içinde

Afrikalı Leo – Amin Maalouf

Bedevi bir kadına bir gün en çok hangi çocuğunu sevdiğini sormuşlar. Kadın şöyle yanıt vermiş :

Hasta olanı iyileşene kadar,

En küçüğü büyüyene kadar,

Yolda olanı eve dönene kadar…

Afrikalı Leo ‘nun hayatı nedense bana yukardaki söylevi hatırlattı. Granada‘da başlayıp Fas’a, Kahire’ye ve Roma’ya savrulan bir hayat. Bir yaşam öyküsü…

Yazar bu yaşam öyküsünün içinde çokça tarihi olay anlatmış. (Zaten yazarın tarihi bilgilendirme yapmak gibi bir tarzı vardır. Okurları çok iyi bilir bu yönünü.) Granadalı müslümanların yurtlarından vazgeçip göçmek zorunda kalmalarından, Martin Luther’in Avrupa’nın en büyük gücü Papa’yı dize getirmesinden büyük Türk’ün Avrupa’yı titretmesinden…  Hepsini harmanlamış Leo’nun hayat öyküsünün içine. Barbaros Hayrettin Paşa’nın hikayesi bile anlatılmış. Okurun gözüne gözüne sokmadan, hikayeye yedirerek, sıkmadan, zorlamadan tarihi açıdan çok öğretici bir kitap olmuş.

Coğrafi ve kültürel açıdan da güzel bilgiler verilmiş kitapta. Bahsedilen yerler her yönüyle anlatılmış. Özellikle Fas ve Roma coğrafi ve tarihi açıdan çok iyi betimlenmiş. Zaten Fas’ı görmeyi çok isteyen beni bu yönüyle daha da etkiledi kitap. Artık Fas benim için daha da büyük bir merak konusu.

Öyle böyle basit bir hikaye değil anlatılan.

Granada‘dan göçmek zorunda kalan bir çocuk …

Fas’ta iyi eğitim almış Fas Sarayı’nın elçisi olan bir genç. ..

İstanbul’da büyük Türk sultanın karşısına çıkan ürkek bir elçi…

Korsanların kaçırıp esir ettiği Roma zindanlarında bir Afrikalı…

Papa’nın gözdesi, büyük bir törenle vaftiz ettiği medici…

Ve tabii ki Aşk!

Hepsini yaşayan o; Afrikalı Leo!

Bazı kısımları sıkıcı gelmiş olsa da, bazı cümleleri Türklerin yerildiğini hissettirse de okumaya değer öğretici bir kitap. Kesinlikle zaman kaybı değil.

Yazar Mediha Dinçyürek

Tarih Öğretmeni - İstanbul
Okumasını bilirsen, her insanın bir kitap olduğunu göreceksin. - William E. Channing

Bir yanıt yazın

Kalbini Bıraktığın Yerde Bulunca

Benim Sana İhtiyacım Var