Fi Çi ve Pi Nasıl Bitecek Merak Ediyor Musunuz?


Gerçekten sıkı bir takipçisiyseniz ve ne olacak acaba sonunda diye merak ediyorsanız, buyrun.

ikinci sezonuyla Cuma akşamlarını TV değil bilgisayar başında geçirmemize sebep olan Fi/Çi ile ilgili trollemeye geldim sizi. Eğer üçlemeyi okumadıysanız olaylar tahmin ettiğiniz gibi bitmeyecek. Tutku ateşinin efendisi Can Manay, saplantılı aşkının keyfini yaşayacak bir süre. Duru’nun teninden beslendikçe daha bencil daha saplantılı daha yükseklerde bir duygu yaşayacak; yaşadığı bu duygunun aslında aşktan zerre kadar nasibini almamış karanlık bir örtü gibi ruhunu sardığını bilmeden.

Can, her ne kadar istediğini elde etmiş gibi görünse de Duru kendi ayaklarıyla ona gitmiş olsa da  Duru’ya tam olarak güvenememekte ve onu elde tutmak için çaba sarf etmeye devam etmektedir. Her geçen gün dozu artan hisle Duru’yu içinde büyüttüğü karanlığa çekmeye devam edecektir; yalnız bildiğiniz gibi minnoş bir ev kedisi olmayan Duru, önemli biri olmanın, Can Manay adının gölgesinde şaha kalkmış bir aslan olmanın balını yerken bir taraftan  Can’ın doymak bilmeyen ruhuna meze olmanın ağırlığı da ruhunu sarmaya başlar. Can’ın tutkusu her ne kadar onu başlarda istenilen, arzu edilen bir kadın şımarıklığına bürmüş olsa da kalbindeki Deniz ateşi, yaptığı haksızlık ve içten içe duyduğu pişmanlık ruhunun bir kenarını kemirmeye başlar ve sonunda Fi’den de izlediğiniz üzere dans etmezse nefes alamaz gibi bir yapısı olan Duru, Can’ın gölgesinden kaçar.

Can aylarca kendine gelemez. Bu sırada ondan vazgeçmeyen iki kişi vardır. Görünmeyen el Eti ve onun görünen eli Bilge. Eti’nin talimatları doğrultusunda Can’ı hayata döndürmeye çabalayan Bilge, sonunda onun hayatının bir parçası oluverir. Can Manay bir kez olsun içlerine girsin diye vücutlarını sergilemekten geri kalmayan yüzlerce kadının arasından sıyrılıp “pamuklu külotuyla” ( bu tabiri çok kullanmış yazar kitapta) Can Manay’ın eşi oluyor Bilge.

Deniz kendini salıyor, toprağa dönüyor, toprakla uğraşıp terkedilmenin ihanetin tüm yükünü kazdığı toprak parçalarına bırakıyor. Yeniden hayat bulmaya çalışıyor. Sonrasında Duru’nun varoluş sebebi nasıl dans ise onun da varoluş sebebi sanat merkezini inşa etmek için geri dönüyor. Yitirdiklerini arkasında bırakarak kuruyor istediğini. Belki de Can’ın Duru geri dönsün diye inşa ettirdiği Avrupa’nın en büyük sanat merkezi gibi olmasa da kendince bir şeyler yapıyor.  Duru’nun ihanetinin ardından çelllocu Ada’nın ihaneti de ağır geliyor Deniz’e. Adamın yüzü gülmüyor kadınlardan anlayacağınız. Çellocu Ada, Turgay diye birine takılıp uyuşturucunun kölesine haline gelirken, inandığı değerleri de geride bırakarak müziğini satıyor. Bu arada Göksel, gece polisi gibi bir şey  oluveriyor. O kısmını kimse anlayamamış, ben de anlamadım ki kitabın en sıkıcı bölümleriydi.

Ve Özge… Bir zamanlar fakir ama gururlu bir kız vardı hatırlar mısınız? İşten attırılan beş parasız sosklarda kalan, tek bir soruyla hayatı tepetaklak olana Özge… o Özge öyle bir devleşti ki. Sadık Murat Kolhan ‘la yolları kesişti ve sonrasında çorap söküğü gibi geldi devamı.  Şimdilerde izlediğimiz kadarıyla iki ileri bir geri giden, bunlar ne zaman beraber olacak diye hazır ve nazır beklediğimiz o an gelmeyecek. Özge adalet savunucusu, sistem kölesi olmayacak son savaşçıyken, karşı durduğu bu sistemin yaratıcılarından biri olan SMK ile asla birlikte olmayacak. Çünkü bunu yaparsa kendisine ve değerlerine ihanet olacak. Ama adım adım da yükselecek. Tepeye en tepeye varacak. Sonunda karşımıza başbakan olarak çıkacak.

Peki ya kimle olacak dersiniz?

Kitapta ya da dizinin şimdiye kadar izlediğimiz bölümünde onun gibi değerlerine sahip çıkan kendi olabilen kim? Tabii ki Deniz. Hiç aklıma gelmezdi; bizim hırçın özge kız Deniz’le –seviyeli- bir aşk yaşayacak.

Dönelim yine Can Manay’a… Can, bir epilepsi krizi gibi arada Duru’yu aklına getirse de Bilge’nin varlığıyla girmek üzere olduğu karanlık kuyulardan son anda kurtulabiliyor; ancak bir noktaya kadar.  Bir yurtdışı seyahati esnasında denk geliyor Duru’ya ve onu tekrar hayatına alabilmek için bir fareyi kapana düşürmek adına kapana peynir sıkıştıran biri gibi Avrupa’nın en büyük sanat merkezini inşa ettiriyor ve Duru güzelliğinin ve kadınlığının hakkını verebilen Can’a tekrar dönüyor; ancak Can sonunda Bilge’nin şefkatli kucağının, aklının, bilgeliğinin yataktan yatağa geçmiş bir vücutla asla mukayese  edilemeyeceğinin farkına varıyor ve karnında çocuğuyla gitmesine izin verdiği Bilge’ye tekrar dönüyor.

Ee ne olacak şimdi diye atlaya atlaya giderken kitabın sonuna doğru. Doğumu bekleyen heyecanlı bir baba olan Can, birden kendini tımarhanede buluyor. Tek bir sözüyle hayatını mahvettiği Özge intikamını almaya gelmişti ve onu asıl layık olduğu yere göndermişti.

Sonu böyle… Bakalım dizi ne olacak?


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

24
148
24 Paylaşım, 148 Beğeni

Sizin Tepkiniz Nedir?

Beğendim Beğendim
7
Beğendim
Muhteşem Muhteşem
5
Muhteşem
Güldüm Güldüm
0
Güldüm
İnanılmaz İnanılmaz
2
İnanılmaz
Üzüldüm Üzüldüm
0
Üzüldüm
Kızdım Kızdım
3
Kızdım

Yorumlar 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

DAHA FAZLA: Film-Dizi

BUNLARIDA KAÇIRMAYIN

Bir format seç
Kişisel Test
Kişisel bir şey ortaya koymayı amaçlayan sorular dizisi
Basit Test
Bilgiyi kontrol etmek isteyen doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi
Anket
Karar verme ya da görüş belirleme/oy verme
Serbest Yazı
Yazılarınıza Görseller Bağlantılar Ekleyebilirsiniz
Liste
Klasik İnternet Listeleri
Geri Sayım Listesi
Klasik İnternet Geri Sayım Listeleri
Açık Liste
Kendi öğenizi gönderin ve en iyi sunum için oy verin
Oylanabilir Liste
En iyi liste öğesine karar vermek için yukarı veya aşağı basın
Fotoyla Anlatım
Kendi resimlerinizi yükleyin ve birşeyler anlatın