Arafta Kalmanın Hazin Hikayesi

0
arafta kalmak

Bir konu üzerinde yoğunlaşmışsam onunla ilgili bir uçtan bir uca yazmak isterim ki bu yazı da yine ilişkilere dayalı bir içeriği oluşturuyor. Şöyle ki şimdi de ele almak istediğim konu tam bir bilmece. İlişkilerin hep bir adı vardır değil mi? Arkadaş, sevgili, eş, kardeş, dost, tanıdık… samimiyet derecesine göre ya da kan bağına göre isimlendiririz. Pekiiii arkadaşlıkla sevgililik arasında kalana ne deriz?

Adamla önceleri gayet gerek arkadaş ortamında gerekse mesajlaşmalarda belli bir mesafedeydik; ama onu görünce hatta ismini telefonumda bile görsem karnıma ağrı giriyordu. Tövbe tövbe ne oluyor kızım falan dediğim oluyordu kendime. Hafiften ilgiliyim yani, itiraf etmiyorum da kendime. Aman diyorum bana mı bakacak?

Biraz uçarı birşeydi. Herkesle samimiydi aslında. Esprili, bilgili falan. Hoşsohbet birşeydi işte. Ama ben onun yanında konuşamazdım. Bir karışır bir dolanırdı ki dilim sorma.

Neyse gel zaman git zaman yine 3-5 arkadaş beraberce bir kahve içelim dedik.

Gittim bekliyorum; öğle arası çok da vakit Yok aslında bir kahve içip dönecem. Neyse baktım O geliyor. Elinde telefonu karıştıra karıştıra. Ben o esnada pancara dönüşmekle meşgulüm. Hiç başbaşa anlık bile kalmamıştık. Zaten yine o da olacak diye heyecanlıydım. Bir de yalnız görünce doruklardayım.

Oturdu o da kahvesini söyledi. Bizim diğer ikili çıkamadıklarını söylemez mi mesaj atıp. Tam tamına 43 dakikam var; açılmayı falan düşünmüyorum yanlış anlaşılmasın. Dedim ya hoşsohbet biri valla zamanın nasıl geçtiğini anlamadım, güzel güzel konuştuk; ama ayrılırken bir sarılasım geldi ki anlatamam.

İş yerine vardım, bir mesaj hem de ondan. Çok iyi oldu arada tekrarlayalım demez mi? Havai fişekleri patlattığım arka arkaya. Sonra biz hergün konuşmaya başladık havadan sudan herşeyden her konudan.

Artık dayanamadım, söyledim ben hoşlanıyorum diye. O da boş olmadığını hoşlandığını söylemez mi? Eee buraya kadar güzel değil mi herşey? Ne var bunda birbirini seven iki insan beraberliğe başlasınlar mı? Cık cık. Her zaman öyle kolay olmuyor işte.

Ben artık sevgili oluruz zannederken adam o işler bana göre değil demez mi? Sen çok değerlisin, hayatımda ol; ama arkadaşım olarak kal demez mi? Haydaa. Be vicdansız, ne halt etmeye beni böyle bağladın. Hoşlaşmayı geçtim; kütük gibi aşık oldum mu? Buyur burdan yak.

Ne serden ne yardan mecbur kabul ettim. Tamam arkadaş kalalım hiç sevgili boyutuna taşımayalım dedik. Dedik dedik de mesajlaşmaya başlayınca konu başka yerlere gidiyor; başbaşa kalsak birbirimizi yiyecek gibi bakıyor, bir öpüşmeye başlarsak sonu da gelir gibi yalnız kalmamaya da özen gösteriyoruz.

Niye biz arkadaşız; ama birbirimizi seviyoruz. S… böyle işi dedim, konuşmayı kestim. Hayvan herif, gel deyince gel git deyince git mi olacam? Paşama bak! Geçiyor işte günler onsuz; ama nasıl geçiyor. Ölüyorum resmen. Ortak arkadaşlarla da hep bir bahane bulup görüşmüyorum. Aklıma koydum canım hergün yanacağına bir defa da iyi yansın görüşmeyim, bitireyim. Bir oldu iki oldu üç oldu. Yok yine döndüm yine konuşmaya başladık, her defasında bu son deyip başa sardım.

O, arkadaş kalmak; ama bir üst seviyede ilerletmek fakat sevgili olmamak istiyor; ben de ya arkadaş ya sevgili diyorum. Arafta kalamıyorum; ama sevgili olamayacağımızı da biliyorum. Yürümez; farkındayım. Hayatıma başkasını da alamıyorum, zaten onda da öyle bir atraksiyon yok.

En son ne yapayım ne yapayım diye düşünürken, dedim bu böyle olmayacak. Ya arkadaşlığı kes ya sevgini bitir. Zurnanın zırt dediği yere geldim mi? Gittim benden hoşlandığını bildiğim biriyle beraber olmaya başladım. İyi b.k yedim; ama ne yapayım? Ne onunla ne onsuz!

Hem ne demişler sevdiğini alamıyorsan aldığını seveceksin 🤷‍♀️.

CEVAP VER

Lütfen Yorumunuzu yazınız!
Lütfen İsminizi yazınız