Aşık Oldum !!!


Uzun zaman önce, dünya yaratılmadan, insanlar dünyaya ayak basmadan önce, iyi huylar ve kötü huylar ne yapacaklarını bilemez vaziyette dolanıyorlarmış. Bir gün, toplanmışlar ve her zamankinden daha sakin oturuyorlarken Saflık ,ortaya bir fikir atmış:

“Neden saklambaç oynamıyoruz?”Hepsi bu fikri beğenmiş ve hemen Çılgınlık, bağırmış:

‘’Ben ebe olmak ve saymak istiyorum, Ben ebe olmak istiyorum!” ve başka hiç kimse Çılgınlık’ı arayacak kadar delirmediği için Çılgınlık, bir ağaca yaslanmış ve saymaya başlamış, 1, 2, 3 … Çılgınlık saydıkça,iyi huylarla kötü huylar saklanacak yer aramışlar.

Şefkat Ay’ın boynuzuna asılmış;

İhanet çöp yığınının içine girmiş;

Sevgi bulutların arasına kıvrılmış;

Yalan bir taşın altına saklanacağını söylemiş ama yalan söylemiş çünkü gölün dibine saklanmış;

Tutku dünyanın merkezine gitmiş;

Para hırsı bir çuvalın içine girerken çuvalı yırtmış.

Ve Çılgınlık saymaya devam etmiş, 79, 80, 81, 82…..

Aşkın dışında bütün iyi huylar ve kötü huylar o ana kadar zaten saklanmış.Aşk, kararsız olduğu gibi, nereye saklanacağını da bilmiyormuş. ( Aşkı saklamanın ne kadar zor olduğunu da böylece anlıyoruz. Dilin söylemese de gözlerin ellerin söyler. Tüm bedenin sana ihanet eder.)

Çılgınlık 95, 96, 97… ye gelmiş ve 100’e vardığı anda, Aşk sıçrayıp güllerin arasına girmiş ve saklanmış.Ve Çılgınlık bağırmış :

“Sağım solum sobedir, geliyorum!” ve arkasını döndüğünde, ilk önce Tembelliği görmüş, o ayaktaymış çünkü saklanacak enerjisi yokmuş. Sonra Şefkati ayın boynuzunda görmüş ve İhaneti çöplerin arasında..Sevgi’yi bulutların arasında, Yalan’ı gölün dibinde ve Tutku’yu dünyanın merkezinde, hepsini birer birer bulmuş, sadece biri hariç. Aşk…

Çılgınlık umutsuzluğa kapılmış, en son saklı kişiyi bulamamış, derken Haset, bulunamadığı için haset duyarak,Çılgınlığın kulağına fısıldamış:

“Aşkı bulamıyorsun, O güllerin arasında saklanıyor.” Çılgınlık çatal şeklinde tahta bir sopa almış, ve güllerin arasına çılgınca saplamış,saplamış, saplamış, ta ki yürek burkan bir haykırma onu durdurana kadar. Haykırıştan sonra Aşk, elleriyle yüzünü kapayarak ortaya çıkmış ve parmaklarının arasından sicim gibi kan akıyormuş, Çılgınlık Aşkı bulmak için heyecandan Aşkın gözlerini çatal sopa ile kör etmiş.

“Ne yaptım ben? Ne yaptım ben?’’ diye bağırmış.

“Seni kör ettim. Nasıl onarabilirim?”… Aşk cevap vermiş,

“Gözlerimi geri veremezsin. Ama benim için bir şey yapmak istersen, benim kılavuzum olabilirsin.”

Ve o günden beri, Aşkın gözü kördür ve her zaman Çılgınlık yanındadır…”

eros

Aşkı, bir de Smyrna’dan okumak ister misiniz? Çok genel bir o kadar da derin bir mevzuya neden girdim bilmem; ama bir de ben yazsam fena olmaz diyerek ve size ne zaman öğrendiğimi hatırlayamadığım bu hikayeyi anlatarak başlamak istedim. Ben, bir insanın hissedebileceği tüm duyguları en üst seviyede yaşayan biri olarak, “aşk” gibi fıtratında aşırılık olan bir duyguyu da hakkını vererek yaşayanlardanım. Hakkını vererek diyorum; çünkü önüne getirdiğimiz pek çok sıfatı da bu bünyede barındırabilirim; ancak kelimelere dökmek istediğim “aşk” sadece  bir kadının bir erkeğe duyduğu türden bir şey değil. Zaten aşk, sadece iki karşı cins arasındaki akım ile sınırlandırılabilecek bir duygu da değil.

O öyle bir his ki diğer tüm duygularla beraber sizi içine alıp, size istediği şekli verebilecek bir güçte. Çok farklı kimlikler kazandırıyor kişiye. Kimisi pesimist bir ruha sahipken birden optimist bir insana; kimisi sinirli biriyken birden daha sakin bir bireye; kimisi de daha sakin biriyken daha panik birine dönüşebiliyor. Kısacası, aşkın önüne getirdiğimiz sıfatlarla yaptığımız tamlamaları birebir yaşıyor, yaşatıyoruz.

Herkese göre bir tarifi vardır bu duygunun. Bazılarının karnında kelebekler uçuştururken, bazılarının kalbini sıkıştırır; kimisinin eli ayağı titrerken; kimisinin dizlerinin bağı çözülür. Bu klişeleri ( klişe diyorum; çünkü artık aşk denildiğinde bu cümleleri kullanmayan yoktur.) bir kenara bırakıp kendimce tarifini yapmak istiyorum. O’nu ilk gördüğüm an, ne hissettiğimi bende anlamadım. Gördüğüme seviniyordum ama ne kelebekler uçuşuyor ne elim ayağıma dolaşıyordu. Sakindim, karnımdan kulaklarıma kadar giden ani bir akım yoktu. Zaman ilerlemeye ve aramızdaki bağ kuvvetlenmeye başlıyordu ; ancak bende hala bir medcezir havası yaşanmıyor değildi. Bir zaman gözüm O’ndan başkasını görmezken, hayatımın odak noktasına oturtmuşken başka bir zaman tam tersini yaşıyordum. Hissettiğim bu duygunun ne olduğuna hala karar verebilmiş değildim. Kendimi hem hazır hem de hazırlıksız hissediyordum. Evet aşk dediğimiz şey insanı bir anda yakalar; ama beni aniden vurmaktansa yavaş yavaş enjekte edilen bir ilaç gibi damarlarımda akmaya başlamıştı. Ama hala o beklediğim volkanik patlamayı hissedememiştim kalbimde.

Zaman geçiyor, birbirimize alışıyorduk. Tanımaya çalışıyorduk ve her duyguyu aşırılarda yaşayan ben neden bu kadar sığ kaldığıma şaşırıyordum; belki de derinlerde bir yerde bir an bekliyordum o patlamayı yaşamak için. Çözemiyordum kendimi. Evet seviyordum ama benim sevgim böyle olmamalıydı. Hayatım O’nun etrafında dönmeliydi, her şey O’nun istediği gibi ilerlemeli, O’na göre şekillenmeliydi her şey. Gelgelelim öyle değildi. Başlamıştım bir ilişkiye ama istediğim yoğunluğu yakalayamadığım için kendimi eksik hissediyorum; fakat bir yandan da değişiyordum. Hayatıma farklı bir bakış açısı getiriyordu, sakinleştiriyor, dinginleştiriyordu ; ama bir o kadar da bencilleştiriyordu. Yönümü değiştiriyordu.

Sanki aşılması gereken, beklememiz lazım olan bir zaman dilimi içerisindeydik. İlerliyorduk ama eksiktik ve bir gün acı çekmeye başladım. Aşkın sıfatlarından biri de bu ya. Acı aşk… Tüm kemiklerime, iliklerime kadar çektiğim bir acıydı bu. Zor zamanlar geçiriyordum ; ama sonunda mutlu olacağımı da düşünüyordum. Nitekim öyle de oldu. Hissettiğim o eksiklik artık kucağımdaydı ve bana bir çift göz öyle güzel bakıyordu ki… İşte gerçek fani aşk buydu. Şimdi sonuna kadar çılgın, öylesine kör bir aşığım ki… Hayat O’nun etrafında döndükçe hayattır benim için. Tüm çılgınlıkları yaparım O’nun için. Şimdi bütün kelebekler özgür kalsın, karnımdan kulaklarıma kadar çıksın o ani akım. Ben hayatımın sonuna kadar aşık kalacağım insanı bulmuşum… Seni seviyorum canım kızım!!!

son


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

106
106 Beğeni

Sizin Tepkiniz Nedir?

Beğendim Beğendim
0
Beğendim
Muhteşem Muhteşem
0
Muhteşem
Güldüm Güldüm
0
Güldüm
İnanılmaz İnanılmaz
0
İnanılmaz
Üzüldüm Üzüldüm
0
Üzüldüm
Kızdım Kızdım
0
Kızdım

Yorumlar 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

DAHA FAZLA: İlişkiler

BUNLARIDA KAÇIRMAYIN

Bir format seç
Kişisel Test
Kişisel bir şey ortaya koymayı amaçlayan sorular dizisi
Basit Test
Bilgiyi kontrol etmek isteyen doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi
Anket
Karar verme ya da görüş belirleme/oy verme
Serbest Yazı
Yazılarınıza Görseller Bağlantılar Ekleyebilirsiniz
Liste
Klasik İnternet Listeleri
Geri Sayım Listesi
Klasik İnternet Geri Sayım Listeleri
Açık Liste
Kendi öğenizi gönderin ve en iyi sunum için oy verin
Oylanabilir Liste
En iyi liste öğesine karar vermek için yukarı veya aşağı basın
Fotoyla Anlatım
Kendi resimlerinizi yükleyin ve birşeyler anlatın