. Salonun içi, duvarlar, aynalar hep bu saydığım ve bilimum bitkilerle meyvelerle süslenmiş. Bu anlattığım az bile.. Betimlemeye girmem lazım da, bu uzun anlatımımla sayfalarca okuruz artık:)

Ama ben yine de kafanızda birşeyler oluşsun diye bir fotoğrafla bileştirdim bu yazıyı.

Daha Mahmut’un özelliklerine gelmedim bile. İnstagram sayfası saç modelleri ile dolu değil mesela; kuaför salonunda yaptığı pizzalarla, cheesecakelerle, makarnalarla dolu.

Bir akşam yine saçım için gittiğimde; kendisine bonfile pişiriyordu yanında da şarap açmıştı yüksek ses latin müzikleriyle keyif yapıyordu.

Vay arkadaş yaa! Tabi ben saçı unuttum, gömüldüm ete:)

Bir de bu yaptıklarının fotoğraflarını çekiyor, sanırsın profesyonel fotoğrafçı.

Elinden her iş geliyor, kendi yaşam alanını bir kuaför salonuna sığdırmış. Sağolsun saç fiyatlarını da fahiş tutmuş, zaten biz kadınlar olarak pahalı şeyleri severiz.

Yani öyle bir ikon olmuş ki onun müşterilerinin tek derdi -Mahmut saçımızı yapsın- değil; o ortamı solumak, o meşhur kahvesinden tatmak, belki birkaç sosyal medyalık fotoğraf çekinmek, cheesecakeinden yemek..

Günün sonunda kendi başına keyifli, mutlu kalan bir kuaför Mahmut.

Kıvırcık dağınık saçlarıyla, John Lennon gözlükleriyle, rahat tavırlarıyla farkını farketmemeniz imkansız.

Öyle bir ortamı deneyimlemek, marjinal bir kuaförle iletişim kurmak isteyenlere; tavsiye ediyorum Mare Capelli’yi.

Çıkın çıkın gidin kız:)


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

Sizin Tepkiniz Nedir?

Beğendim Beğendim
3
Beğendim
Muhteşem Muhteşem
1
Muhteşem
Güldüm Güldüm
0
Güldüm
Üzüldüm Üzüldüm
0
Üzüldüm
Sude DEMİR

Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazı Formatı Seçiniz
Kişisel Test
Kişiliğe dair bir şey ortaya çıkarmayı amaçlayan sorular dizisi
Basit Test
Bilgiyi kontrol etmek isteyen doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi
Anket
Karar vermek veya görüş belirlemek için oylama yapmak
Serbest Yazı
Yazılarınıza Görseller Bağlantılar Ekleyebilirsiniz
Liste
Klasik İnternet Listeleri
Geri Sayım Listesi
Klasik İnternet Geri Sayım Listeleri