Aşkınızı On İki Ayın Dilinden Anlatın


RES

Ormantik ve romantik ortamlarınıza katkı sağlayayım istedim ve “Seni yılın bir günü değil her ayı ayrı ayrı sevdim.” diyerek başlayacağınız cümleye bu içeriktekiler gibi bulunduğunuz aya göre eklemeler yapın diye, sizin için beynimin sağını fazlasıyla zorladım 🙂 Sonunda bana bir teşekkürünüzü eksik etmeyin.

Hadi başlayalım…

Ocağın kara soğuğunda, alev alev yanan soba kenarında, kestanelerini pişiren bir ailenin yarına bakan umutlu gözlerindeki ışık gibi sevdim seni. O kadar derin, o kadar yoğun ve bir o kadar ümitle…

Şubatın gökyüzünden boşalırcasına yağan yağmurlarının coşkusuyla, dereleri, ırmakları taşıran, hırçınlığıyla kimi zaman her şeyi yerle yeksan eden yağmur tanelerinin tutkusuyla sevdim seni…

Mart gecelerinin ayazında, gündüz görünen güneşin ısıttığı hücrelerimle seni içime çeke çeke; kışın boğucu akşamlarına veda eder gibi sevdim seni…

Nisanın doğanın kollarında açtığı tomurcuklara uğrayan arılar gibi, bereketli yağmurlarının altında gökyüzüne teslimiyet gibi kucak dolusu sevdim seni…

Mayısın haberci kuşunun cıvıltısıyla, o cıvıltıya aşık ruhların uyanışıyla, denizin mavisine duyulan özlemle sevdim seni…

Haziran gecelerinin gitarında bıraktığı sesle, o gitarı tutan parmaklarının her vuruşta kalbime kondurduğu öpücükle, güneşin sahildeki kuma olan aşkıyla sevdim seni…

Temmuzun sıcağında süs havuzlarını bile dolduran çocukların şen kahkahasıyla, elindeki dondurmasını martıya kaptıran kıvırcık sarı saçlı minik kızın hüznüyle karmakarışık sevdim seni…

Ağustosun bol meyveli sebzeli pazarlarında rengarenk tezgahların bolluğuyla; yaz akşamlarının sahili hafif hafif döven denizin dalgasındaki sesle, ayın denize düşen gölgesindeki ışıltısıyla sevdim seni…

Eylülün son demlerini yaşayan yazın habercisi oluşuyla çöken hüzün yüklü omuzlara atılan şalın rüzgarla kucaklaşması gibi, gözlüklerini çıkarıp çıplak gözle güneşe bakar gibi, gideceğini hissederek sevdim seni…

Ekimin ayrılık acısıyla yoğrulmuş günlerinde çekilen çileyle, gidişini izlerken, dönmeni hep umut ederken; hiç usanmadan, yorulmadan, sıkılmadan sevdim seni…

Kasımın soğuk rüzgarlarında çiseleyen yağmurun çıkardığı toprak kokusuna özlem duyarak, tenimde kalan kokunun bitecek korkusunu yaşayarak sevdim seni…

Aralığın en soğuk gününde üşüyen sol elimi sağımla avuturken, kanayan sol yanımı aramıza koyduğun mesafeyle iyileştirmeye çalışırken, gel dediğinde gelir; git dediğinde giderken bile sevdim seni…

 


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

94
94 Beğeni

Sizin Tepkiniz Nedir?

Beğendim Beğendim
0
Beğendim
Muhteşem Muhteşem
0
Muhteşem
Güldüm Güldüm
0
Güldüm
İnanılmaz İnanılmaz
0
İnanılmaz
Üzüldüm Üzüldüm
0
Üzüldüm
Kızdım Kızdım
0
Kızdım

Yorumlar 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

DAHA FAZLA: Serbest Yazı

BUNLARI DA KAÇIRMAYIN

Bir format seç
Kişisel Test
Kişisel bir şey ortaya koymayı amaçlayan sorular dizisi
Basit Test
Bilgiyi kontrol etmek isteyen doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi
Anket
Karar verme ya da görüş belirleme/oy verme
Serbest Yazı
Yazılarınıza Görseller Bağlantılar Ekleyebilirsiniz
Liste
Klasik İnternet Listeleri
Geri Sayım Listesi
Klasik İnternet Geri Sayım Listeleri
Açık Liste
Kendi öğenizi gönderin ve en iyi sunum için oy verin
Oylanabilir Liste
En iyi liste öğesine karar vermek için yukarı veya aşağı basın
Fotoyla Anlatım
Kendi resimlerinizi yükleyin ve birşeyler anlatın