içinde

Devşirmeden Derviş

Bir bataklık kenarında yan yattım.
Gül dalına menekşe bağlayıp tomurcuktan kokunu umuyorum.
Kıraç dolduran yağmurdan çoktan gerisin geri döndüm.
Gözüme sığmayan şu gök, suyumu çekmesin yeter.
Lakin almadan vermez, emmeden kusmaz diyorlar.
Al peki! Buhar et ne varsa.
Çektiğin önüme düşer mi geri onu bilmem işte.
Gecelerden de geçtim artık.
Karabasanımla sarılmış sensizliğe ağlaşıyoruz.
Tahta çıtada gevşek camın zırıltısı ile ürpermiş serçeye benzer uykuya ninni çalıyoruz.
Işığın katili gece sessiz, sensiz, ben sefil, gündüze yetemeyen bir yetim.
Köşelerde, bucaklarda ekmeğinden dökülen kırıntı peşinde koşuşturan karınca gibi halim.
En tenha zulalarda kırk zül ile ne zulümlere paspas oluyorum bir bilsen.
Devşirmeden derviş olan idamlık şu kalbim ellerinde ezilsin emi.
Zaten hırkam ile çarığım dar geliyor cızırdayan bedenime.
Belki halis insan olmada daha yetim çırağım.
Lakin bil ki sensiz her acının yaman en kıdemli ustasıyım.

Yazar Behzat Balcı

Çevre Mühendisi - Adana

Bir cevap yazın

Mutlu Olmak İçin mi?

Tezatlar Dünyası